Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeyi ile cümle

gelmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.A títo muži si slobodne volia prísť na našu vedeckú prednášku namiesto sledovania televízie či vzpierania.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.En de mannen hier kozen ervoor om naar onze lessen te komen in plaats van televisie te kijken of te sporten.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.És az itteni férfiak tévézés és súlyemelés helyett saját maguk döntöttek úgy, hogy az előadásainkra jönnek.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.여기있는 남성들은 티비 시청 혹은 운동대신에 과학 강연을 선택한 이들입니다.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.TVや重量挙げの代わりです それは動きだと思います
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Więźniowie wybierają wykłady zamiast telewizji czy siłowni.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Y los presos prefieren venir a nuestras charlas de ciencia a mirar TV o hacer pesas.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Και αυτοί οι άνδρες επιλέγουν να παραβρεθούν στις ομιλίες μας αντί να βλέπουν τηλεόραση ή να σηκώνουν βάρη.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И люди предпочитали наши научные лекции просмотру телевизора и занятиям тяжелой атлетикой.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И хората тук са избрали да дойдат на нашите научни лекции, вместо да гледат телевизия или да вдигат тежести.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.І люди надавали перевагу нашим науковим лекціям перед переглядом телевізора чи заняттями важкою атлетикою.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.והאנשים כאן בוחרים להגיע להרצאות המדעיות שלנו במקום לצפות בטלויזיה או להרים משקולות.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.و يختار الشخص هنا أن يأتي الى محاضرتنا العلمية عوضا عن مشاهدة التلفاز أو ممارسة رفع الأثقال.
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinAh oui ? Veux-tu venir avec nous ?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinBenarkah? Kau mau ikut?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinEcht waar? Wil je met ons meekomen?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinNaprawdę? Chcesz się przyłączyć?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinRes? Se nama želiš pridružiti?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinSerios? Vrei sa vii cu noi?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinThật à? Cậu muốn đi cùng không?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinVeramente? Vuoi venire con noi?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinVerkligen? Vill du komma med oss?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinWirklich? Willst du mit uns kommen?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinΑλήθεια; Θέλεις να έρθεις μαζί μας;
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinДа? Хочешь пойти с нами?
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misin?כן ?רוצה להצטרף
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misinحقا ؟ هل تريدين المجئ معنا ؟
Öyle mi ? bizimle gelmeyi ister misin一緒に行くか? ああ・・
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Det var ikke pænt af dig at blæse på vores date.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Det var inte så snällt av dig att strunta i vår dejt.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Has sido muy cruel al darme plantón.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Nie było uprzejmie nie zjawić się na randkę.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Olit epäkohtelias, kun et tullut treffeillemme.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Que indelicadeza, deixares-me pendurada, no nosso encontro.
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Πώς μπόρεσες να με στήσεις στο ραντεβού μας;
Randevumuza gelmeyip beni bekletmen büyük kabalık.Как это нехорошо с твоей стороны - не прийти на свидание.
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."En kunnioita henkistä kärsimystä, joten älä valita minulle."
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."Ich respektiere keine seelischen Leiden. Erwarte nicht mein Mitgefühl."
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."Ich respektiere keine seelischen Leiden. Erwarte nicht mein Mitgefühl."
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."Les douleurs de l'âme me laissent froid." "Ne viens pas te plaindre à moi."
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."No tengo ningún respeto por el sufrimiento mental..."
"Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."Nu am nici un respect pentru suferinþele mentale, aºa cã nu veni sã mi te plângi mie.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.이해합니다. 근시안적인 반응과 충동적인 생각은 무시하고,
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.la strada che porta alla guerra.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.le sentier de la guerre.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.los siguen). Aprenden a ignorar las reacciones imprudentes y a evitar la impulsividad.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.Uczą się unikać pochopnych decyzji i impulsywnego myślenia.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.Μαθαίνουν να παραβλέπουν κοντόφθαλμες αντιδράσεις και επιπόλαιες σκέψεις.
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.השביל למלחמה. הם לומדים להסתכל מעבר לתגובות קצרות-רואי וחשיבה יצרית,
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.صراط الحرب. فيتعلمون الرؤية وراء الأنفعالات المتسرعة و التفكير المندفع،
Savaşa giden yollar. dar görüşlü tepkileri ve dürtüsel düşünceleri görmezden gelmeyi öğreniyorlar.そうすると彼らは視野の狭い反応と 直情的な考えを無視することを学び、 長期的でより良い結果を考えるようになるんです
Şunları söyledin: "Ruhsal sıkıntılara karşı saygım yok, bu yüzden ağlayarak bana gelmeyin."Jag har ingen respekt för själsliga lidanden."
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Ascoltate l'esortazione e siate saggi, non trascuratela
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Ascultaţi învăţătura, ca să vă faceţi înţelepţi, şi nu lepădaţi sfatul meu.
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Čujte pouk in bodite modri, in ne odklanjajte ga.
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Écoutez l`instruction, pour devenir sages, Ne la rejetez pas.
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Escuchad la corrección y sed sabios; no la menospreciéis
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Hallgassátok a tudományt és legyetek bölcsek, és magatokat el ne vonjátok!
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Hören tuktan, så att I bliven visa, ja, låten henne icke fara.
Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.Höret die Zucht und werdet weise und lasset sie nicht fahren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod