gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eisner, 10 Mart 1933'te Chicago, Illinois'de dünyaya gelmiştir.Eisner was born in Chicago, Illinois on March 10, 1933, to a family of Russian Jewish immigrants.
Üstün performans, Hangal'ın en değerli eylemlerinden biri haline gelmiştir.The superlative performance went on to become one of the most cherished acts of Hangal.
Sınır boyunca, riftte hem normal hem de kesme gerilmeleri meydana gelmiştir.Along the boundary both normal and shear strains have occurred in the rift.
Bugün bu süreçten yüzlerce bebek dünyaya gelmiştir.Today, hundreds of babies have been born through this process.
Bir hafta sonra, Grosse Adası'na on yedi gemi daha gelmişti.One week later seventeen more vessels had appeared at Grosse Isle.
29 Mayıs'a kadar toplam 36 gemi gelmişti.By 29 May, a total of 36 vessels had arrived.
Salgın, Fenerli Rum Prens Ioan Caragea'nın yönetimiyle aynı döneme denk gelmiştir.It coincided with the rule of the Phanariote Prince Ioan Caragea.
Romanya, Bulgaristan, Arnavutluk ve Yugoslavya'da komünist partiler zaten iktidara gelmişti.Communist parties had already come to power in Romania, Bulgaria, Albania, and Yugoslavia.
Suriye sadece başka bir Mısır vilayeti haline gelmişti.Syria had become just another Egyptian province.
Yaakoub, Kıbrıs'a 5 Temmuz'da turist olarak gelmişti.Yaakoub had arrived in Cyrpus as a tourist on July 5.
1980'lerde jenerik hale gelmiştir.[1]It became generic in the 1980s and is available worldwide under many brand names such as Meftal.[1]
Daha sonra emlak işine girmiş ve varlıklı hale gelmiştir.He then became a real estate developer and became prosperous.
Gıda eleştirmenlerinden çocukların yemeğinin besin değeri konusunda endişeler gelmiştir.There have been concerns from food critics about the nutritional value of the kids' meal.
[2] 11 Ekim 2004'te ise ilk kızları Georgina dünyaya gelmiştir.This led to Corr taking some time off from the band's activities.
Gurzadyan, 1922 yılında Bağdat'ta dünyaya gelmiştir.Gurzadyan was born in 1922 in Baghdad, to parents that survived the Armenian genocide.
Şarkı, Forza Horizon 2'nin müziklerinden birisi olduktan sonra dünya çapında bilinir hale gelmiştir.The song achieved worldwide recognition when it became the title song of Forza Horizon 2.
Her iki rol de daha sonra adıyla yakından ilişkili hale gelmiştir.Both roles would later become closely associated with her name.
Kasaba, Michoacán başkentini almak için stratejik bir nokta durumuna gelmiştir.The town became a strategic point for taking the Michoacán capital.
Bu aile, 1980'lerin başlarında CMOS teknolojisyle mevcut hale gelmiştir.In the early 1980s, it became available in CMOS technology.
Li, Ocak 1958'de Yunnan, Kunming'de dünyaya gelmiştir.Li was born in Kunming, Yunnan, in January 1958.
Araba kazasından sonra Simon tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmiştir.After the car crash, Simon had become reliant on a wheelchair.
Fin rock artık bağımsız hale gelmişti.Finnish rock had by now become independent.
Her dört kişiden biri, Alexa gibi sesli komut bilgisayar yardımcıya sahip ailelerden gelmiştir.YouTube and Snapchat are the most popular gateways for music and video discovery.
Sosyoloji ile ilgili aşağıdaki olaylar 1810'larda meydana gelmiştir.The following events related to sociology occurred in the 1810s.
Sosyoloji ile ilgili aşağıdaki olaylar 1830'larda meydana gelmiştir.The following events related to sociology occurred in the 1830s.
Soğuk Savaş sırasında Batı medyası Sovyet medyası ile karşı karşıya gelmiştir.During the Cold War, Western media contrasted with Soviet media.
Bununla birlikte, İngilizce yüksek öğretimde giderek daha fazla kullanılır hale gelmiştir.However, the English language has become increasingly used in higher education.
Obeyd döneminden sonra pişmiş toprak oraklarının yaygınlaşmasıyla hasat daha kolay hale gelmiştir.The harvest was made easier after the Ubayd period by the widespread adoption of terracotta sickles.
Roma İmparatorluğu zamanında İpek Yolu'nun rotası artık belirgin hâle gelmişti.By the time of the Roman Empire, the Silk Road was firmly established.
Gensi Alba Longa'dan geliyordu ve Tullus Hostilius'un hükümdarlığı altında Roma'ya gelmişti.His gens originated from Alba Longa and had come to Rome under the reign of Tullus Hostilius.
