gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeA partir da versão GNOME 2.16, O Orca é uma parte integrante da plataforma de GNOME.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.O fantasma do pai ali também chegara, como precursor da morte de Don Juan.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.O casamento entre pessoas do mesmo sexo foi legalizado na Islândia no dia 27 de junho de 2010.
Kimileri Büyük Britanya ve İrlanda'dan gelmişti.Alguns vieram da Ucrânia e da Inglaterra.
Buraya nasıl gelmiştir?Como lá chegar?
Romantik dönemin başlangıcında füg yazımı özellikle Barok dönemin normları ve stiline bağlı hale gelmiştir.No início da era romântica, a escrita da fuga ficou sujeita às normas e aos estilos do barroco.
Iommi bu durum hakkında: 'Bu işin sonu gelmişti.Suas últimas palavras sobre este assunto foram: "Chega.
Jüpiter sevgilisinin yanına gelmiştir ve sevgilisi ile birlikte olmayı gayet çok istemektedir.Com Eleanor fora do caminho ele pode estar à vontade com a sua jovem amante.
General Zod hayalet bölgeden kurtulmuş ve dünyaya gelmiştir.Mas sua verdadeira intenção é libertar o General Zod da Zona Fantasma.
Donald Strokes emekli olma aşamasına gelmişti.Quanto a Harris, já era hora de se aposentar.
Ve artık Tobi ile karşılaşma zamanı gelmiştir.Depois é a vez dele se confrontar com Vic.
American Psycho bir kült roman haline gelmiştir.A imagem tornou-se um ícone do indivíduo romântico.
Osman ise Hamalçayı topraklarına gelmiştir.Étolo fugiu para o país dos curetes.
Günümüzde şehir büyük bir uluslararası ticaret merkezi hâline gelmiştir.Hoje, a região é um centro para o comércio global.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.Durante esse tempo, o relacionamento da banda com seu gerente havia atingido um ponto crítico.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Entretanto, agora essa pronunciação é considerada obsoleta.
Çin, küresel üretim tesisleri için tercih edilen bir yer haline gelmiştir.A China tem se tornado um grande destino para a instalação de multinacionais.
Günümüzde IRC dünyanın hemen her yerindeki insanların kullandığı bir platform haline gelmiştir.A AIC tornou-se uma rede de projetos através do mundo.
1930 yılında Çankırı’nın Bayramören ilçesinde dünyaya gelmiştir.«População incendiou A Tribuna, em 1930».
Cuma günü gelmiştir.Era uma sexta-feira.
Bu bölgede cocada kültürün bir parçası haline gelmiştir.De fato, os imigrantes formaram na região uma espécie de quisto cultural.
Bu durumun sert tedbirlerle önüne geçmek zamanı gelmiştir.É hora de acabar com eles, é hora de eliminar essas pragas.
Monarşi 1544 yılında soydan geçer hale gelmiştir.Estas divergências o impediram em 1544 de exercer como pastor.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.No início da década de 1150, os barões e a igreja queriam apenas a paz.
Bu göreve önceki devlet başkanı Joseph Kasavubu'yu devirdiği darbeden sonra gelmiştir.Foi criada para este fim pelo atual presidente do país, Joseph Kabila.
Ra'zac kasabaya yumurtayı aramak için gelmiştir.Gao Yellow parte então pela cidade para procurá-los.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Ao fim da II Guerra Mundial era o quinto maior armador dos Estados Unidos da América.
Patlama sonrası çıkan yangında gemi tamamen yanmış ve kullanılamaz hale gelmiştir.Seriamente danificado e incendiado, o navio finalmente virou.
Saldırı yerel saatte 21:30'da meydana gelmiştir.Um amigo verificou perto de 21h30.
Makine ve metal işleri endüstride baskınken, madencilik de belirgin bir hâle gelmiştir.Usinagem e metal são as indústrias dominantes, a mineração também se tornou mais proeminente.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.As lutas eliminatórias ocorreram em Junho de 2012.
