Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmesin ile cümle

gelmesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.Επειδή είναι καιρός παιδιά σαν εμένα να πάψουμε να είμαστε η εξαίρεση και να γίνουμε ο κανόνας.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.Защото е време децата като мен да спрат да бъдат изключение и да станат норма.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.Потому что настали такие времена, чтобы дети вроде меня стали не редкостью, а нормой.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.Тому що саме зараз час усвідомити, що такі діти, як я, не є винятком - вони є нормою.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.מפני שהגיע הזמן שילדים כמוני יפסיקו להיות יוצאי דופן, ונהפוך לנורמה.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.لأنه الوقت لأطفال مثلي أن لا نكون حالة خاصة بعد الآن، وأن نكون المعيار.
Çünkü artık benim gibi çocukların istisna olmaktan çıkıp, normal (alışılmış) hale gelmesinin vakti geldi.例外じゃなく 普通になる時が 来たからです ありがとうございました
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuBốn những điều tốt đẹp đã xảy ra với cô ấy, trên thực tế, kể từ khi cô đã để Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuČtyři dobré věci se s ní stalo ve skutečnosti, protože ona přišla Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuCuatro cosas buenas que le había sucedido, de hecho, desde que llegó a Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuCztery dobre rzeczy się z nią stało, w rzeczywistości, ponieważ doszła do Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuEmpat hal yang baik yang telah terjadi padanya, pada kenyataannya, sejak ia datang ke Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuFire gode ting var sket med hende, i virkeligheden, da hun kom til Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuFyra bra saker hade hänt henne, faktiskt, eftersom hon kom till Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştu그녀가 Misselthwaite에 온 이후 네 좋은 일들이 사실은, 그녀에게 무슨 일이 있었
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuNégy jó dolog történt vele, sőt, mivel ő jött Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuNeljä hyvää hänelle oli tapahtunut, itse asiassa, koska hän tuli Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuPatru lucruri bune se întîmplase cu ea, de fapt, deoarece ea a venit la Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuQuatre bonnes choses qui lui était arrivé, en fait, depuis qu'elle est venue au Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuQuatro coisas boas que aconteceu com ela, de fato, uma vez que ela veio para Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuQuattro le cose buone le era accaduto, infatti, da quando è arrivata Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuŠtiri dobre stvari se je zgodilo z njo, v resnici, saj je prišla do Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuŠtyri dobré veci sa s ňou stalo v skutočnosti, pretože ona prišla Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuVier goede dingen was er met haar gebeurd, in feite, want ze kwam Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuVier gute Dinge mit ihr geschehen war, in der Tat, da sie Misselthwaite kam
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuΤέσσερις καλά πράγματα είχαν συμβεί, στην πραγματικότητα, από τότε που ήρθε στην Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuЧетири добри неща се е случило с нея, в действителност, тъй като тя дойде да Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuЧетыре хороших вещей случилось с ней, на самом деле, так как она пришла к Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuЧотири хороших речей сталося з нею, насправді, так як вона прийшла до Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuארבעה דברים טובים שקרה לה, למעשה, מאז הגיעה Misselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuوكان أربعة أشياء جيدة حدث لها ، في الواقع ، نظرا لأنها جاءت لMisselthwaite
Dört iyi şeyler Misselthwaite gelmesinden bu yana, aslında, onun olmuştuマナー。
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Dacă a-şi fi ştiut m-aş fi omorât şi te scăpam de războiul ăsta
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.De haberlo sabido, me habría suicidado antes y te ahorraría esta guerra.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Gdybym wiedziała, że tak myślisz, zabiłabym się i nie musiałbyś walczyć.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Ha ezt tudtam volna, végeztem volna magammal, és nem kellett volna fáradnod a háborúval.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Jos tämän olisin tiennyt, olisin surmannut itseni sitä ennen ja olisit säästynyt tältä taistelulta.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Nếu em biết trước điều này, em đã tự kết liễu và giúp chàng khỏi phải có cuộc chiến này.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Om jag vetat detta hade jag tagit mitt liv och besparat dig detta krig.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Pokud bych to věděla, zabila bych se předtím a ušetřila tě této války.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Seandainya aku tahu, Aku sudah membunuh diriku sendiri tidak perlu perang seperti ini
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Se eu soubesse disto antes, eu teria me matado e tinha-lhe poupado a guerra.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Se lo avessi saputo, mi sarei uccisa prima e ti avrei risparmiato questa guerra.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Si j'avais su, je me serais tuée et t'aurais épargné cette guerre.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Wenn ich das gewüsst hätte, hätte ich mich gleich umgebracht und Dir diesen Krieg gespart.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.Ако бях знаела това, щях да се самоубия преди, и щях да ти спестя тази война.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.- Если бы я знала, я б убила себя и не было бы этой войны.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.לו ידעתי זאת, הייתי שמה קץ לחיי כבר אז, והקרב היה נחסך ממך. הקימו לי מדורה לשריפת גופתי! איני יכולה עוד לחיות.
Eğer böyle olacağını bilseydim, kendimi öldürürdüm ve bu savaşın meydana gelmesini engellerdim.葬儀の炎を炊いて もう生きれない
Eğer bu doğruysa geleceğin daha uzak ve şu andan daha farklı bir şey haline gelmesini sağlar.그렇게 함으로써 미래가 현재와는 거리가 있고, 다르게 느껴진다면
Eğer bu doğruysa geleceğin daha uzak ve şu andan daha farklı bir şey haline gelmesini sağlar.אם זה נכון זה גורם לך להרגיש שהעתיד הוא כמו משהו רחוק יותר ושונה יותר מההווה,
Eğer bu doğruysa geleceğin daha uzak ve şu andan daha farklı bir şey haline gelmesini sağlar.وإن كان هذا صحيحا، وكان المستقبل يبدو كأنّه شيء أبعد زمنيّا و أكثر اختلافا عن الحاضر،
Eğer bu doğruysa geleceğin daha uzak ve şu andan daha farklı bir şey haline gelmesini sağlar.現在から遠く離れたものに感じられ 貯蓄する気が薄れます
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A jeźliby się to do starosty doniosło, my go namówimy, a was bezpiecznymi uczynimy.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A keby sa to dopočulo u vladára, my ho prehovoríme a vás urobíme bezstarostných.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A uslyší-liť o tom hejtman, myť ho spokojíme a vás bezpečny učiníme.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Dan kalau gubernur mendengar hal itu, kami akan membujuk dia supaya kalian tidak mendapat kesulitan apa-apa.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››E, se isto chegar aos ouvidos do governador, nós o persuadiremos, e vos livraremos de cuidado.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››E se mai la cosa verrà all'orecchio del governatore noi lo persuaderemo e vi libereremo da ogni noia»
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››És ha ez a helytartó fülébe jut, mi elhitetjük õt, és kimentünk titeket a bajból.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod