Hala mı aklın başına gelmedi?嫌いって言われたじゃない かまうなって言われたでしょ
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Forgæves slog jeg eders Børn, de tog ikke ved Lære, som hærgende Løve fortærede Sværdet Profeterne.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.내가 너희 자녀를 때림도 무익함은 그들도 징책을 받지 아니함이라 너희 칼이 사나운 사자 같이 너희 선지자들을 삼켰느니라
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo jsem bil syny vaše, kázně nepřijali; sežral meč váš proroky vaše jako lev, kterýž dáví.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo som bil vašich synov, neprijali kázne. Váš meč požral vašich prorokov ako zhubný lev.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Próżnom bił synów waszych, karania nie przyjęli; miecz wasz pożarł przecie proroków waszych, jako lew tracący.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Zastonj sem tepel sinove vaše, nauka niso sprejeli; vaš meč je pokončal proroke vaše kakor lev morilec.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Вотще поражал Я детей ваших: они не приняли вразумления; пророков ваших поядал меч ваш, как истребляющий лев.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.לשוא הכיתי את בניכם מוסר לא לקחו אכלה חרבכם נביאיכם כאריה משחית׃
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.لباطل ضربت بنيكم. لم يقبلوا تأديبا. اكل سيفكم انبياءكم كأسد مهلك
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責 打 你 們 的 兒 女 、 是 徒 然 的 . 他 們 不 受 懲 治 . 你 們 自 己 的 刀 、 吞 滅 你 們 的 先 知 、 好 像 殘 害 的 獅 子
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責打 你 們 的 兒女 、 是 徒然 的 . 他 們不受 懲治 . 你 們自己 的 刀 、 吞滅 你 們 的 先知 、 好像 殘害 的 獅子
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.Dime por favor, que ella no significa nada para ti.
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.오빠! 나 하는 대로 따라 해죠 얘는 나랑 아무 상관없는 애다
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.Oppa,Kumohon bilang padaku kalau dia bukan siap-siapa
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.Querido, por favor diga que ela não significa nada para você.
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.Оппа, скажи їй що вона нічого для тебе не значить.
Hayatım, lütfen senin için hiçbir anlama gelmediğini söyle bana.هون , ارجوك تكلم لا تكن لها اى مشاعر
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.- Nee, hij was niet naar beneden voor het diner.
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.Nein, er war auch nicht beim Abendessen.
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.- Nem volt sem le vacsorázni.
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.- Ne, nesešel dolů ani na večeři.
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.- Ne ni bil dol za večerjo.
- Hayır. Akşam yemeğine gelmedi.- Той не е за вечеря.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Apakah ada di antara Anda melihat kapten hari ini?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Có bất kỳ của bạn nhìn thấy thuyền trưởng ngày hôm nay?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Czy ktoś z was widział kapitan dzisiaj?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Har någon av er sett kaptenen idag?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Har nogen af jer set kaptajnen i dag?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Nee, en hij was niet naar beneden voor de lunch.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Ne, in ni bil določen za kosilo.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Nein, und beim Mittagessen war er auch schon nicht.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Nem, és nem volt meg az ebéd.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Ne, nepřišel ani na oběd.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Nu, şi el nu a fost în jos pentru masa de prânz.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Onko kukaan teistä nähnyt Kapteeni tänään?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Qualcuno di voi ha visto il capitano oggi?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Už niekto z vás videl kapitán dnes?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Έχετε κάποια από σας δει ο καπετάνιος σήμερα;
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Кто-нибудь из вас видел Сегодня капитан?
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.- Не, и той не е за обяд.
- Hayır, öğle yemeğine de gelmedi.Хто-небудь з вас бачив Сьогодні капітан?
Hemen tahliye etmeliyiz. Max, Rockhound, hemen mekiğe dönün. - Neden hâlâ gelmediler?.בזהירות
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Ainda não cheguei à melhor parte.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.A to še ni vse.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Ešte som sa nedostal k tomu najlepšiemu.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Ez még nem a legjobb rész.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Het beste moet nog komen.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Je ne vous ai pas montré ce qu'il y a de mieux.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Ještě jsem ale neukázal to nejlepší.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Ma non sono ancora arrivato alla parte migliore.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Masih ada yang lebih hebat.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.N-am ajuns încă la partea cea mai bună.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Nhưng tôi chưa đến phần hay nhất mà.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Nie doszedłem jeszcze do najlepszego.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Δεν έφτασα ακόμη στο καλύτερο μέρος!
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Все още не съм стигнал до най-добрата част.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Я ещё не дошел до самого лучшего.
Henüz en iyi bölüme gelmedim.Я ще не підійшов до найкращої частини.
-Henüz o noktaya gelmedik.- Încă nu. Încă nu?