gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1996-1997 yıllarında Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak önemli gelişmeler meydana gelmiştir.De 1996 a 2004 houve um salto significativo no mercado da procura.
Paula Becker, yedi erkek ve kız kardeşin üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir.Paula Becker era a terceira filha de uma família de sete irmãos.
Ülke 1975’te Portekiz’den bağımsız hale gelmiştir.Foi adaptado em 1975 depois de se tornar independente de Portugal.
Bu dönemde Beyaz Rusya Reichskommissariat Ostland'ın bir parçası haline gelmiştir.Durante a ocupação alemã ela tornou-se parte da Reichskommissariat Ostland.
9 Mart 1923'te Viyana'da dünyaya gelmiştir.Que estreou em Viena em 21 de Março de 1939.
Anıları, mektupları ve engizisyon belgeleri bugüne kadar gelmiştir.Os seus papéis, cartas, memórias e cadernos foram queimados.
Kral II. Richard 14 yaşına gelmişti ve saraylılar onu Londra Kulesi'de koruma altına almışlardı.Sabe-se que foi Ricardo III que os aprisionou na Torre de Londres.
Bu durumda gemi hala Theseus'un gemisi sayılır mı, yoksa başka bir gemi haline mi gelmiştir?Como é que o monte de destroços permanece como “o” barco de Teseu, se já não é obviamente o navio de Teseu?
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.O seu desejo era casar-se com ela após a sua elevação a condessa.
Grubun elemanları, daha önceden "Neposedi" adlı bir çocuk müzik grubunda bir araya gelmiştir.Mais recentemente integrou o projeto "Garoto", um grupo musical.
Böylece Ferizli metropol belediye haline gelmiştir.São Paulo passa a ser então a metrópole do café.
Yunan bir anne ve İtalyan bir babadan dünyaya gelmiştir.É de descendência irlandesa por parte de mãe e italiana por parte de pai.
Kaşmir’de tarımcı topluluklar bundan7 bin yıl öncesinde yaygın duruma gelmişti.A região de Koblach já era povoada há 7000 anos..
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.É tombado como monumento histórico.
Birlikte cesedi ortadan kaldırmaya çalışırlar ama Alex de peşlerinden gelmiştir.Os dois amigos conseguiram fugir, mas os perseguidores alcançaram Alex e o cercaram.
Ancak bu tesis de yol güzergahının değişmesiyle bakımsızlıktan yıkılma noktasına gelmiştir.A intensidade das tempestades parece estar também ligada à gradual mudança de estação.
Yerine Samson grubundan Bruce Dickinson gelmiştir.Localidade natal de Bruce Dickinson.
Günümüzde ise popüler bir süs bitkisi haline gelmiştir.Finalmente, ele se transformou em um mero grão de milho.
Profesyonel bir silahlı kuvvet olmayan köle ordusu artık dayanmanın sınırına gelmiştir.Em qualquer caso, os escravos rebeldes não constituíam um exército profissional e chegaram ao seu limite.
Daha sonra neredeyse tüm çiziciler için standart bir dil haline gelmiştir.Foi seguido um projeto padrão quase igual para todos os contratorpedeiros.
İyi takım daha önce 1998 ve 2000'deki turnuvaların finallerinde de karşı karşıya gelmişti.Ao mesmo tempo, alertou corretamente sobre o fim desses ciclos em 2008 e em 2010 respectivamente.
2014 yılında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.Em 2012 um juiz deu razão ao filho.
Günümüzde "neo-Nazi" ile "dazlak" kavramları neredeyse eş anlamlı hale gelmiştir.Hoje, em dia, os termos "taxonomia numérica" e "fenética" são usadas quase como sinônimos.
Son yıllarda küresel ısınma ile su kaynakları son derece yetersiz hale gelmiştir.O transporte público, nos anos mais recentes, é considerado insuficiente.
Sonuç olarak bu kesimde Korkyralılar galip gelmiştir.Foi nesse contexto que os conquistadores espanhóis chegaram.
Çünkü zihindeki düşünceler bu haldeyken boşalmış ve dışarıdan kontrol edilebilir hale gelmiştir.Actualmente, e uma vez que está em mãos estatais, apenas pode ser visto a partir do exterior.
