gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tito Puente sayesinde salsanın temel çalgılarından biri haline gelmiştir.Tito Puente en a fait un instrument majeur de la salsa.
Ülkenin önemli klanları birbirleriyle pek çok kez karşı karşıya gelmiştir.Le château lui-même a été pris par les uns et les autres de nombreuses fois.
Buffy gelmiştir.Buffy intervient.
Buraya ahlak masasından gelmiştir.Elle provient de la collection de Desmet.
Michael Panama City'ye gelmiş ve T-Bag'i Fin Del Camino Otel'de hemen bulmuştur.Au même instant, Michael Scofield trouve très rapidement T-Bag à l'hôtel Fin Del Camino.
31 Ekim 2005'te Dışişleri Bakanlığı görevine gelmiştir.Il devient procureur national le 31 octobre 2005.
Bu da size gelmiştir.Cela vous regarde.
Bu aşamadan sonra mesele bir intikam meselesi haline de gelmiştir.Ce n'est que par la suite qu'il en fait une affaire de vengeance.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.On peut aussi arriver depuis le sud.
Daha sonra Los Angeles'a gelmiş, burada bazı yapımlarda küçük roller almıştır.Sarah est revenue ensuite à Los Angeles où elle a décroché plusieurs petits rôles.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane vient à Smallville pour enquêter sur la mort de Chloé.
1121-1162 döneminde 7 vezir iktidara gelmiş ve bunlardan 6'sı görevde iken öldürülmüşlerdi.De 1121 à 1162, sept vizirs s’étaient succédé et six d’entre eux avaient été tués.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Napoléon arriva sans coup férir à Paris.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.Le jour de Noël, toute la famille ouvre les cadeaux.
Morton Nottingham, İngiltere'de Peter ve Pamela Morton'ın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Samantha Morton est née à Nottingham, en Angleterre, de Pamela et Peter Morton.
(Hamak, Haiti Karayiplileri’nin icadı olup bölgeye İspanyollar’la gelmiştir.)(Elle introduisit les carmélites venues d’Espagne.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) 2009 genel seçimlerde aldığı yüzde 44 oy oranıyla tek başına iktidara gelmişti.Le Parti de l'unité nationale (UBP) a remporté les élections avec 44 % des voix.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Et qu'elles ne frappent pas avec leurs pieds de façon que l'on sache ce qu'elles cachent de leurs parures.
Bölgeler arası alansal farklılığın belirlenmesi temel amaç haline gelmiştir.Le maillage territorial devient une priorité.
Terim olarak da ilk kez Jim Jarmusch'un Dead Man filmi ile gündeme gelmişti.La référence au film Dead Man de Jim Jarmusch est évidente.
17. yüzyılda da benzer bir deprem meydana gelmiş ancak o zaman şehrin büyük bir bölümü yıkılmıştır.Déjà au XVIIe siècle, un séisme semblable avait frappé la région et détruit une grande partie de la ville.
Biz gelmişti hissettim.I just appeared here.
Askerden yeni gelmiştir.Il entre dans l'armée.
Clisson Kalesi zamanla 23 bölgenin önemli bir kalesi haline gelmiştir.Le château de Clisson redevient une place-forte clé.
Çiftin tek çocukları Russell Wallace Day 15 Aralık 2011'de dünyaya gelmiştir.Le couple a un fils nommé Russell Wallace né le 15 décembre 2011.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.La relativité générale est devenue un outil essentiel de l'astrophysique moderne.
Bu emirler 900'de halife adına Safferi Amir ibni Layth'a karşı savaşıp galip gelmişlerdi.En 900, au nom du calife, ils avaient vaincu le Saffaride Amr ibn Layth.
Glasgow'da dünyaya gelmiştir.Il a eu lieu à Glasgow.
Michael Scofield ve Sara Tancredi hapishane duvarları dışında ilk kez bir araya gelmiştir.Michael Scofield et Sara Tancredi s'embrassent pour la première fois dans cet épisode.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Il en est temps.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Quinze événements majeurs peuvent être séparés.
