gelmezse ile cümle

gelmezse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Nếu kẻ ác không hối_cải , thì Ðức_Chúa_Trời sẽ mài gươm : Ngài đã giương cung mà chực cho sẵn ,
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Se o homem não se arrepender, Deus afiará a sua espada; armado e teso está o seu arco;
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Si el impío no se arrepiente, afilará su espada; ha dispuesto su arco y lo ha preparado
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Visselig hvæsser han atter sit Sværd, han spænder sin Bue og sigter;
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Will man sich nicht bekehren, so hat er sein Schwert gewetzt und seinen Bogen gespannt und zielt
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Εαν ο ασεβης δεν επιστραφη, θελει ακονισει την ρομφαιαν αυτου ενετεινε το τοξον αυτου και ητοιμασεν αυτο
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.Ако се не обърне нечестивия, Той ще изостри меча Си; Запънал и приготвил е лъка Си.
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.אם לא ישוב חרבו ילטוש קשתו דרך ויכוננה׃
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.‎ان لم يرجع يحدد سيفه. مدّ قوسه وهيّأها‎.
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.若 有 人 不 回 頭 、 他 的 刀 必 磨 快 、 弓 必 上 弦 、 豫 備 妥 當 了
Kötüler yola gelmezse, Tanrı kılıcını biler, Yayını gerip hedefine kurar.若 有 人 不回頭 、 他 的 刀必 磨快 、 弓必 上弦 、 豫備妥當了
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...A meno che non vengano da noi, sarà piuttosto difficile trovarli.
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...A não ser que venham ter connosco, encontrá-los será...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...A no ser que se nos aparezcan, encontrarles será bastante...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...Hvis de ikke kommer til os, finder vi dem aldrig ...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...Jos he eivät tule luoksemme, heidän löytämisensä...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...O ile sami do nas nie przyjdą, znalezienie ich będzie...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...Om de inte kommer till oss hittar vi dem aldrig...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...Αν δεν έρθουν αυτοί σε εμάς, το να τους βρούμε θα είναι...
Onlar bize gelmezse, bizim onları bulmamız çok...Если они не придут к нам, найти их будет довольно...
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ale ty si riekol svojim služobníkom: Ak neprijde s vami dolu váš najmladší brat, neuvidzte viacej mojej tvári!
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Kemudian Tuanku berkata, 'Kamu tidak boleh menghadap aku lagi jika tidak membawa adikmu itu.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.주께서 또 주의 종들에게 말씀하시되 너희 말째 아우가 너희와 함께 내려오지 아니하면 너희가 다시 내 얼굴을 보지 못하리라 하시기로
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Maar u zei ons: 'Kom hier niet terug, tenzij uw jongste broer erbij is.'
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy : Nếu em_út không theo các ngươi xuống đây , thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa .
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy: Nếu em út không theo các ngươi xuống đây, thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.replicaste a teus servos: A menos que desça convosco vosso irmão mais novo, nunca mais vereis a minha face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.si dejal hlapcem svojim: Ako ne pride doli brat vaš najmlajši z vami, ne boste več videli mojega obličja.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tedyś rzekł do sług swoich: Jeźli nie przyjdzie brat wasz młodszy z wami, nie ujrzycie więcej oblicza mojego.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu ai spus robilor tăi: ,,Dacă nu se va pogorî şi fratele vostru împreună cu voi, să nu-mi mai vedeţi faţa.``
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu as dit à tes serviteurs: Si votre jeune frère ne descend pas avec vous, vous ne reverrez pas ma face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ty pak řekl jsi služebníkům svým: Nepřijde-li bratr váš mladší s vámi, nepokoušejte se více viděti tváři mé.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Y dijiste a tus siervos: "Si vuestro hermano menor no viene con vosotros, no veréis más mi cara.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.А ти рече на слугите си: Ако не слезе с вас най-малкият ви брат, няма вече да видите лицето ми.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Но ты сказал рабам твоим: если не придет с вами меньший брат ваш,то вы более не являйтесь ко мне на лице.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.ותאמר אל עבדיך אם לא ירד אחיכם הקטן אתכם לא תספון לראות פני׃
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.فقلت لعبيدك ان لم ينزل اخوكم الصغير معكم لا تعودوا تنظرون وجهي.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.你 對 僕 人 說 、 你 們 的 小 兄 弟 若 不 與 你 們 一 同 下 來 、 你 們 就 不 得 再 見 我 的 面
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.你 對僕 人 說 、 你 們 的 小 兄弟 若 不 與 你 們一同 下來 、 你 們 就 不得再 見 我 的 面
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Dacă nu ajunge la spital în juma' de oră, o mierleşte.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Konec. Jak nebude do půl hodiny v nemocnici, bude v prdeli!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Moral boš sam urediti. - Če ne dospe v bolnico čez... pol ure, je v velikih težavah.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Over. Kommandocentralen, Gruppe 4 anmoder om medivac.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Se eIe não for para um hospitaI dentro de meia hora, está tramado!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!¡Tiene media hora para llegar al hospital!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Αν δεν πάει στο νοσοκομείο, κινδυνεύει!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Ако не получи помощ до 30 минути, ще имаме проблем!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!אם הוא לא יגיע לבי"ח .בתוך חצי-שעה הוא בצרות
İlgili Sayfalar