Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.In diesem Kontext ergeben Netzwerke wie Bitcoin langsam mehr Sinn.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.In tale contesto, è facile capire come reti come Bitcoin all'improvviso comincino ad avere più senso.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.이러한 맥락에서, 여러분은 비트코인과 같은 네트워크에 대해 조금은 갑자기 이해되기 시작한다는 것을 아시겠죠.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.Nesse contexto, podem ver que redes como o Bitcoin de repente começam a fazer mais sentido.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.V tomto kontextu si můžete všimnout, že sítě jako Bitcoin najednou začínají dávat větší smysl.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.W tym kontekście sieć w rodzaju Bitcoin nagle nabiera sensu.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.В этом контексте такие системы как Биткойн начинают обретать немного больше смысла.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.У цьому контексті ми бачимо, як мережі на кшталт Біткойну несподівано починають набирати вагу.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.בהקשר זה, אפשר לראות שרשתות כמו ביטקוין פתאום מתחילות להיות קצת יותר הגיוניות.
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.وفي هذا السياق يمكنك ملاحظة Bitcoin بدأت في أخذ حيز معتبر
Bu bağlamda, Sanalpara gibi ağların bir anda biraz daha mantıklı gelmeye başladığını görebilirsiniz.理解できるようになってきます さて お金の意味や私達との関係や
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Anume că în societatea noastră, arătăm compasiune, dar după un timp începem să ignorăm.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Autrement dit, dans notre société, nous compatissons, mais après un certain temps, nous commençons à ignorer.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Bahwa, masyarakat kita memang bersimpati, namun setelah beberapa saat, mereka akan mulai tidak peduli.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.그것은 처음엔 동정하던 사회가 나중엔 잊어버리기 시작한다는 것입니다. 사회는 충분한 역할을 하지 않습니다.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.La sociedad se compadece durante un tiempo, pero luego ignora.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Nasze społeczeństwo współczuje, aby po chwili zacząć ignorować.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Onze samenleving sympathiseert met hen, maar na een tijdje beginnen we hen te negeren.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Ossia, nella nostra società noi compatiamo, ma dopo un po' iniziamo ad ignorare.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Ou seja, na nossa sociedade nós simpatizamos, mas depois de algum tempo começamos a ignorar.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Zum Beispiel, dass die Gesellschaft Mitgefühl hat, aber nach einer Weile beginnen wir zu vergessen.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.Мы, наше общество сочувствует жертвам, но спустя некоторое время мы уже не замечаем.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.החברה שלנו מגלה אהדה, אבל אחרי זמן-מה אנו מתחילים להתעלם. איננו עושים מספיק כחברה.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.وهي، أن مجتمعنا يتعاطف لكن بعد فترة، يبدأ المجتمع بالتجاهل. نحن لا نقوم بما يكفي كمجتمع.
Bu bizim aynı duyguları paylaştığımız toplumumuz, fakat bir süre sonra görmezden gelmeye başlıyoruz.しばらくするともう無関心になるのです 社会は被害者のケアをしてはくれません
Bu büyük devlerin elinden bir şey gelmeyen küçük insanlardan çok şey alması üzücü.É triste que estes gigantes consigam tirar tanto de pessoas que não podem fazer nada
Bu büyük devlerin elinden bir şey gelmeyen küçük insanlardan çok şey alması üzücü.Het is triest dat deze grote reuzen nemen van kleine mensen die er niets kunnen tegen beginnen.
Bu gezegeni herkesin ortak mirası ilan etmedikçe bu döngünün sonunun gelmeyeceğini biliyorum.No le veo el fin a ese ciclo de eventos a menos que declaremos la Tierra como patrimonio común.
Bu gezegeni herkesin ortak mirası ilan etmedikçe bu döngünün sonunun gelmeyeceğini biliyorum.Nu văd niciun sfârșit al acestui ciclu de evenimente decât dacă declarăm Pamântul moștenire comună.
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Deci aceşti doi tipi stau şi ascultă semnalul, iar oamenii încep să vină în birou şi să zică:
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Diese zwei Typen sitzen da und horchen auf das Signal als Leute in das Büro kommen und sagen:
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,I Ci dwaj kolesie siedzą, słuchając tego sygnału, a ludzie zaczęli się schodzić do tego biura i mówić:
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,그래서 그 두 친구는 사무실에 앉아서 그 신호를 듣고 있었는데 사람들이 그 사무실에 모여들면서 하는 말이
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Och de här två killarna sitter och lyssnar på signalen, och folk börjar komma in på kontoret och fråga,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Rồi 2 chàng trai ngồi lắng nghe tín hiệu, và mọi người bắt đầu đến phòng làm việc của Weiffenbach và nói,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Tak tam tito dva mladíci sedí, poslouchají signál, a kolegové chodí do jejich pracovny a říkají:
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Tak títo dvaja chlapíci sedia a počúvajú tento signál, a ľudia začínajú prichádzať do kancelárie a hovoriť,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Οπότε οι δυο τους κάθονταν και άκουγαν τα σήματα, και άρχισαν να έρχονται και άλλοι στο γραφείο και να λένε,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Итак, эти два парня сидят и слушают сигнал, а люди начинают заходить к ним в кабинет и говорить,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Отже, ці два хлопця сидять і слухають сигнал, а люди починають заходити до них в кабінет і казати,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,Така че тези две момчета седяли там и слушали този сигнал, и хората започнали да идват в офиса и да казват,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,וכך שני הברנשים האלה יושבים שם ומאזינים לאות, ואנשים מתחילים להיכנס למשרד ולומר,
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,لذلك كان اثنين من هؤلاء الرجال يجلسون هناك للإستماع إلى هذه الإشارة ، ويبدأ الناس يأتون إلى المكتب ويقولون :
Bu iki adam, ofiste oturup sinyali dinlerken, ofise insanlar gelmeye başlıyor ve diyorlar ki,研究室に人が集まりだして 「いいね!聞かせて?すごいよ」なんて言われました
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin? Başka ev almanın nedeni ne?De data aceasta,nu trebuia doar sa vii la mine acasa? ce rezolvi daca iti iei o alta casa?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin? Başka ev almanın nedeni ne?Diesmal, solltest Du nicht gleich zu meinem Haus kommen. was ist der sinn noch einmal umzuziehen
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Cette fois, pourquoi tu ne viendrais pas juste chez moi ?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Eikö sinun pitäisi vain tulla meille tällä kertaa?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Ezúttal, nem kellett volna csak hozzám jönnöd?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Kali ini, apa tidak lebih baik kalau kamu tinggal di rumah ku?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?이번엔 정말 내 방으로 와야 되는 거 아니야?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Lần này, tại sao cậu ko tới nhà tớ?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Questa volta, non faresti meglio a venire direttamente a casa mia?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Tym razem nie możesz po prostu przyjść do mojego domu?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Αυτή τη στιγμή,δεν πρέπει<br /> να έρθεις σπίτι μου;
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?В этот раз, почему не ко мне домой?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?هذه المرة ....ألا يمكنك أن تأتى لبيتى على الأقل
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?また家探しなんて...
Bu mantıklı değil mi? Evet... ...bu konferansın olacağı tuttu ve sizler buna... ...gelmeye karar verdiniz.Безумовно, так сталось, що ця конференція відбулася, але ж ви, хлопці, вирішили її реалізувати.
Bunca yıldır bunun üstesinden gelmeye çalışıyorum.Cela m'a pris toutes ces années pour la traverser.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod