gelmemiş ile cümle

gelmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)"Повинні бути якісь речі, що не повернулися". — (Сміх) —
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)"Трябва да има нещо, което не се е върнало." (Смях)
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)באופנת שנות ה 70 -- (צחוק)--- ואיך שכל דבר מצליח לחזור לאופנה. ואחרי כמה בירות נוספות אמרתי " חייב להיות משהו
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)تناولت عدة كؤوس بيرة ، ثم قلت :" يجب أن يكون هناك أشياء لم تعد بعد " (ضحك)
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)一つくらいあるはずだ」と言ったのです (笑) もう一本ビールを飲んで 気付いたのです 「口ひげはどうしたんだ?」
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Azt tanítja: a nagylelkűség az", csak ennyi jutott eszembe.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Tu propovăduieşti generozitatea," doar la asta m-am putut gândi.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Ty učíš: je to štedrosť." to je všetko čo mi napadlo.
Bu cömertliktir," dedim. Aklıma başka bir şey gelmemişti.Вы учите: это, щедрость", это все, что я смог придумать.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Akarják vala azért õt megfogni; de senki sem veté reá a kezét, mert nem jött még el az õ órája.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Da suchten sie ihn zu greifen; aber niemand legte die Hand an ihn, denn seine Stunde war noch nicht gekommen.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Då ville de gripa honom; dock kom ingen med sin hand vid honom, ty hans stund var ännu icke kommen.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.De søgte da at gribe ham; og ingen lagde Hånd på ham, thi hans Time var endnu ikke kommen.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.De søkte da å få grepet ham; men ingen la hånd på ham, for hans time var ennu ikke kommet.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Ei căutau deci să -L prindă; şi nimeni n'a pus mîna pe El, căci încă nu -I sosise ceasul.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Entonces procuraban prenderle, pero nadie puso su mano sobre él, porque todavía no había llegado su hora
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Gledali so torej, da bi ga zgrabili; ali nihče ni položil nanj roke, ker ura njegov še ni bila prišla.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.I hledali ho jíti, ale žádný nevztáhl ruky na něho, nebo ještě byla nepřišla hodina jeho.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.I szukali, jakoby go pojmać; ale żaden nie ściągnął nań ręki; bo jeszcze nie przyszła godzina jego.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.저희가 예수를 잡고자 하나 손을 대는 자가 없으니 이는 그의 때가 아직 이르지 아니하였음이러라
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Procuravam, pois, prendê-lo; mas ninguém lhe deitou as mãos, porque ainda não era chegada a sua hora.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Vậy , họ kiếm thế bắt Ngài ; nhưng không ai tra tay_trên Ngài , vì giờ Ngài chưa đến .
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Vậy, họ kiếm thế bắt Ngài; nhưng không ai tra tay trên Ngài, vì giờ Ngài chưa đến.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Vtedy ho hľadali jať, ale nikto nepoložil na neho ruky, lebo ešte nebola prišla jeho hodina.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.И искали схватить Его, но никто не наложил на Него руки, потому что еще не пришел час Его.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Тогава Исус пак рече: Истина, истина ви казвам, Аз съм вратата на овцете.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.Шукали тодї, щоб схопити Його, та ніхто не зняв на Него руки, бо ще не прийшла година Його.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.ויבקשו לתפשו ואיש לא שלח בו יד כי לא בא עתו׃
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.فطلبوا ان يمسكوه. ولم يلق احد يدا عليه لان ساعته لم تكن قد جاءت بعد.
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.他 們 就 想 要 捉 拿 耶 穌 . 只 是 沒 有 人 下 手 、 因 為 他 的 時 候 還 沒 有 到
Bunun üzerine Onu yakalamak istediler, ama kimse Ona el sürmedi. Çünkü Onun saati henüz gelmemişti.他 們 就 想要 捉拿 耶穌 . 只是 沒有人 下手 、 因 為 他 的 時候還沒 有 到
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Descubrí cosas asombrosas durante mi estudio que nunca se me habían ocurrido.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.E ho trovato alcune cose sorprendenti nel corso del mio studio che non avevo mai pensato.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Encontrei algumas surpresas espantosas no decorrer do meu estudo que nunca me tinham ocorrido.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.En ik vond in de loop van mijn studie enkele verbazingwekkende zaken die me nooit eerder waren opgevallen.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.그리고 연구를 통해 평소에는 전혀 생각하지 못했던 것들을
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Počas môjho štúdia som zistila niekoľko úžasných vecí, ktoré som si dovtedy nikdy nevšimla.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Și am găsit câteva lucruri uimitoare în timpul acestui studiu la care nu mă gândisem înainte.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Találtam néhány elképesztő dolgot kutatásom során, ami még soha nem fordult elő velem.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Und im Lauf meiner Recherche fand ich einige erstaunliche Dinge heraus, die mir vorher nie bewusst waren.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.W trakcie swych badań odkryłam parę zdumiewających rzeczy, na które wcześniej nie wpadłam.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Μελετώντας ανακάλυψα ορισμένα εκπληκτικά πράγματα που δεν τα είχα σκεφτεί ποτέ.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.В ходе своих исследований я сделала для себя потрясающее открытие, доселе не приходившее мне в голову.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.Открих някои изумителни неща в процеса на проучването си, които никога не ми бяха хрумвали.
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.וגיליתי כמה דברים מדהימים במהלך המחקר
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.واكتشفت بعض الأمور المذهلة خلال سياق دراستي
Çalışmam esnasında bazı şaşırtıcı şeyler buldum, ki hiç aklıma gelmemişti.正直なところ 宗教に別れを告げた頃の私は
Cristina da oradaydı. Juan Antonio bir bahaneyle gelmemişti.كريستينا كانت هناك، لم تحضر معها أنطونيو الذي اعتذر
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Acho que não pensavas quando fazias amor com a Cristina ou com a Maria Elena...
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.De nyilván nem gondoltál rá, amíg szeretkeztél Cristinával, vagy Maria Elenával.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Estoy segura de que no pensabas en eso cuando... ...le hacías el amor a Cristina, o a María Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Ik weet zeker dat je er niet aan dacht toen je de liefde bedreef met Cristina of Maria Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Je suis sûre que tu y pensais pas quand tu faisais I'amour avec Cristina ou Maria Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Sunt sigură că nu te gândeai la asta când făceai amor cu Cristina sau cu Maria.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.أنا واثق أنك لم تكن تفكر به حين كنت تمارس الحب مع كريستينا أو ماري إيلينا
Daha yeni gelmemiş miydin?Tu es sorti, récemment.
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .A řekněme, že z nějakého důvodu, všechny tyto ostatní úvěry nejsou likvidní. Ještě nejsou splatné.
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .In recimo, da so, iz kakršnega koli razloga, vsa ta ostala posojila nelikvidna. Torej ni jih še treba plačati.
Diyelim ki bu bankanın verdiği kredilerin henüz vadesi gelmemiş. . .流動性はありません。 それらの支払いはまだです。 したがって、銀行はこれらのローンを取り除くことはできません。
Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur.Bym był nie przyszedł, a nie mówił im, nie mieliby grzechu; lecz teraz nie mają wymówki z grzechu swego.
İlgili Sayfalar