Fazla zaman geçmeden dana gelmiş.Dan est maintenant revenu après une longue pause.
Tudor türü 1485 ve 1558 yılları arasında İngiltere'de meydana gelmiştir.Les romances se situent en Angleterre entre 1485 et 1558.
"Hel" "Hellenic"'ten gelmiştir.Glory of the hellenic world.
Fransa'dan bir haber gelmiştir.Parlez-moi de la France.
Buradaki toplar da kısa süre sonra aynı duruma gelmiştir.La Prusse fait de même peu après.
Romans-sur-Isère, Drôme kentinde dünyaya gelmiştir.C'est une spécialité de la ville de Romans-sur-Isère, dans la Drôme.
Hakkında 114 dava aynı zaman diliminde açılmış ve 100 yılı aşan süre mahkûmiyeti gündeme gelmişti.Cependant, ce qui devient connu pour être le procès des 114 se termine avec seulement 10 condamnations.
1948'den bu yana ilk kez komünist olmayan hükümet göreve gelmişti.Pour la première fois depuis 1968, il n'exercera aucune fonction publique.
Gelmiş geçmiş en güçlü Mutantlardan'dır.Il est potentiellement le mutant le plus puissant.
31 Mayıs 2015'te oğulları dünyaya gelmiştir.Elle a donné naissance à un garçon le 31 mai 2015.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.Il pénètre ensuite la plaine de Cilicie (Çukurova).
Çocukluk ve gençlik zamanları savaş dönemlerine denk gelmiştir.Leur enfance et leur jeunesse a été marquée par la guerre civile.
Diğer grup ise Anadolu'dan gelmiştir.Le reste venait de Frontenay.
Afrika’da buzul sonrası mega faunal yok oluşlar uzun aralıklarla meydana gelmiştir.Les extinctions postglaciaires de la mégafaune en Afrique se sont davantage espacées.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir.La question de la convergence est, en conséquence, particulièrement cruciale.
Londra’da dünyaya gelmiştir.C'est avec plaisir qu'il atterrit à Londres.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Ses parents viennent d'Irlande.
Böylece üç kardeş 1991 senesinden itibarıyla ilk kez bir araya gelmiş oldu.Les deux frères sont alors réunis pour la première fois depuis 4 ans.
Gray, Hawaii'nin Honolulu şehrinde Diane ve Daniel Gray çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir.Née à Honolulu, à Hawaii, elle est la fille de Diane et Daniel Gray.
Tsunami yaratmış, bu alanda önemli hasarlar meydana gelmiştir.Le tsunami de 2004 a causé d'importants dommages dans la zone.
Nasıriye kuruluşundan bu yana ulaşım için önemli bir merkez haline gelmiştir.Elle est depuis devenue une importante plaque tournante pour le transport.
Kavim içerisinde tecavüz ve fuhuş normal hale gelmişti.Harcèlements et persécution quotidien étaient la norme.
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.Il sort alors de Al-Qala`a (Kalâa des Béni Hammad) pour assiéger Achir.
1922'de formu değiştirilerek sonradan Almanya'nın millî marşı haline gelmiştir.Puis en 1982, La Marche des Volontaires redevient l'hymne national.
Yerine Anacleteus gelmiştir.Anaclet y est excommunié.
13 yıl önce verdiği bir sözü tutmasının zamanı gelmiştir.Mission 2 : Une Promesse Faite il y a 13 Ans.
İki kızkardeş girerler ve evlerine gelmiş olan iki yabancı adamdan korkarlar.Ses maîtresses surviennent et surprennent les deux étrangers dans leur maison.
Kraliçe, 30'lu yaşlarına gelmiş ama hala evlenmemiştir.Veuve dès l'âge de 30 ans, elle ne se remaria jamais.
Tayvan (Milliyetçi Çin) ile Çin bazı zamanlar savaşın eşiğine gelmiştir.Le président de la république de Chine (Taïwan) présente ses condoléances.
İlgili Sayfalar