Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Et si le gouverneur l`apprend, nous l`apaiserons, et nous vous tirerons de peine.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››In če to izve deželni poglavar, pomirimo ga mi, da bodete vi brez skrbi.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Ja jos tämä tulee maaherran korviin, niin me lepytämme hänet ja toimitamme niin, että saatte olla huoletta."
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››만일 이 말이 총독에게 들리면 우리가 권하여 너희로 근심되지 않게 하리라 하니
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Nếu điều ấy thấu tai quan tổng đốc, thì chúng ta sẽ khuyên giải người, và làm cho các ngươi khỏi lo sợ.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Nếu điều ấy thấu tai quan tổng_đốc , thì chúng_ta sẽ khuyên_giải người , và làm cho các ngươi khỏi lo_sợ .
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Og dersom Landshøvdingen får det at høre, ville vi stille ham tilfreds og holde eder angerløse."
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Şi dacă va ajunge lucrul acesta la urechile dregătorului, îl vom potoli noi, şi vă vom scăpa de grijă.``
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Und wo es würde auskommen bei dem Landpfleger, wollen wir ihn stillen und schaffen, daß ihr sicher seid.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Y si esto llega a oídos del procurador, nosotros le persuadiremos y os evitaremos problemas.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Και εαν ακουσθη τουτο ενωπιον του ηγεμονος, ημεις θελομεν πεισει αυτον και εσας θελομεν καμει αμεριμνους.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››И ако слух за това стигне до управителя, ние ще го убедим, а вас ще направим да нямате грижа.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››и, если слух об этом дойдет до правителя, мы убедим его, и вас от неприятности избавим.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››І як дочуєть ся про се ігемон, ми вговоримо його, й вас безпечними зробимо.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››ואם ישמע הדבר לפני ההגמון אנחנו נפיסהו והייתם בלי פחד׃
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››واذا سمع ذلك عند الوالي فنحن نستعطفه ونجعلكم مطمئنين.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››倘 若 這 話 被 巡 撫 聽 見 、 有 我 們 勸 他 、 保 你 們 無 事
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››倘若 這話 被 巡撫 聽見 、 有 我 們勸 他 、 保 你 們無事
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,A hovorí: "Keď to položíš, oživím to.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,A říká: "Když to položíš, udělám to živým.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Dan Dia berkata, jika anda menaruhnya, Aku akan membuatnya hidup.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,En Hij zegt: "Als je het neerlegt, zal ik ervoor zorgen dat het tot leven komt.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,És Isten azt mondja: "Ha leteszed, én megelevenítem.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Et il dit, "Si tu le poses par terre, je le ferai prendre vie.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Iar El spune, "Dacă o să o laşi jos, o să-i dau viaţă.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,I mówi: "Jeśli odłożysz to na bok, sprawię, że to obudzi się.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,그래서 이렇게 말씀하시죠, "만약 그것을 내려놓는다면, 내가 살아 움직이게 하겠다.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Lui dice: "Se ti spogli della tua identità, io le darò vita.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Und Er sagt: "Wenn du den Stab ablegst, werde ich ihn zum Leben erwecken.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Và Người tiếp, "Nếu con bỏ nó xuống, ta sẽ biến nó thành vật sống.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Y Dios dice, "Si te despojas de él, voy a ser que cobre vida.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Και λέει, "Αν την αφήσεις, θα της δώσω ζωή.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,И Он говорит: "Если ты положишь его, я оживлю его.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,І Він каже: "Якщо ти покладеш його, я зроблю його живим.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,והוא אומר, "אם תניח אותו, אני אביא אותו לחיים.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,وهو يقول، " إذا ألقيت بها على الأرض، سأجعلها تحيا.
"Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,お前が想像だにできないことをする」
Eğer şeklin tam ortaya gelmesini istiyor isek, burası 4.25 cm olacak.Hvis vi vil have, at figuren skal være i midten af papiret, vil den her afstand altså være 4,25 centimeter.
Eğer şeklin tam ortaya gelmesini istiyor isek, burası 4.25 cm olacak.Máme-li mít objekt uprostřed, pak toto se bude rovnat 4,25 cm.
Eğer şeklin tam ortaya gelmesini istiyor isek, burası 4.25 cm olacak.Per centrare l'immagine il margine sinistro deve essere di 4.25 cm
Eğer şeklin tam ortaya gelmesini istiyor isek, burası 4.25 cm olacak.Ако ще центрираме, това разстояние ще бъде 4.25 см.
Eger yoldaysaniz,ona La Sfera' ya gelmesini soyle.Si lo encuentras en tu camino, dile que venga a La Sfera.
Eger yoldaysaniz,ona La Sfera' ya gelmesini soyle.Si tu es sur le chemin, dis lui de venir à La Sfera ?
Eger yoldaysaniz,ona La Sfera' ya gelmesini soyle.Αφού επιστρέφετε ήδη, πες του να έρθει στο Λα Σφέρα.
Eger yoldaysaniz,ona La Sfera' ya gelmesini soyle.そのまま?
Elindeki nedir?" "Eğer elindekini yere bırakırsan onun hayata gelmesini sağlayacağım,Какво е в ръката ти?" и Той казва, " Ако я пуснеш на земята ще я съживя.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Alan luultavasti jo torstaisin odottaa viikonloppua.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Faço-o por dinheiro. Provavelmente já desejo a chegada do fim de semana à quinta-feira.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Hajlamos vagyok arra, hogy csütörtökön már várjam a hétvégét.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Ik kijk op donderdag waarschijnlijk al uit naar het weekend.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.목요일엔 벌써 주말을 기다리게 됩니다.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Le jeudi, j'ai probablement déjà hâte que ce soit le weekend.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Probabil că joia abia aştept să vină weekend-ul.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Sangat mungkin saya sudah menantikan akhir pekan di hari Kamis.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Từ thứ năm tôi đã mong đến cuối tuần rồi.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Verosimilmente non vedo l'ora che arrivi il weekend già il giovedì.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Wahrscheinlich freue ich mich dann schon donnerstags aufs Wochenende.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.W czwartki prawdopodobnie już myślę o weekendzie.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.Ya desde el jueves posiblemente espere ansiosamente el fin de semana.
En iyi ihtimalle perşembeden haftasonunun gelmesini iple çekiyorum.В четвъртък аз вероятно очаквам уикенда.