Hayatta hiç bir şey bedava gelmez önümüzeНичто не дается бесплатно в жизни, малыш.
Hayatta hiç bir şey bedava gelmez önümüzeلا شى ياتى مجانا فى هذه الحياه
Hayatta hiç bir şey bedava gelmez önümüzeハニは...勉強は無理だから...
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.당연히 없겠죠. 아무도 안 올 걸요."
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.Nessuno si presenterebbe."
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.Ведь никто не придёт".
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.לא, בטוח שלא. אף אחד לא יבוא."
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.بالتأكيد لا. لا يظهر أي أحد منهم."
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.梗係唔會啦,因為冇人會嚟!」
Hayır, elbette yapmadın. Kimse gelmezdi ki.(笑)
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.Czyż świat nie byłby lepszym miejscem, gdybyśmy wszyscy mówili jednym językiem?" A ja odpowiadam:
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.세상이 더 나아지지 않을까?"라고 말하는 분이
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.Nu ar fi lumea un loc mai bun dacă toți am vorbi o singură limbă?" Iar eu spun:
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor."se falássemos uma única língua?"
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.'Zou de wereld geen betere plek zijn als we allen dezelfde taal zouden spreken?'.
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.Разве жить не стало бы легче, если бы все мы говорили на одном языке?" Отвечу:
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor."האם העולם לא יהיה מקום טוב יותר
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.ألن يكون العالم مكاناً أفضل
Hepimiz bir tek dil konuşsaydık eğer, dünya çok daha iyi bir yer haline gelmez miydi?" diyor.言う人もいるでしょう
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Hver gang du har et problem, kan jeg ikke komme fra Moskva alle måde her for at sørge for det hele er OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Joka kerta kun on ongelma, en voi tulla Moskovasta kaikki tänne varmista, että se on kaikki OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.문제는, 내가 모스크바에서 온 수 없습니다 이 모든 확인 있는지 확인하려면 여기를 방법입니다.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Mỗi khi bạn có một vấn đề, tôi có thể đến từ Moscow tất cả các cách đây chắc chắn rằng tất cả là OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Ogni volta che si ha un problema, non posso venire da Mosca tutte le fin qui per assicurarsi che sia tutto OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Pokaždé, když máte problém, ale nemohu přijít z Moskvy všechny až sem, aby se ujistil, že je vše OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Vsakič, ko imate problem, ne morem priti iz Moskve vse Tako sem se prepričajte, da je vse v redu.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Zakaždým, keď máte problém, ale nemôžem prísť z Moskvy všetky až sem, aby sa ubezpečil, že je všetko OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Всеки път, когато имат проблем, аз не може да дойде от Москва тук, за да се уверете, че всичко е OK.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Кожен раз, коли у вас є Проблема, я не можу приїхати з Москви все шлях тут, щоб переконатися, що вона все ОК.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.Проблема, я не могу приехать из Москвы все путь здесь, чтобы убедиться, что она все ОК.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.בעיה, אני לא יכול לבוא ממוסקבה כל הדרך כאן כדי לוודא שהכל בסדר.
Her zaman bir sorun, ben Moskova bütün gelmez. hepsi tamam emin olmak için tıklayın yolu.あなたはその責任を負う必要がある。 さてさて、私はそれの世話をするでしょう。
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.Abnahme der HIV-Verbreitung führen wird.
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.- czyli poprawa eksportu i rozwój gospodarczy - doprowadzi do zmniejszenia występowania HIV.
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.이것들이 꼭 HIV 감염률을 낮추는 것들이라고 할 수는 없겠습니다.
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.לא יובילו בהכרח לירידה בשכיחות האיידס.
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.سيقود بالضرورة إلى التقليل من انتشار فيروس الإيدز
HIV görülme sıklığının azalacağı anlamına gelmez.減らすわけでわありません 今までウガンダの
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.A primeira é que, só porque uma coisa funcionou bem no passado, não significa que vai funcionar no futuro.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.Az első dolog, hogy csupán mert valami jól működött a múltban, nem jelenti azt, hogy a jövőben is így lesz.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.첫번째 교훈은 과거에 무언가 일이 잘 진행되어 왔다고 해서 미래에도 잘 되리라는 보장은 없다는 것입니다.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.Pierwsza z nich mówi, że chociaż coś udawało się wcześniej, niekoniecznie uda się w przyszłości.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.Primul lucru este că dacă ceva a mers în trecut atât de bine, nu înseamnă că va merge şi în viitor.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.Во-первых, если что-то хорошо получалось в прошлом, то это не значит, что так и будет в будущем.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.Първият е, че просто защото нещо е действало така добре в миналото, това не значи, че ще действа в бъдещето.
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.כשהגעתי לצד השני. אבל למדתי שני לקחים מאוד חשובים שם בהר האברסט
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.الدرس الأول هو لأن شئ ما قد نجح في الماضي بصورة جيدة، لا يعني أنه سينجح مجدداً في المستقبل
İlki geçmişte çok iyi işleyen birşey, bunun ileride de iyi gideceği anlamına gelmez.将来 必ずしも同じようにいくとは限らないこと 同じように 私は何をするときも
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.Att människor behandlas på olika sätt innebär inte alltid att det är fråga om diskriminering.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.El hecho de tratar a las personas de distintas formas no siempre es discriminación.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.Le fait de traiter les individus de différente manière n'est pas toujours un acte discriminatoire.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.Se, että ihmisiä kohdellaan eri tavalla, ei aina ole syrjintää.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.То, что к людям относятся по-разному не всегда является дискриминацией.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.إن مجرد معاملة الناس بشكل مختلف بحد ذاته لا يعتبر دائماً تمييزاً.
İnsanlara farklı biçimde davranılması her zaman ayrımcılık yapıldığı anlamına gelmez.并不是所有的不平等待遇都属于歧视。若有合理的理由,可以给予不同的对待。
Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez. Sadece zaman zaman bile olsa beni düşün,Se ei tarkoita että tunteesi muuttuu. vaikka sinä mietitkin minua aika ajalta,
Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.ذلك لا يعني ان قلبك تغير فجأة
Kalbin aniden değişecek anlamına gelmez.ただ、僕の事少しずつ考えてくれるなら
Kalp hastalığı olan genç kadın genelde aklımıza gelmez.Chứ chúng ta không thường nghĩ đến một người phụ nữ trẻ mắc bệnh tim
Kalp hastalığı olan genç kadın genelde aklımıza gelmez.Dar nu ne putem gândi la o tânară care suferă de o afecțiune cardiacă.