Bu yarış sonucu McLaren takımına 14 puan gelmiştir.Esta corrida marcou a 100ª vitória da equipe McLaren.
Jüride Alma, Amir Haddad'ın yerine gelmiştir.A direção cênica foi de Amir Haddad.
Bu evlilikten 3 çocuk(Nurperi, Gülsün, Güçlü) dünyaya gelmiştir.Deste casamento nasceram sete filhos, três dos quais tiveram descendência.
O macerada Wayne'nin üstündeki lekeden bu hale gelmişti.Isto veio apesar de próprios ideais de extrema-direita de Wayne.
Böylelikle "herkes" kişiliğine daha uyumlu hale gelmiştir.Até certo ponto, as chamadas são relacionadas com o “status” de cada indivíduo.
2010 verilerine göre şehirde yaşayanların yaklaşık %10'u Grönland dışında dünyaya gelmiştir.Em 2011 10% dos habitantes da cidade nasceu fora da Gronelândia (Aproximadamente 320 habitantes).
Bunların birkaçı Halebidu’da günümüze kadar gelmiştir ve içlerinde Caynu tirthankar ikonları barındırır.Ambos os lados cometeram inúmeros erros até que o lado de Hideyori finalmente cedeu.
Grup daha sıkı ve disiplinli bir hâle gelmiştir.Desta forma, é necessário algo mais formal e disciplinado.
Bu isim sonradan markanın ismi haline gelmiştir.A denominação se tornou daí em diante o nome do partido.
Saldırılar bilhassa Paris'teki Île-de-France bölgesinde meydana gelmiştir.É localizada na Região de Paris, na Ilha de França.
Azeri kökenli ebeveynlerden dünyaya gelmiştir.Cavalli vem dos seus padrinhos.
O küçük kız artık on sekiz yaşına gelmişti.Ela tinha , na época, dezoito anos de idade.
Fransa'dan bir haber gelmiştir.Foi ainda Par da França.
Bu buluntu tahminen MÖ 1. veya 2. yüzyıllardan günümüze gelmiştir.O termo apareceu em torno do 1o ou 2o século.
Albüm, Kasım 2011'de kaydedilmeye başlanmış ve Eylül 2012'de kayıt bitirilmiş, albüm hazır hale gelmiştir.O grupo começou a trabalhar na gravação do álbum em dezembro de 2011 e o concluiu em setembro de 2012.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Quando viu, os soldados já estavam diante dela.
Günümüzde bu monarşilerin çoğu resmî olarak da ırsî monarşi hâline gelmiştir.Em muitos casos, um monarca também está ligado à uma religião oficial.
Artık Ted için oyuna dönme zamanı gelmiştir.Chegou a hora de Kit abrir o jogo.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Os seus pais eram originários da Rússia.
Bakanlığı sırasında sık sık eğitimcilerle karşı karşıya gelmiştir.Nos últimos meses, esteve em contato frequente com o Führer.
Ed Westwick, Stevenage, Hertfordshire'da dünyaya gelmiştir.Westwick nasceu e cresceu em Stevenage, Hertfordshire.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Nos últimos anos, a região tem vindo a tornar-se um destino turístico.
Bir tanesinin Gürcü S-75 Dvina füzesiyle vurup düşürldüğü haberi gelmiştir.Uma parte do muro foi destruída após um T-72 ser alvejado por um míssil americano.
1175 yılında Eskişehir ovasında toplanan 100.000 çadır Türkmen'in bir kısmı bu bölgeye gelmiştir.Um total de 191,7 milhões de eleitores indianos participaram desta etapa do pleito.
Çok önemli bir cüce haline gelmiştir.Revelou-se um grande orador.
14 yaşında Beşiktaş’a seçmelere gelmiştim."Eu com 14 anos... mó treta.
Bu böylece efsane olarak söylene gelmiştir.Mas, como ele disse, eram lendas.
Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.Barr teve sérios ferimentos no ombro.
Söz ve beste, gitarist Brian May'den gelmiştir.Foi escrita e cantada pelo guitarrista Brian May.

İlgili Sayfalar