Fakat buraya Ticaret Odasından gelmedim."אבל אני לא פה מלשכת המסחר.
Fakat buraya Ticaret Odasından gelmedim."ولكني لست من غرفة التجارة والصناعة
Fakat buraya Ticaret Odasından gelmedim."商工会議所に頼まれて 宣伝している訳ではありません(笑)
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Aber ich saß stundenlang da und mir fiel nichts ein.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Ale seděl jsem tam hodiny a nic mě nenapadalo.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Dar am stat așa câteva ore și nu mi-a venit nicio idee.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.그런데 몇시간을 앉아있어도 아무런 아이디어도 떠오르지 않았어요.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Mais je suis resté assis là pendant des heures, et rien ne m'est venu à l'esprit.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Ma rimasi lì per ore e non mi venne in mente niente.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Mas estive sentado durante horas, e não me ocorreu nada.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Men jeg sad der i flere timer, og jeg kunne ikke finde på noget.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Nhưng rồi tôi ngồi ở đó hàng giờ, và không có bất kì ý tưởng nào xuất hiện.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Ott ültem órákig, de semmi sem jutott eszembe.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Pero estaba allí sentado durante horas y no venían las ideas.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Siedziałem tak kilka godzin i nic nie przychodziło mi do głowy.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Urenlang zat ik daar, maar er kwam niets in me op.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Αλλά κάθισα εκεί για ώρες, χωρίς να σκεφτώ κάτι.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Але я так сидів годинами і нічого не міг придумати.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Но аз си седях с часове и нищо не ми идваше на ум.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.Я сидел часами, и ничего не приходило в голову.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.אבל ישבתי שם במשך שעות, ושום רעיון לא עלה במוחי.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.و لكن جلست هناك لساعات ، ولا شيء يأتي إلى ذهني.
Fakat saatlerce oturmama rağmen aklıma hiç bir şey gelmedi.次の日も その次の日も同じで
Fakat, sen buraya onun için gelmedin.Ale, nie jesteś tutaj żeby go oglądać.
Fakat, sen buraya onun için gelmedin. Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Aber du bist ja nicht hier, um ihn zu sehen, sondern mich, richtig?
Fakat, sen buraya onun için gelmedin. Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?Mais tu n'es pas venu le voir lui, tu es ici pour moi, n'est-ce pas ?
Fakat, sen buraya onun için gelmedin. Buraya benim için geldin, değil mi aygırım?ソファーに座って
Fakat, sen buraya onun için gelmedin.Maar je bent niet hier om hem te zien.
Fakat, sen buraya onun için gelmedin.Ma, tu non sei qui per vedere lui.
Fakat, sen buraya onun için gelmedin.Αλλά, δεν είσαι εδώ για να τον δεις.
Fakat, sen buraya onun için gelmedin.Но ты не за этим пришёл.
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.선생님께서 남은 1프로가 되실 줄이야
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.Mas nós nunca pensamos que você seria esse 1 %.
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.Pero nunca pensamos que fueras a estar en el 1% de los casos.
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.Tapi kami tidak menyangka kau akan jadi yang 1%
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.Хто ж знав, що ви потрапите у той один, що залишився .
Fakat senin o %1'de olacağın hiç aklımıza gelmedi.لكننا لم نعتقدأبداً .بأنك ستكون ال 1 بالمئة
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediIk ben opgegroeid met "Free to be you and me" (Gejuich) hip hop -- Niet zoveel gejuich voor hip hop hier.
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmedi저는 "자유로운 너와 나" 라는 이념 속에서 자랐고 (환호성) 힙합을 들으며 자랐죠.
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediגדלתי על האלבום "חופשי להיות... אתה ואני" (הקהל מריע) היפ הופ-
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediلقد تربيت على مبدأ " كن نفسك .. فأنت حرٌ بذلك " (تهليل ) والهيب هوب ..
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmedi(歓声) ヒップホップで育ちました。 今日ヒップホップファンは少ないのかな?
Geçen ay iki kere hafta sonu gelmediğini saymazsak her çarşamba ve cumartesi.По средам и четвергам, кроме двух раз в прошлом месяце, когда тебя не было.
Geçen iki yıl boyunca... ...yılda bir kez bile gelmedin.2 évig azt vártam, hogy egy évben legalább egyszer hazajössz-e.
Geçen iki yıl boyunca... ...yılda bir kez bile gelmedin.Pendant 2 ans, vous n'êtes même pas revenu une fois par an.
Geçen iki yıl boyunca... ...yılda bir kez bile gelmedin.لعامين عدت مرة في العام
Gelmedi mi daha? Yok.Още ли не се е прибрал?
Gelmedi mi daha?Εντάξει..
Gelmedi mi?Még nem?
Gelmedi mi?Όχι ακόμα;
Gelmedi mi?لم تعد بعد؟
Gelmediniz mi?A quale punto?
Gelmediniz mi?Jeątě tam nejsme?
Gelmediniz mi?Jeszcze nie?
Gelmediniz mi? Tahminen bilmemiz gerekn bir sürü şeyi bize söyleyebilirlerProbabil că ne vor lămuri în multe privinţe.
Gelmediniz mi? Tahminen bilmemiz gerekn bir sürü şeyi bize söyleyebilirlerΜα θα μπορούν να μας πουν πολλά που χρειάζεται να ξέρουμε.
Gelmediniz mi? Tahminen bilmemiz gerekn bir sürü şeyi bize söyleyebilirler>事はそんなに簡単じゃない。アメリカ合衆国政府が考えるには、
Gelmediniz mi?¿Todavía no?
Gelmediniz mi?Пока не до этого?
Gerçekten. Hiçbir şey gelmedi.Πραγματικά δεν υπάρχει κανένα.