Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.Y eso es lo logró, y eso es a lo que tenemos que llegar.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.Вот чего она достигла, и нам тоже нужно этого добиться.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.И това е нещото, което тя постигна и към което ние трябва да се стремим.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.І це те, чого вона досягла і що ми маємо зрозуміти.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.וזה מה שהיא השיגה, ולשם אנו חייבים להגיע.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.وهذا ما حققته ، وهذا ما لدينا للوصول اليه.
Ve işte kazandığı da bu ve gelmemiz gereken nokta da bu.次のはゾッとする画像ですから
Ve oradaydı. Gelmemiz gerektiğini söylediler.Alors qu'il était là, ils nous ont dit qu'il fallait qu'on passe.
Ve oradaydı. Gelmemiz gerektiğini söylediler.Hij was daar en ze zeiden dat we moesten komen.
Ve oradaydı. Gelmemiz gerektiğini söylediler.Und er war da und die haben gesagt, dass wir kommen müssen.
Ve oradaydı. Gelmemiz gerektiğini söylediler.Той беше там и те ни казаха, че трябва да отидем.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Em resultado, a maioria das pessoas não voltava, porque funcionava.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.그렇게하면 대부분은 다시 돌아오지 않았습니다.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.La maggior parte non ritornava, perché funzionavano.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Och det visade sig att de flesta kom inte tillbaka eftersom det fungerade.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Şi s-a dovedit că majoritatea oamenior nu se mai întorceau pentru că funcţiona.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Und danach kamen die meisten Leute tatsächlich nicht zurück, denn es funktionierte.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Większość pacjentów nie wracała, uleczona.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Y resultó que la mayoría de las personas no regresaba porque funcionaba.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.Αποδείχθηκε ότι οι περισσότεροι δεν επέστρεφαν, γιατί είχε αποτέλεσμα.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.И, оказывалось, что большинство людей после этого не возвращались, потому что помогало.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.И се оказало, че повечето хора не се връщали, защото действало.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.ומסתבר שרוב האנשים לא חזרו
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.واتضح أن معظم الناس لن يعودوا
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.薬が効いたからです
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Ça nous a pris environ une semaine pour enfin y arriver.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.C'è voluta una settimana per convergere gradualmente.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Dan perlu waktu satu minggu bagi kami untuk bertemu.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.És kb. egy hétig tartott hogy végülis fokozatosan közeledjünk.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Het duurde nog een week voor we elkaar daadwerkelijk ontmoetten.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.일주일이 걸려서 우리는 서서히 만났습니다
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Și ne-a luat aproape o săptămână ca să ne intersectăm cu adevărat.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Und wir brauchten ungefähr eine Woche, um tatsächlich nach und nach zusammen zu treffen.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Và nó mất khoảng 1 tuần cho chúng tôi hội tụ thật sự.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Y nos llevó una semana finalmente reunirnos.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Zabralo to asi týden, než jsme k sobě dopluli.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Μας πήρε μία βδομάδα περίπου για να συγκλίνουμε σταδιακά.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Нам понадобилась неделя, чтобы наконец встретиться.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.Отне ни една седмица, за да можем отново да се срещем.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.וזה לקח לנו בערך שבוע כדי להתכנס באופן הדרגתי.
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.و أستغرقت تلك العملية أسبوع حتى إستطعنا أن نتلاقى
Ve sonunda biraraya gelmemiz yaklaşık bir hafta sürdü.約1週間かかりました 私は1.3ノットという
Wall Street Journal'da sol el makalesi haline gelmemizin çok büyük ihtimal olduğunu söyledim.월 스트리트 저널 왼쪽면 컬럼에 나올 확률이 우리에게는 엄청 높아진다고 말이죠.
Wall Street Journal'da sol el makalesi haline gelmemizin çok büyük ihtimal olduğunu söyledim.שאם הוא יוכל למצוא לכך מימון, ניכנס לטור השמאלי בוול סטריט ג'ורנל.
Wall Street Journal'da sol el makalesi haline gelmemizin çok büyük ihtimal olduğunu söyledim.انه ان تمكن من ايجاد بعض التمويل لهذا فسنصبح العمود الايسر لصحيفة الوول ستريت
Wall Street Journal'da sol el makalesi haline gelmemizin çok büyük ihtimal olduğunu söyledim.我々がウォール・ストリート・ジャーナルの 左側の欄のコラムを担当しますと 彼は賛成してくれ その出資先が見つかり
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Dus wat is de kans dat u geen 1 keer kop gooit na 5 worpen?
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Então qual é a probabilidade que que você obtenha nenhuma cara depois de 5 lançamentos?
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Jaká je pravděpodobnost, že nepadne panna ani jednou v pěti hodech?
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Jakie mamy prawdopodobieństwo, że w pięciu rzutach nie uzyskamy żadnej reszki?
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Wie hoch ist also die Wahrscheinlichkeit, dass du nach 5 Würfen keinen einzigen Kopf hast?
Yani beş defa attlktan sonra hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Т.е. какова вероятность того, что после 5 подбрасываний ни разу не выпадет "орел"?
Yani... ...o noktaya gelmemiz çok zor olmuştu... ...ve o zaman, iyi olacağımızı düşünmüştüm.Quiero decir... ...había sido tan difícil conseguir regresar, y luego, pensé que íbamos a estar bien.
Yani... ...o noktaya gelmemiz çok zor olmuştu... ...ve o zaman, iyi olacağımızı düşünmüştüm.Quiero decir... ...había sido tan difícil conseguir regresar, y luego, pensé que íbamos a estar bien.
Yani... ...o noktaya gelmemiz çok zor olmuştu... ...ve o zaman, iyi olacağımızı düşünmüştüm.Εννοώ... Ήταν πολύ δύσκολο να φτάσεις στο σημείο που είμασταν, και μετά, ξέρεις, νόμιζα ότι θα είμασταν καλά.
Yani... ...o noktaya gelmemiz çok zor olmuştu... ...ve o zaman, iyi olacağımızı düşünmüştüm.Мислим... било је тако тешко да стигнемо довде где смо сада, и тог тренутка, мислио сам да ћемо бити у реду.
Yani söylediğimiz şey şudur: ölçeklendirme sürdürülebilirliğin düşmanı haline gelmemelidirAlso was wir sagen ist, das Skalierbarkeit kein Feind der Nachhaltigkeit werden sollte.
Yani söylediğimiz şey şudur: ölçeklendirme sürdürülebilirliğin düşmanı haline gelmemelidirAzt mondjuk tehát, hogy a terjesztés nem mehet a fenntarthatóság rovására.
Yani söylediğimiz şey şudur: ölçeklendirme sürdürülebilirliğin düşmanı haline gelmemelidirChcemy w ten sposób przekazać, że możliwość zwiększenia skali nie powinna być wrogiem zrównoważenia.
Yani söylediğimiz şey şudur: ölçeklendirme sürdürülebilirliğin düşmanı haline gelmemelidirDeci ce susținem este că scalabilitatea nu ar trebui să devină un inamic al durabilității.