Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şu an kulağa çok da mantıklı gelmeyecek.וזה לא יראה לכם הגיוני לפי שעה.
Şu an kulağa çok da mantıklı gelmeyecek.لكن لن يبدو له معنى الآن.
Şu an kulağa çok da mantıklı gelmeyecek.後で説明しますので 最後の数字にだけ
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Bueno, hay algunas angustias que el chocolate no puede curar. Pero para eso están las botas de lluvia.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Dobře, je i pár trápení, které čokoláda nespraví.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Dobre, možno je aj žiaľ, ktorý čokoláda nezaženie. Ale na to sú gumáky.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.뭐, 초콜릿이 치유할 수 없는 아픔이 있기도 해요 그렇기 때문에 장화가 있는거죠
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Najó, van pár szivfájdalom, amit a csokoládé nem tud helyrehozni. De azért vannak a gumicsizmák.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okay, der er et par hjertesorger chokolade ikke kan ordne.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okay, sunt câteva dureri pe care ciocolata nu le poate repara. Dar de-asta există cizmele de ploaie.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, ci sono alcune batoste che il cioccolato non può curare. Ma è a questo che servono gli stivali da pioggia.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, có một vài nỗi đau sô cô la không giúp được. Nhưng đó là lúc ta cần giày đi mưa.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okee, er is wel wat hartzeer dat chocolade niet kan helen. Maar daar zijn de regenlaarzen voor.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Okej, så det finns några sorger som choklad inte kan fixa.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.OK, há alguns desgostos que o chocolate não cura. Mas é para isso que servem as galochas.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.OK, jest kilka problemów których czekolada nie naprawi... Ale właśnie po to są kalosze.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ok, so zlomljena srca, ki jih čokolada ne more pozdraviti.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Εντάξει, υπάρχουν μερικές απογοητεύσεις που η σοκολάτα δεν γιατρεύει! Αλλά γι' αυτό υπάρχουν οι γαλότσες.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.- Добре, є певні, що шоколад виправити не може. Але це те, для чого потрібні гумаки.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Добре, има някои мъки, които шоколадът не може да оправи. Но за това са ботушите за дъжд.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.Ну хорошо, есть разбитые сердца, которые шоколад не может исцелить. Но именно для этого есть резиновые сапоги.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.אוקי, יש כמה לבבות שבורים ששוקולד לא יכול לאחות. אז לכן יש את המגפיים.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.حسناً .. ربما هناك القليل منها التي تعجز الشوكولاته على تجاوزها ولكن لهذا خلقت أحذية المطر.
Tamam, belki de bütün üzüntülere iyi gelmeyebilir, ama tam da bu yüzden var yağmur çizmeleri.そのために雨靴はあるんだもの 雨はすべてを洗い流してくれる あなたがそう望むなら
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.TED 사람들에게 저는 힘들겠다고 얘기해주세요.
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.Πες σ' αυτούς στο TED ότι απλά δε θα εμφανιστώ.
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.תגידי לבחורים שם ב-TED שפשוט אין לי כוונה להגיע.
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.اخبري المسؤلين في تيد انني لا ارغب في الظهور.
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.世界なんて救えないよ」
TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle.你話俾TED班人知,我唔出現啦
Tekrar gelmeyeceğim!¡No vendré otra vez!
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Après la tragédie, des histoires de survivants on commencé à émerger.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Después de esta tragedia, las historias de supervivencia empezaron a surgir.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Dopo la tragedia, si cominciarono a sentire storie di sopravvivenza.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.După tragedie, au apărut povești despre supraviețuitori.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.그 비극 이후에, 생존한 사람들의 이야기들이 드러나기 시작했죠.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Nach der Tragödie tauchten Überlebensberichte auf.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Na de tragedie kwamen de overlevingsverhalen.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Po tej tragedii zaczęły się pojawiać historie o ocaleniu.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Po této tragédii se začaly objevovat příběhy těch, kdo přežili.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Sau thảm kịch, những câu chuyện sinh tồn bắt đầu xuất hiện.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.Μετά την τραγωδία, άρχισαν να εμφανίζονται ιστορίες επιβίωσης.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.После цунами стали появляться истории чудесного спасения.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.След трагедията чувахме за истории на оцелели.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.אחרי הטרגדיה, סיפורי ניצולים החלו לצוץ.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.بعد المأساة, بدأت قصص النجاة في الظهور,
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.みなさんお聞きになったでしょう
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Bueno, la entrevista con Trevor, fue algo difícil... pero algo que yo hago, es siempre lidiar con eso.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Bueno, la entrevista con Trevor, fue algo difícil... pero algo que yo hago, es siempre lidiar con eso.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Hát az interjú Trevorral elégé trükkös volt, de ez egy olyan dolog, amihez már hozzászoktam.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Het interview met Trevor was niet gemakkelijk... maar dat ben ik gewoon, denk ik... om mee om te gaan.
Trevor ile yaptığımız röportaj hileliydi... ...ama ben böyle şeylerin üstesinden gelmeye alışığımdır.Интервју са Тревором није био лак... али то је било нешто што сам, ваљда, навикла да радим.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.Después de tres días, ella hizo lo impensable.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.Dopo tre giorni, ha fatto una cosa impensabile.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.După trei zile, a făcut un lucru de neimaginat.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.사흘이 지나자 그녀는 생각할 수 없는 일을 했어요.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.Nach 3 Tagen tat sie etwas Unvorstellbares.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış. Orayı terk etmiş.Na drie dagen, deed ze een ondenkbaar iets: ze ging weg.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.Passados três dias, ela fez algo impensável.
Üç gün sonra akla hayale gelmeyen birşey yapmış.Po třech dnech udělala něco nemyslitelného.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod