Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.그래서 저는 그저 이 의자를 내려놓으려 합니다.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Takže nechám túto stoličku zísť dole.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Teraz więc po prostu opuszczę krzesło.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Vậy nên, tôi sẽ chỉ để cái ghế xuống
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Voi lăsa acest scaun să coboare.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Θα αφήσω λοιπόν αυτή τη καρέκλα να κατέβει.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Затова просто ще оставя този стол да падне.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.Сейчас я просто позволю этому стулу опуститься вниз.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.אני רק אתן לכיסא לרדת.
Şimdi bu sandalyenin aşağıya gelmesine izin vereceğim.وسأنزل هذا الكرسى الآن .
Şimdi hepinizin benimle gelmesini istiyorum.Dobře, teď chci od vás všech, abyste šli se mnou.
Şimdi hepinizin benimle gelmesini istiyorum.Ok, ich will das ihr alle mit mit kommt.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.완벽하게 차려진 식탁 이외에 그가 해야 할 일은 이제 여자친구가 도착하길 기다리는 거죠.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.Tot ce are acum de făcut, cu o masă perfectă, este să o aștepte să sosească.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.Wszystko co musi teraz zrobić, ze swym perfekcyjnie przygotowanym stołem to czekać na przybycie ukochanej.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.Всё, что ему нужно теперь, это дождаться её за безупречно накрытым столом.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.כל מה שעליו לעשות כעת, עם שולחן מושלם, הוא לחכות לה שתגיע.
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.فكل ما عليه ان يقوم به الان وقد صار لديه مفرش الطاوله المثالي هو انتظار وصولها
Şimdi tek yapması gereken mükkemel bir masa ile kız arkadaşının gelmesini beklemek.彼女が到着するのを待つだけ ここまでご覧になったのが この本の最初の試みです
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.A Šimon odpovedal a riekol: Proste vy za mňa u Pána, žeby neprišlo na mňa nič z toho, čo ste povedali.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Da svarte Simon: Bed I for mig til Herren, forat ikke noget av det I har sagt, skal komme over mig!
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.I odpověděv Šimon, řekl: Modltež vy se za mne Pánu, aby na mne nepřišlo něco z těch věcí, kteréž jste mluvili.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.시몬이 대답하여 가로되 나를 위하여 주께 기도하여 말한 것이 하나도 내게 임하지 말게 하소서 하니라
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Rispose Simone: «Pregate voi per me il Signore, perché non mi accada nulla di ciò che avete detto»
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon antwoordde: "Wilt u de Here voor mij vragen mij niet de straf te geven die u zojuist noemde?"
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon a răspuns: ,,Rugaţi-vă voi Domnului pentru mine, ca să nu mi se întîmple nimic din ce aţi zis.``
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon pa odgovori in reče: Prosita vidva zame Gospoda, da ne pride name nič tega, kar sta rekla.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Simon répondit: Priez vous-mêmes le Seigneur pour moi, afin qu`il ne m`arrive rien de ce que vous avez dit.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Озвав ся ж Симон та й каже: Молїть ся ви за мене Господу, щоб нїщо не найшло на мене, що ви сказали.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.Симон же сказал в ответ: помолитесь вы за меня Господу, дабы не постигло меня ничто из сказанного вами.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.ויען שמעון ויאמר העתירו אתם בעדי אל יהוה לבלתי בוא עלי דבר מכל אשר אמריתם׃
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.فاجاب سيمون وقال اطلبا انتما الى الرب من اجلي لكي لا يأتي علي شيء مما ذكرتما.
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.西 門 說 、 願 你 們 為 我 求 主 、 叫 你 們 所 說 的 、 沒 有 一 樣 臨 到 我 身 上
Simun, ‹‹Benim için Rabbe yalvarın da söylediklerinizden hiçbiri başıma gelmesin›› diye karşılık verdi.西門說 、 願 你 們為 我 求主 、 叫 你 們所說 的 、 沒有 一 樣臨 到 我 身上
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Ao ser negligente convosco, assumo a minha responsabilidade por os vossos corpos estarem como estão.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Avendovi abbandonati, sono in parte responsabile di quello che è successo ai vostri corpi.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Como os abandoné, tengo parte de culpa de que vuestros cuerpos acabaran así.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Genom att försumma er bär jag visst ansvar- -att era kroppar blev som de blev.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Hylkäsin teidät, joten olen vastuussa- -siitä mitä ruumiillenne tapahtui.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Ved at forsømme jer bærer jeg et vist ansvar for, - - at jeres kroppe blev, som de blev.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Zaniedbywałem was, ponoszę więc odpowiedzialność za to, co stało się z waszymi ciałami.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Εγκαταλείποντάς σας, φέρω κι εγώ ευθύνη που κατέληξαν έτσι τα σώματά σας.
Sizi ihmal ettiğim için bedenlerinizin bu hale gelmesinden ben de sorumluyum.Я бросил вас, и поэтому тоже несу ответственность за то, что ваши тела стали такими.
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?Ettekö te ihmiset rakasta toisten epäonnea- -ja hermostumisen katselemista?
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?I mennesker elsker vel at se andres ulykke - - og se tåber blive ophidsede?
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?los humanos os alegráis de las desgracias de los demás y os gusta ver cómo la gente se pelea, ¿verdad?
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?Ni människor älskar väl att se andras olycka- -och se dårar bli uppretade?
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?Εσείς οι άνθρωποι χαίρεστε να βλέπετε δυστυχίες άλλων και ανόητους να την πατάνε. Σωστά;
Siz insanlar başkalarının talihsizliğini aptalların galeyana gelmesini izlemeyi seversiniz, değil mi?Вам, людям, нравится видеть чужие несчастья и смотреть, как нервничают глупцы, не так ли?
Sonra asistanımın gelmesini bekliyorum.E aspetto che arrivi il mio assistente
Sonra asistanımın gelmesini bekliyorum.Et j'attends l'arrivée de mon assistant,
Sonra asistanımın gelmesini bekliyorum.나의 조수가 오기를 기다리죠.
Sonra asistanımın gelmesini bekliyorum.Y espero a que llegue mi ayudante
Sonra asistanımın gelmesini bekliyorum.Περιμένω να έρθει ο βοηθός μου.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.A získal som tak grafickú reprezentáciu toho, ako toto zviera ožije.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.E acabei com uma representação gráfica de nós a vermos este animal a materializar-se.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.E ho finito per ottenere una rappresentazione grafica di noi che vediamo questo animale prendere forma.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.És végül egy olyan képet kaptam, ami úgy nézett ki, mint egy állat a teremtés folyamatában.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.Et ce que j'ai obtenu c'était une représentation graphique du moment où nous voyons cet animal naître.
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.Het resultaat was een grafische weergave van hoe we dit dier tot leven zien komen.