gelmişti ile cümle
gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rol için Anthony Hopkins'in adı da gündeme gelmişti.Il ruolo andò poi ad Anthony Hopkins.
Ailesi Yahudi kökenli olup Almanya ve Hollanda'dan İsrail'e gelmiştir.Le famiglie dei suoi genitori erano ebree, e si erano trasferite in Israele dalla Germania e dai Paesi Bassi.
Sözleşmeye göre Medici’ler Floransa’ya tekrar gelmiştir.Fu ribadito, infine, il rientro dei Medici a Firenze.
İskenderiye'de ise yaklaşık 20,000 kişi çeşitli illerden toplanıp gösteri için bir araya gelmiştir.A Bucarest oltre un milione di persone si sono riunite per vederlo.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Avvenne la mattina del 23 gennaio 1556 nella provincia di Shaanxi, in Cina.
Ama yepyeni uzaylılar gelmiştir.Erano arrivati gli stranieri.
1969 yılında belediye teşkilatı kurularak belde haline gelmiştir.Nel 1969 viene inciso Tutta mia la città.
Bunun için lojistik destek daha da önemli bir hale gelmiştir.Per questo il voto di obbedienza ha acquistato una importanza maggiore.
Cenazesinde Paris'in ressamları, sanatçılar ve hayranlarından oluşan büyük bir kalabalık bir araya gelmiştir.Al suo funerale partecipò però una grande folla di suoi lettori ed ammiratori.
Eylem sonrası bu inisiyatif bir hareket haline gelmiştir.La procedura da allora è diventata obbligatoria.
Sırp İmparatorluğu sürekli gelişmiş, Avrupa'daki en gelişmiş ülke ve kültürlerden biri haline gelmiştir.L'Impero serbo fiorì, risultando una delle nazioni più evolute e culturalmente avanzate del continente.
2005 yılında TNA'ya gelmiştir.Nel 2005, lascia la TNA.
Artık draft zamanı gelmişti.Viene il tempo della conferenza.
Artık okul bitmiş ve yaz tatili gelmiştir.La scuola nel frattempo è terminata e sono cominciate le vacanze estive.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.La cerimonia è stata dedicata alla memoria di don Giuseppe Diana.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Lo zio è tornato da Roma.
Kurt Russell ve Dennis Quaid'ın da Gordon'u canlandırmaları gündeme gelmişti.Per il ruolo furono considerati anche Kurt Russell e Dennis Quaid.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.È da notare che tale tradizione è arrivata fino ai nostri giorni.
28 Aralık 2010'da taşıyıcı anne vasıtasıyla kızı Faith Margaret Kidman Urban dünyaya gelmiştir.Il 28 dicembre 2010 nasce la secondogenita della coppia, Faith Margaret, tramite madre surrogata.
Kondor adı ise Quechua cuntur sözcüğünden gelmiştir.La parola condor invece deriva dalla parola in lingua ecuadoriana Quechua cuntur.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.All'epoca del varo era la quinta nave più grande nave al mondo.
Morton Nottingham, İngiltere'de Peter ve Pamela Morton'ın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Nasce a Nottingham, figlia di Pamela e Peter Morton.
İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir.Di fatto stanno diventando una seria minaccia per gli umani...
Yerine ise kendinden önceki gitarist Chris Poland gelmiştir.Qui è nato il musicista Chris Poland.
Arpa Han, Ebu Said Bahadır'ın 1335 yılında ölümünün ardından iktidara gelmiştir.Arpa Ke'un giunse al potere in seguito alla morte dell'Īlkhān Abū Saʿīd nel 1335.
İçme suyu köye geçen sene yeni gelmiştir.1930 Arriva in paese l'acqua potabile.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.La comunità si trasformò in una struttura patriarcale.
Savaş kaçınılmaz hale gelmişti.La guerra divenne inevitabile.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
İlk tepki, 1587'de kampaku Toyotomi Hideyoshi tarafından gelmiştir.La costruzione iniziò nel 1590 per volontà di Toyotomi Hideyoshi.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.In Islanda il matrimonio tra persone dello stesso sesso è stato introdotto il 27 giugno 2010.
