Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesin ile cümle

gelmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve iki yazı gelmesinin olasılığı da iki tura gelmesinin olasılığı ile aynıdır.Ja todennäköisyyden saada 2 klaavaa pitäisi olla sama kuin todennäköisyys saada 2 kruunaa.
Ve iki yazı gelmesinin olasılığı da iki tura gelmesinin olasılığı ile aynıdır.Pravděpodobnost, že padnou 2 orli je stejná jako pravděpodobnost, že padnou 2 hlavy.
Ve iki yazı gelmesinin olasılığı da iki tura gelmesinin olasılığı ile aynıdır.И вероятността да получим 2 страни тура наистина трябва да е равна на вероятността да получим две страни ези.
Ve izleyicinin de bu ikisi arasında gidip gelmesini sağlamaya çalışırım.Et j'essaye de faire en sorte que le spectateur bouge dans tous les sens à tout temps.
Ve izleyicinin de bu ikisi arasında gidip gelmesini sağlamaya çalışırım.ומנסה שהצופה .יעבור בינהם כל הזמן.
Ve izleyicinin de bu ikisi arasında gidip gelmesini sağlamaya çalışırım.その境目を行き来してほしいの だから見慣れたものがあり
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.또 학교급식 식량의 1/3을 기회가 아예 없을 영세농에게서 공급받도록 하였습니다.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.E richiedono che un terzo del cibo provenga dai piccoli agricoltori che altrimenti non avrebbero opportunità.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.Mereka mewajibkan bahwa sepertiga makanan itu harus berasal dari petani termiskin yang tak punya kesempatan.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.Požadují, aby třetina tohoto jídla pocházela od nejmenších farmářů, kteří by neměli jinou příležitost odbytu.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.Và họ yêu cầu rằng một phần ba của số thực phẩm đó phải đến từ những nông trại nhỏ nhất nơi không có cơ hội.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.Ze verlangen dat een derde van dat voedsel komt van de kleinste boeren die geen mogelijkheden zouden hebben.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.והם דורשים ששליש מהאוכל הזה יגיע מחקלאים קטנים שאין להם שום הזדמנות אחרת
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.واشترطوا أن يأتي ثلث الغذاء المستخدم من مزارعين صغار لم تتوفر لهم مسبقاً الفرص.
Ve kullanılan gıdanın üçte birinin imkanı olmayan en küçük çiftçiden gelmesini şart koşmuşlardı.小規模農家の作物としました この大規模な活動は
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.E ci si potrebbe aspettare un bel po' da questo.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.És elég sokat várhatunk majd ettől.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Et on peut en attendre pas mal de choses.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Je zou er tamelijk veel van kunnen verwachten.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Możemy się po nich wiele spodziewać.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Můžeme si od toho hodně slibovat.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Ne așteptăm să iasă ceva din asta.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Podemos esperar que resulte mucho de este proceso.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Podemos pôr bastantes esperanças nisto.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Sie können viel davon erwarten.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Và ta có thể trông đợi rất nhiều từ điều này.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Να περιμένετε να δείτε πολλά καλά από αυτό.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Исходя из этого, можно многого ожидать.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.І можемо сподіватися на добрі результати.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.Можете да очаквате много да се постигне с това.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.ואתם יכולים לצפות שייצא מזה די הרבה.
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.ويمكنكم أن نتوقعوا الكثير جدا من هذا العمل .
Ve siz, bundan oldukça çok ilham gelmesini bekleyebilirsiniz.これが大きな進歩につながることを示す
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Ale nebol čistý a upravený, tak som mu nedovolil nastúpiť.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Cậu ấy không sạch sẽ và gọn gàng. Thế là tôi không cho cậu ấy đi.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Dan dia tidak bersih dan rapi, jadi saya tidak akan mengizinkannya ikut.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.De nem volt csinos, sem tiszta, ezért nem engedtem fölszállni.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Et il n'etait pas net et propre, alors je ne voulais pas le laisser venir.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.하지만 그는 깨끗하고 단정하지가 않더라구요, 그래서 제가 그를 가도록 허락하지 않았습니다.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Nie był czysty i schludny, więc nie wpuściłem go.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Non era in ordine e pulito, così non lo lasciai andare.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Og han var ikke ren og pæn, så jeg lod ham ikke tage afsted.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Şi nu era aranjat şi curat, aşa că nu l-am lăsat să meargă.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Von ordentlich und gepflegt keine Spur, deshalb ließ ich ihn nicht einsteigen.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Y no estaba arreglado ni limpio, por lo que no lo deje ir.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Και δεν ήταν καθαρός και ευπρεπής, έτσι δεν τον άφησα να φύγει.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Але він не був одягнений чисто й охайно, так що я не дозволив йому їхати.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.Он был неопрятно одет, и я не разрешил ему ехать.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.והוא לא היה נקי ומסודר, אז לא הרשיתי לו לבוא.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.ولم يكن نظيفًا او لائقًا, فلم اسمح له بالذهاب.
Ve temiz ve düzenli değildi, ben de otobüsle gelmesine izin vermedim.乗れなかった彼は 家に帰って着替え
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Aku pikir akan lebih baik jika dia disana daripada pulang saat hujan.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Am crezut ca va fi mai bne pentru ea sa ramana acolo decat sa vina acasa pe ploaia asta.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Cô nghĩ con bé ở đó thì sẽ tốt hơn là về nhà trong lúc trời mưa gió thế này.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Ho pensato che fosse meglio per lei stare là piuttosto che tornare a casa con questa tempesta.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Jag tyckte det vore bättre för henne å stanna där än att komma hem under denna regniga dag.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.J'ai pensé qu'il était préférable qu'elle reste là-bas plutôt que de rentrer sous cette pluie.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.Думаю, ей лучше переночевать там, чем ехать домой в такой жуткий ливень.
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.אני חשבתי שזה יהיה טוב יותר בשבילה להישאר שם <b>.מאשר לבוא הביתה כשיש רוחות חזקות בחוץ
Yağmur yağdığı için, eve gelmesindense orada kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.اظن ان من الافضل لها ان تبقى هناك والا تعود اثناء المطر الشديد
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gelmesin ile cümle - Sayfa 33 - gelmesin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App