Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››Perguntaram-lhe os discípulos: Por que dizem então os escribas que é necessário que Elias venha primeiro?
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››Ucenicii I-au pus întrebarea următoare: ,,Oare de ce zic cărturarii că întîi trebuie să vină Ilie?``
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››Und seine Jünger fragten ihn und sprachen: Was sagen denn die Schriftgelehrten, Elia müsse zuvor kommen?
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››И спросили Его ученики Его: как же книжники говорят, что Илии надлежит придти прежде?
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››І питали в Него ученики Його кажучи: Що ж се кажуть письменники, що Ілия мусить прийти попереду?
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››Учениците Му го попитаха, казвайки: Защо тогава думат книжниците, че Илия трябва първо да дойде?
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››וישאלהו תלמידיו לאמר למה זה אמרים הסופרים כי אליהו בוא יבוא בראשונה׃
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››وسأله تلاميذه قائلين فلماذا يقول الكتبة ان ايليا ينبغي ان يأتي اولا.
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››門 徒 問 耶 穌 說 、 文 士 為 甚 麼 說 以 利 亞 必 須 先 來
Öğrencileri Ona şunu sordular: ‹‹Peki, din bilginleri neden önce İlyasın gelmesi gerektiğini söylüyorlar?››門徒 問耶穌說 、 文士 為 甚 麼說 以利 亞必須 先來
O günün çabucak gelmesini öylesine istiyorum ki.Come desidero che quel giorno arrivi presto.
O günün çabucak gelmesini öylesine istiyorum ki.Je suis impatiente.
O günün çabucak gelmesini öylesine istiyorum ki.Как я хочу, чтобы этот день поскорее наступил.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Debe de haber mucha gente que está esperando a que llegue ese día.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Der må være mange, - - som venter på den dag.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Det måste finnas många- -som väntar på den dagen.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Deve haver muitas pessoas que anseiam por esse dia.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Devono esserci molte persone che aspettano quel giorno.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Na pewno wielu ludzi czeka na ten dzień.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Varmasti moni ihminen odottaa sitä päivää.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Πρέπει να υπάρχουν πολλοί που θα περιμένουν αυτή τη μέρα.
O günün gelmesini bekleyen çok sayıda insan olmalı.Должно быть, многие люди очень ждут этого дня.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .Ah, e para além disso, eu preciso de um acompanhante para os prémios GLADD no dia 26!
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .Oh en plus j'ai besoin d'un cavalier pour la cérémonie GLADD le 26.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .Oh, tra l'altro mi serve un ragazzo per i GLADD Awards il 26.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .Oh und ich brauche noch ein Date für die GLAAD Awards am 26.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .Αχ, και επιπλέον χρειάζομαι μια θέση στα βραβεία GLADD στις 26 του μηνός.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .К тому же, мне не с кем пойти на вручение награды GLAAD 26-го.
Oh, ek olarak ayın 26'sındaki GLADD Awards'a benle gelmesini isteyeceğim .刑事があんたに惚れてると思ってんの?
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.여러분은 화살촉을 내려놓고는 말할거에요. "이 화살촉과 화살을 50대 50으로 교환합시다."
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Anda letakkan mata anak panah Anda dan berkata, "Saya ingin menukar mata anak panah ini dengan anak panahmu.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Bạn đặt các đầu mũi tên xuống và nói, "Tôi muốn đổi những đầu mũi tên này lấy các ngọn giáo.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Deja tus puntas y dice: "Me gustaría intercambiar estas puntas por flechas terminadas.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Deponete le punte e dite, "Mi piacerebbe scambiare le punte per delle frecce finite.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Du lægger dine pilespidser og siger: "Jeg vil gerne bytte disse pilespidser for færdiglavede pile.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Du sätter ner dina pilspetsar och säger, "Jag skulle vilja byta dessa för färdiga pilar.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Je legt je pijlpunten neer en zegt: "Ik wil graag deze pijlpunten omwisselen voor schachten.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Kładziesz ostrza i proponujesz: "Chcę wymienić groty na promienie.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Položíte pred neho svoje hroty, a poviete, "Rád by som ich vymenil za už hotové šípy.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Prednjo položite svoje konice in rečete: "Tele konice bi rad zamenjal za dokončane puščice.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Pui vârfurile de săgeți jos și spui: "Vreau să îți dau la schimb vârfuri de săgeți pentru săgeți terminate.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Sie legen Ihre Pfeilspitzen hin und sagen: "Ich möchte diese Pfeilspitzen gegen fertige Pfeile tauschen.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Složíte před něj své hroty a řeknete, "chtěl bych tyto hroty vyměnit za hotové dříky.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Você pousa as pontas de seta e diz:
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Αφήνετε κάτω τις αιχμές σας και λέτε: "Θα ήθελα ν' ανταλλάξω αυτές τις αιχμές με έτοιμα βέλη.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Вы кладёте наконечники и говорите: "Я бы хотел получить стрелы в обмен на эти наконечники.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.Кладете перед ним свої наконечники і кажете: "Я б хотів поміняти ці наконечники на готові стріли.
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.אתם מניחים את ראשי החצים ואומרים: "אני רוצה להחליף את ראשי החצים הללו בחצים מוגמרים. אני אתחלק איתך 50\50."
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.تضع أمامه الرؤوس وتقول، "أريد أن أقايض هذه الرؤوس بأسهم مكتملة. سنتقاسمها النصف بالنصف".
Ok başlarını yere koydunuz ve " ben bu ok başlarının bitmiş ok haline gelmesini istiyorum.「矢を作るために矢じりと箆を交換したいです」 男は言います 「いいでしょう
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Chuyện đã xảy ra là: Có một nhóm người đến từ Brooklyn.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Dit was er aan de hand: er was een bende uit Brooklyn gekomen.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Era successo questo, era arrivata una gang da Brooklyn.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Folgendes war passiert: Eine Gang aus Brooklyn war in die Stadt gekommen.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Jak to się stało? Z Brooklynu przyjechał gang.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.그날 일어났던 일은 브루크린의 한 갱단원으로 시작합니다.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.lo que había ocurrido, era que una banda había llegado de Brooklyn.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Se întâmplase că o bandă a venit în oraș din Brooklin.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Что было до того? Из Бруклина приехала банда.
Olan şey, bir çetenin Brooklyn'den gelmesiydi.Що трапилось до цього? З Брукліну приїхала банда.