Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.أنا أقول لكم أن هؤلاء الناس الذين عملهم متوازن لا يمكنكم تصوره.
Sadece diyorum ki bunlar akla gelmeyecek işleri yapan aklıbaşında kişiler.ある人たちは口笛を吹きながら 道路の動物の死体を回収している-
Sadece selam mı vereceksin? Gelmeyeceğini söylemiştin ama geldin. Niye telefonunu almadan evden çıktın? huh?Това е деликатес смесва с най-добрият samgyetang в света и нарязани на ситно юфка.
Sanki etraftan, farklı yerlerden yardım gelmeye başlar, sanki bir dalga gelir.Es ist so, als kommt die Hilfe von allen Seiten, aus unterschiedlichen Richtungen, wie eine Welle, die kommt.
Sanki etraftan, farklı yerlerden yardım gelmeye başlar, sanki bir dalga gelir.Olyan, mintha a segítség különféle helyekről kezdene jönni, kezd áradni, mint a hullám.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.A Saul jej prisahal na Hospodina a povedal: Ako že žije Hospodin, nestihne ťa trest za túto vec.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da svor Saul henne en ed ved Herren og sa: Så sant Herren lever, skal ingen skyld komme på dig i denne sak.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da tilsvor Saul hende ved HERREN: "Så sandt HERREN lever, skal intet lægges dig til Last i denne Sag!"
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.És megesküvék néki Saul az Úrra, mondván: Él az Úr, hogy e dolog miatt büntetésed nem lészen.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.In Savel ji priseže pri GOSPODU, rekoč: Kakor res GOSPOD živi, za to te ne zadene nobena kazen!
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.I přisáhl jí Saul skrze Hospodina, řka: Živť jest Hospodin, že nepřijde na tě trestání pro tu věc.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.사울이 여호와로 그에게 맹세하여 가로되 여호와께서 사시거니와 네가 이 일로는 벌을 당치 아니하리라
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Maar Saul zwoer een plechtige eed dat hij haar niet zou verraden.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul i -a jurat pe Domnul, şi a zis: ,,Viu este Domnul, că nu ţi se va întîmpla niciun rău pentru aceasta.``
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul le giurò per il Signore: «Per la vita del Signore, non avrai alcuna colpa per questa faccenda»
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saúl le juró por Jehovah, diciendo: --¡Vive Jehovah, que ningún mal te vendrá por esto
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saül lui jura par l`Éternel, en disant: L`Éternel est vivant! il ne t`arrivera point de mal pour cela.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Saul, porém, lhe jurou pelo Senhor, dizendo: Como vive o Senhor, nenhum castigo te sobrevirá por isso.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Και ωμοσε προς αυτην ο Σαουλ εις τον Κυριον, λεγων, Ζη Κυριος, δεν θελει σε συμβη ουδεν κακον δια τουτο.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.И поклялся ей Саул Господом, говоря: жив Господь! не будет тебе беды за это дело.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Но Саул й се закле в Господа, казвайки: Заклевам се в живота на Господа, няма да ти се случи нищо зло за това.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.וישבע לה שאול ביהוה לאמר חי יהוה אם יקרך עון בדבר הזה׃
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.فحلف لها شاول بالرب قائلا حيّ هو الرب انه لا يلحقك اثم في هذا الامر.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃 羅 向 婦 人 指 著 耶 和 華 起 誓 、 說 、 我 指 著 永 生 的 耶 和 華 起 誓 、 你 必 不 因 這 事 受 刑
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.掃羅 向 婦人 指著 耶和華 起誓 、 說 、 我 指著 永生 的 耶和華 起誓 、 你 必 不 因 這事 受刑
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Když pak uslyšíte o válkách a různicech, nestrachujte se; neboť musí to prve býti, ale ne ihned konec.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››난리와 소란의 소문을 들을 때에 두려워 말라 이 일이 먼저 있어야 하되 끝은 곧 되지 아니하니라
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Men når I høre om Krige og Oprør, da forskrækkes ikke; thi dette må først ske, men Enden er der ikke straks."