Büyük koldan ayrılma Yedinci İmam'ın tanınması konusunda meydana gelmiştir.The split from the greater branch occurred over the recognition of the Seventh Imam.
Ağrı Dağı'ndan daha uzak bölgelerde toprak sıvılaşması ve toprak kaymaları meydana gelmiştir.Liquefaction and landslides occurred in the areas further away from Mount Ararat.
Rodos adasında birçok köy yıkıldı ve sahil şeridinde yükselmeler meydana gelmiştir.On the island of Rhodes, several villages were destroyed and the coast experienced uplift.
Simya, aynı zamanda fantastik kurguda da yaygın bir tema haline gelmişti.Alchemy has become a common theme in fantasy fiction.
Hapishane isyanı sadece birkaç hafta önce meydana gelmişti.[1]The riots had occurred only weeks beforehand.[2]
Adele Tonniniyle beraber makama gelmiştir.He is serving alongside Adele Tonnini.
Trenle yolculuk yapmak bana her zaman daha çekici gelmiştir.Mit der Zeit habe ich immer mehr Gefallen daran gefunden, Zugreisen zu unternehmen.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Die sind aus seinem Heer entlassen und beklagen sich bei ihrem Heerführer.
Li Bai gibi birçok önemli edebiyatçı Çin'in dışında dünyaya gelmiştir.Viele bedeutende Literaten wie Li Bai waren außerhalb von China geboren.
Böylece Kudüs bir Hıristiyan şehri haline gelmiştir.Jerusalem wurde eine christliche Stadt.
1990'da Corporación Industrial Carso ve Grupo Inbursa'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.Die Holding wurde im Jahre 1990 aus der Corporación Industrial Carso und Grupo Inbursa gebildet.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane kommt nach Smallville, um den Tod ihrer Cousine Chloe aufzuklären.
Sıra evde ağırlanmakta olan Haramibaşı'na gelmiştir.Ich bin int Haus rein(gegangen).
İnsan ruhu aslında ateşten meydana gelmiştir; ancak bu ateş ruh haline dönüşürken nemlenen bir ateştir.Der Mensch stehe zwischen Himmel und Totenreich, zur Hölle sei hingegen das Leben selbst geworden.
Robert Enke, sporsever bir ailede dünyaya gelmişti.Robert Enke entstammte einer sportbegeisterten Familie.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Von ihm sind keine eigenen Werke bekannt, einige Disputationen wurden jedoch überliefert.
Yerine Anacleteus gelmiştir.Auf ihn folgt Anacletus.
Böylece Philadelphia’ya bölgesi hızla gelişmiş ve Quaker kolonilerinin merkezi haline gelmiştir.Die Siedlung Philadelphia entwickelte sich schnell zum Zentrum der Quäkerkolonie.
2005'te bağımsız bir EA stüdyosu haline gelmiştir.Im Jahr 2005 wurde es ein unabhängiges EA-Entwicklerstudio.
O artık evrenin en büyük ve en güçlü varlığı haline gelmiştir.So wirst du zum Herrscher über das Oberste und das Unterste.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Damals wurde er von seiner Mutter zum Probetraining gebracht.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Die Zurückgebliebenen hatten bereits zuvor die Flucht ergriffen.
Kardeşi 1827 yılından beri Berlin’de yaşamış ve Tegel’e Humboldt’u ziyaret etmek için sık sık gelmiştir.Ab 1827 war der Bruder wieder in Berlin und häufig zu Besuch in Tegel.
Yabancı ve diğer slasher filmlerine yönelik eleştirilerin çoğu postmodern akademik kesimden gelmiştir.Viele Kritiken Halloweens und anderer Slasherfilme kommen von postmodern geprägten Akademikern.
Sahada gösterdiği mücadele ile taraftarların sevgilisi haline gelmiştir.Er greift dabei in Matches zu ihren Gunsten ein.
Verona, Vicenza ve Venedig’deki ikametlerinden sonra, Kasım ayında Roma’ya gelmiştir.Nach Zwischenaufenthalten in Verona, Vicenza und Venedig erreichte Goethe im November Rom.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Von seiner Familie gelangte der Besitz an die versippten Rehlinger.
1902 yılında reform derneği ikiye ayrılmış ve 1907 yıllarında tekrar bir araya gelmiştir.1902 spaltete sich der Reformverein zunächst auf, um 1907 wieder zusammenzufinden.
Korkunç son gelmiştir.Schreckliches Ende.
Vauban artık ülkenin bütün sınırlarındaki tahkimatlardan sorumlu hale gelmiştir.Vauban war nun stark in die Befestigung Frankreichs an allen Landesgrenzen eingespannt.

İlgili Sayfalar