Bu boy Horasan'dan yola çıkmış ve Bağdat üzerinden daha sonra Konya havalisine gelmiştir.Ele fugiu do Underdark e desde então vive na superfície.
Daha sonra da Alec ve ailesi eve gelmiştir.Wally e sua família retornam para casa.
1998 yılında ise Lamborghini'ye tasarım şefi olarak gelmiştir.Hij ging in 1998 aan de slag als ontwerper voor Lamborghini.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Nu is de tijd gekomen.
Biz gelmişti hissettim.Ik voelde het aankomen.
O sırada sahilde Jack'in iyileştirmeye çalıştığı polis kendine gelmiştir ve Jack'e "O nerede?" diye sorar.Op het strand komt de agent bij, en vraagt Jack: 'Waar is ze?'.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Vroeger sloten de sporen aan de oostkant van het vroegere kopstation aan.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Ondertussen is Galactus al gearriveerd.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Daarin vergiste hij zich.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.De beving deed zich voor in de ochtend van 23 januari 1556 in Shaanxi, China.
1908 yılında ise São Tomé ve Príncipe dünyanın en büyük kakao üreticisi haline gelmişti.In 1908 was São Tomé 's werelds grootste producent van cacao geworden.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Bernard Gantmacher kwam in 1914 aan in New York City als Joodse immigrant uit Oekraïne.
Anne babası İtalya'nın Salerno kentinden buraya gelmişti.Haar ouders zijn immigranten uit Salerno in Italië.
Yedi krallık döneminin sonu aşama aşama gelmiştir.Einde van de periode van de Drie Koninkrijken.
Goethe, Kasım 1775'te Weimar’a gelmiştir.Nu Karel August meerderjarig was, arriveerde Goethe in november 1775 in Weimar.
Frank Iero New Jersey'nin Belleville bölgesinde dünyaya gelmiştir.Frank Iero groeide op in Belleville, New Jersey.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Wie er gered zullen worden.
Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki sınır anlamsız hale gelmişti.De grens tussen West- en Oost-Duitsland liep er dwars doorheen.
Sonra Togo Futbol Federasyonu Keshi'yi görevinden alır ve onun yerine Otto Pfister gelmiştir.Door de slechte prestatie van Togo besloot de voetbalbond om Keshi te vervangen door Otto Pfister.
Buraya nasıl gelmiştir?Hoe zou hij daar komen?
Bu kulelerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.Sommige van die stratenpatronen zijn tot de huidige dag bewaard gebleven.
Havalimanına ilk uçak Olympic Airways ile Kanada'dan gelmiştir.De eerste vlucht die arriveerde was van Olympic Airways vanuit Montreal.
1952 yılında ikinci çocuğu dünyaya gelmiştir.In 1953 kwam haar tweede zoon ter wereld.
İnternet ise yeni yeni gelmiştir.Het internet was weer beschikbaar.
Bu yarış sonucu McLaren takımına 14 puan gelmiştir.Het team had 48 punten voor op McLaren.
Bu durumda gemi hala Theseus'un gemisi sayılır mı, yoksa başka bir gemi haline mi gelmiştir?Is dat schip dan niet het schip van Theseus?
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Tijd voor Johan om huiswaarts te trekken.
2014 yılında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.Samen kregen ze in 2014 een zoon.
McComb, Missisippi'de dünyaya gelmiştir.Brandy is afkomstig uit McComb, Mississippi.
İsviçre ayrıca 200 yıldan beri önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir.De Bastei vormt al meer dan 200 jaar een toeristische attractie.
Şimdi ise Freddy intikam almak için geri gelmiştir.Gray is nu terug om wraak te nemen.
İspanyol Fatih (Conquistador) Hernan Kortez Tenochtitlan'a 8 Kasım 1519’da gelmiştir.Hij had Cortés verwelkomd bij diens aankomst in Tenochtitlan op 8 november 1519.
San Francisco'daki "Chinese Hospital" hastanesinde dünyaya gelmiştir.Dit ziekenhuis lag in het Chinatown gedeelte van San Francisco.
14 yaşına geldiğinde Eric Clapton'un Cream grubunda attığı soloları notası notasına çalabilir duruma gelmişti.Als vierjarige raakte hij in de ban van het gitaarspel van Eric Clapton.

İlgili Sayfalar