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Когда же услышите о войнах и смятениях, не ужасайтесь, ибо этому надлежит быть прежде; но не тотчас конец.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››Яв же почуєте про войни та ворохобнї, не полохайтесь; мусить бо перш се статись; тільки ж не зараз конець.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››ובשמעכם מלחמות ומהומות אל תחתו כי היו תהיה זאת לראשונה אך עוד קץ למועד׃
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››فاذا سمعتم بحروب وقلاقل فلا تجزعوا لانه لا بد ان يكون هذا اولا. ولكن لا يكون المنتهى سريعا.
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們 聽 見 打 仗 和 擾 亂 的 事 、 不 要 驚 惶 . 因 為 這 些 事 必 須 先 有 . 只 是 末 期 不 能 立 時 就 到
Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.››你 們聽見 打仗 和 擾亂 的 事 、 不 要 驚惶.因為這 些 事必 須 先 有 . 只是 末期 不能 立時 就到
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ayah Seung Jo sangat senang dan keadaannya makin stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ba Seung Jo rất vui, tình trạng của ông càng ổn định hơn.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Le père de Seung Jo a été heureux de l'entendre, et son état s'est stabilisé.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung JO's pappa blev lycklig så hans kondition har blivit mer stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung jo's vader was blij en zijn conditie wordt stabieler.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung jo's Vater ist glücklich und sein Zustand wird sehr stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Tatal sau a fost fericit si starea sa a devenit mai stabila.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ο πατέρας του Σουνγκ Τζο ήταν χαρούμενος και η κατάστασή του σταθεροποιείται.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Его отец был очень рад, и его состояние стало стабильнее.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.والد سيونغ جو كان سعيداً و وضعه تحسن وأصبح أكثرأستقراراً
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.良くなっているのよ
Şimdi burda bırakacağım, -bu ilk başta mantıklı gelmeyebilir-U toho vás nechám. Zpočátku to nevypadá intuitivně, protože říkáte:
Şimdi burda bırakacağım, -bu ilk başta mantıklı gelmeyebilir-Я змушений покинути Вас тут, і це може бути незрозумілим на перший погляд, тому що
Şimdilerde Guangzhou ismi sürdürülebilir toplu taşıma denilince akla gelmeye başlıyorEn los últimos años Cantón es reconocida por sus esfuerzos en el trasporte sustentable
Şimdilerde Guangzhou ismi sürdürülebilir toplu taşıma denilince akla gelmeye başlıyorTeraz Kanton co raz bardziej słynie ze zrównoważonego transportu.
Şimdilerde Guangzhou ismi sürdürülebilir toplu taşıma denilince akla gelmeye başlıyorГуанчжоу також відомий своїм зручним транспортом.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir. Ancak birazdan biraz daha detaylı olarak göstereceğim bunu.Ci dice -- e per il momento non avra' molto senso, andro' piu' in dettaglio tra un secondo.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir. Ancak birazdan biraz daha detaylı olarak göstereceğim bunu.Pour l'instant, ça n'est pas très clair mais cela va le devenir dans une seconde.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir. Ancak birazdan biraz daha detaylı olarak göstereceğim bunu.Можете да се уверите, че това е така че това отговаря на Питагоровата теорема.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir. Ancak birazdan biraz daha detaylı olarak göstereceğim bunu.那只是在幫助我們記憶 現在還看不出甚麼
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.Dat zegt het ons. En dit zal je voorlopig nog niet echt duidelijk zijn,
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.Det säger till oss. Och det kommer inte göra mycket känsla just nu,
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.É isso que nos diz.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.Hovorí nám to....a teraz vám to asi ešte nebude jasné.
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.그냥 들어서는 무슨 뜻인지 알기 힘들 테니
Şimdilik bu bize pek anlamlı gelmeyebilir.Nó cho chúng tôi biết. Và điều này sẽ không làm cho rất nhiều ý nghĩa chỉ bây giờ,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod