gelmişti ile cümle
gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köye ilk olarak 3 aile gelmiştir.Первое время здесь поселилось 3 семьи.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.В Смолвиль приезжает кузина Хлои — Лоис Лэйн и помогает Кларку расследовать её убийство.
Askerden yeni gelmiştir.Впадает в Солдово.
Bu nedenle Sadrazam'ın azli bir zaruret haline gelmişti.Это действительно оказалась ловушка Заркона.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.С течением раундов, однако, преимущество британца становилось все более ощутимым.
Buffy gelmiştir.Появляется Харви.
Uluslararası ticarette büyük önemi olan fuarlar 21. yüzyılda daha da önemli hale gelmiştir.Но наиболее грандиозные события в мировом рекламном бизнесе развернулись всё же в XX столетии.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Но время уже ушло.
Bu böylece efsane olarak söylene gelmiştir.То, как это произошло — звучит как легенда.
Ayrıca Michonne bu bölümle birlikte dizinin ana karakterlerinden biri haline gelmiştir.В нём Кирби должен завершить часть одного из основных уровней.
Asker ailesinde dünyaya gelmiştir.Родился в семье солдата.
Bu arada erkek kardeşi Gherardo dünyaya gelmiştir (1307).Поэтому Джон де Варенн наследовал своему деду (1304 год).
Altı kardeşin en küçüğü olan Billie Joe Armstrong, 17 Şubat 1972'de Oakland, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir.Билли Джо Армстронг родился 17 февраля 1972 года в небольшом городке Окленд, штат Калифорния.
Bonsai sanatı Japonya'ya 7-9. yüzyıllarda Çin'den gelmiştir.Искусство бонсэки пришло в Японию из Китая в XIV веке.
Büyük Qing adı ilk olarak 1636'da meydana gelmiştir.Впервые название Гуттентаг было упомянуто в 1636 году.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.После этого Цабар вступил в Пальмах.
Birkaç sözcük Avustralya Aborjin dillerinden gelmiştir.Некоторые слова западноавстралийского диалекта имеют происхождение из языка австралийских аборигенов.
İki takım Türkiye Kupası tarihi boyunca 9 maçta karşı karşıya gelmiştir.До этого обе команды выигрывали кубок Украины по 9 раз.
Ajanımız bombanın patlamısını engellemiş ama oluşan küçük patlamada yüzü tanınmaz hale gelmiştir.Агенту удаётся остановить бомбу, но его лицо сильно повреждено.
Otomasyonun yaygınlaşması sonucu ilerleyen yıllarda sanayi şirketi hâline gelmiştir.Гитары этой серии выпускались в последние годы существования компании.
Prenses Margrethe, Kopenhag'da Amalienborg Sarayı'dan dünyaya gelmiştir.Фредерик родился в Копенгагене, во дворце Амалиенборг.
Mahallenin adı, 1330'lu yıllardaki Beylerden gelmiştir.Фамилии жителей прихода на 1913 год.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.События игры разворачиваются во времена WW2.
Fenerbahçe'ye 2003 yılında gelmiştir.В биатлон пришёл в 2003 году.
Nobita'ya yardımcı olmak için gelecekten gelmiştir.Тогда ему пришли на помощь бобры.
Her peygamberin ardından da altı tane büyük imâm gelmiştir.Среди людей находились всевозможные пророки, предсказатели.
Zamanla günlük 5000-6000 tirajı olan bir gazete haline gelmiştir.Тираж газеты составляет 5-6 тыс. экземпляров.
Yeni müzik uygulaması 'Apple Music' gelmiştir.Исправление ошибок в Apple Music.
Albüm, Kasım 2011'de kaydedilmeye başlanmış ve Eylül 2012'de kayıt bitirilmiş, albüm hazır hale gelmiştir.Группа начала записывать альбом в декабре 2011 года и закончила работу над ним в сентябре 2012 года.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.Актрису неоднократно критиковали за образ жизни.
Duvarlarda çatlamalar meydana gelmiştir.В стенах появились большие трещины.
Pelennor Çayırları Savaşı'ndan sonra harap hâle gelmiştir.Виктор просыпается уже после боя курантов.
Bana çok basit gelmişti.Он был предельно прост.
Şimdi ise Freddy intikam almak için geri gelmiştir.Только Родди все ещё жаждет мести.
(17.8) Artık kendisi için Avrupa'ya gitme vakti gelmişti.В начале XVII в. отправился в Европу.
Hatta bir gün bu hayalim gerçekleşirse emekli olma zamanım gelmiştir diye yazmıştım.Может быть, когда-нибудь на старости лет я и напишу, если доживу.
Kasım 2014 yılında Mail.Ru Group tarafından satın alınan ve My.com markasının bir parçası haline gelmiştir.В январе 2014 года этот поиск был интегрирован в сервисы Mail.ru Group.
Karadere barajı bitme aşamasına gelmiştir.При Потоцких здесь заканчивался парк.
1969 yılında belediye teşkilatı kurularak belde haline gelmiştir.1969 г. — вступил в строй городской Домостроительный комбинат.
Kuşkusuz sadece askeri gemiler değil, Almanya’nın ticaret filosu da denize açılamaz hale gelmişti.С появлением этих кораблей не только турецкая армия, но и флот оказались под командованием немцев.
Mardonius'un ana birlikleri de üzerlerine gelmişti.За ними ушла и кавалерия маратха.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.В это время Берлин превратился в один из крупнейших промышленных центров Европы.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Эта традиция сохранилась до наших дней.
O küçük kız artık on sekiz yaşına gelmişti.Девушке тогда было 18 лет.
Robert Kardashian, Los Angeles'ta Ermeni-Amerikan bir aileden gelmiştir.Роберт Кардашьян родился в семье преуспевающих предпринимателей в Лос-Анджелесе.
Barok döneminde füg yazımı bestecilik uzmanlığının bir göstergesi olarak bestenin esas öğesi haline gelmiştir.Со временем качество интро стало восприниматься как один из признаков мастерства группы.
1895-1896 yıllarında yerleşime telgraf hattı gelmiştir.В 1895—1896 году в почтовом обращении уезда находились земские почтовые марки.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.С тех пор она популярна в Южной Корее.
Son yıllarda Pound-Drever-Hall tekniği lazer frekans sabitlemesinin bir dayanak noktası hâline gelmiştir.Несколько лет назад LittleBigPlanet удивляла свежестью идей.
Bu yarış sonucu McLaren takımına 14 puan gelmiştir.Эта победа оказалась сотой для McLaren
Ağca olay yerine beyaz Anadol marka bir otomobil ile gelmişti.Вместо башни был установлен антенный пост с корзиной.
Şiiri oluşturan on strophun sekizi günümüze kadar gelmiştir.Элегия состояла из ста стихов, до нашего времени дошло восемь.
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.После этого притеснения стали невыносимыми.
Birkaç bin kişi de karışık evliliklerden dünyaya gelmiştir.Это потому, что было много смешанных браков.
Çiftin tek çocukları Russell Wallace Day 15 Aralık 2011'de dünyaya gelmiştir.Их сын, Расселл Уоллес Дэй, родился 15 декабря 2011 года.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Эта пьесса состоит из 350 стихов.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir.Передвижение людей в такой обстановке стало чрезвычайно актуальной проблемой.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Впервые данный принцип был закреплён в решении Верховного Суда по делу «Мэрбэри против Мэдисона» 1803 года.
Dizinin 2. sezonunda ise Red John ile sezon finalinde karşı karşıya gelmiştir.Впервые он появляется в конце 7-го сезона, когда они с Джейком крадут пиво.