Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.Я просто говорю вам, что это уравновешенные люди, которые выполняют самые невообразимые работы.
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.אני רק אומר לכם שאלו אנשים שקולים שעובדים בעבודות לא יתוארות.
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.أنا أقول لكم أن هؤلاء الناس الذين عملهم متوازن لا يمكنكم تصوره.
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.ある人たちは口笛を吹きながら 道路の動物の死体を回収している-
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.A Saul jej prisahal na Hospodina a povedal: Ako že žije Hospodin, nestihne ťa trest za túto vec.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da svor Saul henne en ed ved Herren og sa: Så sant Herren lever, skal ingen skyld komme på dig i denne sak.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da tilsvor Saul hende ved HERREN: "Så sandt HERREN lever, skal intet lægges dig til Last i denne Sag!"
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.És megesküvék néki Saul az Úrra, mondván: Él az Úr, hogy e dolog miatt büntetésed nem lészen.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.In Savel ji priseže pri GOSPODU, rekoč: Kakor res GOSPOD živi, za to te ne zadene nobena kazen!
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.I přisáhl jí Saul skrze Hospodina, řka: Živť jest Hospodin, že nepřijde na tě trestání pro tu věc.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.사울이 여호와로 그에게 맹세하여 가로되 여호와께서 사시거니와 네가 이 일로는 벌을 당치 아니하리라
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Maar Saul zwoer een plechtige eed dat hij haar niet zou verraden.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul i -a jurat pe Domnul, şi a zis: ,,Viu este Domnul, că nu ţi se va întîmpla niciun rău pentru aceasta.``
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul le giurò per il Signore: «Per la vita del Signore, non avrai alcuna colpa per questa faccenda»
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saúl le juró por Jehovah, diciendo: --¡Vive Jehovah, que ningún mal te vendrá por esto
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saül lui jura par l`Éternel, en disant: L`Éternel est vivant! il ne t`arrivera point de mal pour cela.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul, porém, lhe jurou pelo Senhor, dizendo: Como vive o Senhor, nenhum castigo te sobrevirá por isso.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Και ωμοσε προς αυτην ο Σαουλ εις τον Κυριον, λεγων, Ζη Κυριος, δεν θελει σε συμβη ουδεν κακον δια τουτο.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.И поклялся ей Саул Господом, говоря: жив Господь! не будет тебе беды за это дело.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Но Саул й се закле в Господа, казвайки: Заклевам се в живота на Господа, няма да ти се случи нищо зло за това.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.וישבע לה שאול ביהוה לאמר חי יהוה אם יקרך עון בדבר הזה׃
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.فحلف لها شاول بالرب قائلا حيّ هو الرب انه لا يلحقك اثم في هذا الامر.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃 羅 向 婦 人 指 著 耶 和 華 起 誓 、 說 、 我 指 著 永 生 的 耶 和 華 起 誓 、 你 必 不 因 這 事 受 刑
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃羅 向 婦人 指著 耶和華 起誓 、 說 、 我 指著 永生 的 耶和華 起誓 、 你 必 不 因 這事 受刑
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Když pak uslyšíte o válkách a různicech, nestrachujte se; neboť musí to prve býti, ale ne ihned konec.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››난리와 소란의 소문을 들을 때에 두려워 말라 이 일이 먼저 있어야 하되 끝은 곧 되지 아니하니라
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Men når I høre om Krige og Oprør, da forskrækkes ikke; thi dette må først ske, men Enden er der ikke straks."
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Когда же услышите о войнах и смятениях, не ужасайтесь, ибо этому надлежит быть прежде; но не тотчас конец.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Яв же почуєте про войни та ворохобнї, не полохайтесь; мусить бо перш се статись; тільки ж не зараз конець.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››ובשמעכם מלחמות ומהומות אל תחתו כי היו תהיה זאת לראשונה אך עוד קץ למועד׃
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››فاذا سمعتم بحروب وقلاقل فلا تجزعوا لانه لا بد ان يكون هذا اولا. ولكن لا يكون المنتهى سريعا.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們 聽 見 打 仗 和 擾 亂 的 事 、 不 要 驚 惶 . 因 為 這 些 事 必 須 先 有 . 只 是 末 期 不 能 立 時 就 到
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們聽見 打仗 和 擾亂 的 事 、 不 要 驚惶.因為這 些 事必 須 先 有 . 只是 末期 不能 立時 就到
Şimdi, size çok anlamlı gelmeyecek bazı matematiksel ifadeler yazacağım. -Bien hecho, permítanme hacer algunas notación matemática probablemente no significan mucho para usted.
Şimdi, size çok anlamlı gelmeyecek bazı matematiksel ifadeler yazacağım. -Pozwólcie, że użyję matematycznego zapisu, które pewnie wiele Wam nie powie.
Şimdi, size çok anlamlı gelmeyecek bazı matematiksel ifadeler yazacağım. -בואו נכתוב כמה סימנים מתמטיים שכנראה כרגע לא יגידו לכם כלום.
Şimdi, size çok anlamlı gelmeyecek bazı matematiksel ifadeler yazacağım. -جيد فعلا، واسمحوا لي أن مجرد القيام ببعض الرموز الرياضية التي ربما لن تعني الكثير لك.
Şimdi, size çok anlamlı gelmeyecek bazı matematiksel ifadeler yazacağım. -それはおそらくあまり理解できないでしょう。 どのように変換するでしょうか?
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.이제 지수에 대한 원칙 하나는, 처음에는 직관적인 것은 아닐수도 있지만, 어떤 수에 대한 0 제곱에 관한 것입니다
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.עקרון אחד של חזקות שלא נראה מובן מאליו בהתחלה, הוא שכאשר אני מעלה מספר בחזקת אפס
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.الآن سأعطيكم خاصية للأسس وربما لن تكون بديهية في البداية بالنسبة لكم هي عندما ارفع عدد ما للقوة 0
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Bemegy a studióba és azt mondja: "Senki sem jöhet be.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Dia masuk ke studionya dan berkata, "Tidak ada yang boleh masuk.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Ele entra no seu estúdio e diz: - "Ninguém entra aqui.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Entra nello studio e dice: "Qui non entra nessuno.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Entraría a su estudio y diría: "Que nadie venga.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Er geht in sein Studio und sagt: "Niemand kommt hier herein.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Han går in i ateljén och säger "Ingen kommer in här".
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Han har sit atelier, og siger, "Ingen må komme herind.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Il a son atelier, et il dit, " Personne n'entre ici.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Intră în atelier şi spune, "Nimeni nu intră aici."
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.In zijn atelier zegt hij: "Niemand komt erin.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Kiedy wchodzi do studio mówi: "Tutaj nikt nie wchodzi.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.작업실에 들어가면서 이렇게 말했겠쬬. "여긴 아무도 못 들어와."
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Ông vào xưởng vẽ, và nói, "Không ai được vào đây.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Tak, že si uspořádal život. Odešel do ateliéru a řekl: "Nikdo ke mě nesmí.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Μπαίνει μέσα στο στούντιο του και λέει, "Κανένας δε μπαίνει εδώ μέσα.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Він закривався в майстерні, перед тим кажучи: "Нікому сюди ні ногою!
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Влиза в студиото си и казва: "Никой да не влиза тук.
Stüdyosuna gider ve "Buraya kimse gelmeyecek.Он закрывался в мастерской и говорил: "Никому сюда не ногой.