Köye ilk defa 1926 yılında elektrik gelmiştir.L'elettricità arrivò per la prima volta al villaggio nel 1945.
Bu şekilde devlet toprakları açık pazar haline gelmiştir.Di conseguenza occorreva che la domenica diventasse un giorno festivo.
Bu tarihi eser günümüze kadar varlığını koruyabilmiş ve bulunduğu Erzurum ilinin sembolü haline gelmiştir.È stata la svolta della mia vita che mi ha portato a diventare quella che sono oggi.
Yedi krallık döneminin sonu aşama aşama gelmiştir.L'Età dei Cento Regni sta per concludersi.
Yeni kural 1 Ocak 2008'den itibaren zorunlu hâle gelmiştir.Il divieto è in vigore dal 1º gennaio 2008.
Şirketin adı da kurucularının adlarından gelmiştir.Il suo nome figura fra quello dei desaparecidos.
Japonyanın bir köyünden okumak için Tokyoya gelmiştir.Un giapponese arrivato in Corea per impararne la cucina.
Aşagı köy 16.cı asırda Kerkük den gelmiştirler.Il villaggio si risveglia 16.
1968 de köye elektrik gelmiştir.1918 Arriva in paese la corrente elettrica.
Karma kültür meydana gelmistir.Una cultura dell'automobile stava emergendo.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Gli invasori erano già sbarcati prima di quel momento.
Daha sonra Gladio üst düzey yöneticiliğinden alınmış ve kendisinin yerine Jozef Beile gelmiştir.Venne successivamente nominato superiore dello skita, sostituendo fratello Iosif.
Çoklu-pencere Android 7.0 Nougat ile gelmiştir .Il terminale è stato aggiornato ad Android 7.0 Nougat.
Bu yeni gelen kültürlerin kaynaşmasıyla da ortak yeni bir kültür meydana gelmiştir.Privati delle nostre vecchie fonti di cultura, ne creeremo di nuove.
Bu yüzden daha uzun mesafeler bisikletle terlemeden ulaşılabilir hale gelmiştir.Quindi si percorre in bicicletta il percorso per misurarne la lunghezza.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.Ci furono 13 morti, una cosa enorme per quei tempi.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Molta gente venne ad abitare qui per curarsi meglio.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.All'inizio degli anni 1150 i baroni e la Chiesa erano più che desiderosi di concludere una pace duratura.
Ev artık oturulacak hale gelmiştir ve insanlar gelip yerleşirler.House aveva ragione ed il ragazzo si riprende.
Fakat 35 yaşında olmasına rağmen ihtiyar bir görüntüyle tanınmaz hale gelmişti.Ha 35 anni anche se non li dimostra.
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.Nel giugno 1941 ci fu un manifestazione pro-nazismo in Iraq.
Kasım 2014 yılında Mail.Ru Group tarafından satın alınan ve My.com markasının bir parçası haline gelmiştir.Nel 2014 è stata acquisita da Mail.Ru e fa parte del marchio My.com.
Babası ve ağabeyi ile beraber çocukluğunda İstanbul'a gelmiştir.Giunse in Italia assieme al padre ed al fratello quand'era ancora bambino.
ELEKTRİK: Elektrik 1985 yılında gelmiştir.L'acqua è arrivata nel 1985, mentre la luce elettrica nel 1988.
Ayrıca uygulama izinleri bu sürümle birlikte kontrol edilebilir hale gelmiştir.È quindi la stessa licenza a essere messa in dubbio.
1930'lu yıllarda Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında diplomatik yakınlaşma meydana gelmiştir.Inoltre dagli anni 60 il governo cubano ha stretto un rapporto commerciale con l'Unione Sovietica.
Sönmüş bir volkanın oluşturduğu çöküntü ile meydana gelmiştir.Si dice che nasca ogni volta che si forma un nuovo vulcano.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir."Come 'Fuga di mezzanotte'.