Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Det gav ingen mening, - - så de henviste disse kurver til bagerst i matematikbøgerne.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Dit had helemaal geen zin, dus verbanden ze deze grafieken naar het slot van de wiskundeboeken.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Ennek így semmi értelme nem volt, így elásták az ilyen görbéket a matematikakönyvek mélyébe.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Esto no tenía ningún sentido, así que relegaron estas curvas al final de los libros de matemáticas.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.그들은 이 현상을 도저히 이해할 수 없었고, 그들은 수학책의 뒷표지에 이 곡선을 그려 넣으며
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Questo non aveva assolutamente senso, perciò relegarono queste curve alla fine dei libri di matematica.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.To zupełnie nie miało sensu, więc zesłano te krzywe na koniec podręczników matematycznych.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Verwirrend!
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Αυτό δεν έβγαζε καθόλου νόημα, οπότε τοποθέτησαν αυτές τις καμπύλες στο πίσω μέρος των βιβλίων μαθηματικών.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В това нямало никакъв смисъл, затова те запратили тези криви на гърба на книгите за математика.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В этом не было видно никакого смысла, поэтому они забросили эти кривые подальше в конец книг по математике.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.זה לא היה הגיוני, אז הם החביאו את העקומות אלה בסוף ספרי המתמטיקה
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.لم يكن هذا منطقيا بالمرة, فقاموا بتهميش هذا النوع من المنحنيات.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.そこで彼らはこの曲線を 数学の教科書の後ろの方に追いやって これは病的な曲線だから 説明は不要ということにしました
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Anteeksi, että emme ole käyneet.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Ci scusi per essere stati via tanto a lungo.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Desculpe termos ficado tanto tempo sem vir.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Długo nas tu nie było.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Sentimos no haber venido antes.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Vi borde ha kommit tidigare.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Vi burde være kommet før.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Μας συγχωρείτε που λείψαμε τόσο καιρό.
Bu kadar uzun süre gelmediğimiz için affedin.Простите, что нас так долго не было.
Bu kredilerin vadesi henüz gelmediği için, Banka A bu kredilerden nakit girişi sağlayamıyor.Banka A se nemůže těchto úvěrů zbavit. ...
Bu kredilerin vadesi henüz gelmediği için,Tako se banka A ne more znebiti teh posojil.
Bu kredilerin vadesi henüz gelmediği için,それでは、
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Door ernaar te kijken, werd het me duidelijk dat we kanker niet op een zinvolle manier aanpakten.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.E mentre osservavo, per me non aveva senso quel modo di trattare il cancro.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Et quand je regardais, ça n'avait pas de sens pour moi la façon dont on approchait le cancer.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Kiedy na to popatrzyłem, sposób w jaki obchodzimy się z nowotworem nie miał dla mnie sensu.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.사실 보는 것만으로는 어떻게 암에 접근해야 하는지에 대해 아무런 깨달음도 얻을 수 없었죠.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Și pe măsură ce priveam, pentru mine nu avea sens modul în care abordăm cancerul.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Úgy láttam, ennek a fajta megközelítésnek nincsen értelme.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Und als ich das ansah, ergab es für mich keinen Sinn wie wir dem Krebs begegnen.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Y a mi manera de ver, no tenía sentido cómo estábamos encarando el cáncer.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.Καθώς το έβλεπα αυτό, δε μου φαινόταν λογικός αυτός ο τρόπος προσέγγισης.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.И, глядя на это, я думал, что это неправильный подход к лечению рака.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.И като наблюдавах, разбрах, че нещо не беше наред в това как подхождахме към рака.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.וככל שראיתי את זה, לי זה נראה לא הגיוני, האופן בו ניגשנו לסרטן.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.فعندما نظرت إليها، لم يكن منطقيا بالنسبة لي كيف نتعامل مع السرطان.
Buna baktığımda, kansere olan yaklaşımımız bana çok mantıklı gelmedi.その癌に対するアプローチが もっともだと思えず どういう根拠なのか理解するため
Bu ne? Neden O gelmedi?Was ist das?Warum ist sie immer noch nicht hier?
Bu ne? Neden O gelmedi?Τι είναι αυτό; Γιατί δεν έχει έρθει ακόμα;
Bu ne? Neden O gelmedi?מה זה? למה היא עדיין לא פה?
Bu ne? Neden O gelmedi?ماهذا؟لماذا مازالت ليست هنا ؟
Bu ne? Neden O gelmedi?知らない
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.A legfontosabb a tehetetlenség és a mozgási ellenállás.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Cel mai important e inerţia sau rezistenţa la mişcare.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Celui qui est le plus important est l'inertie ou la résistance au mouvement.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.De belangrijkste is de inertie of de weerstand tegen beweging.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Der wichtigste ist die Trägheit oder der Bewegungswiderstand.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.아주 중요한것 중 한가지는 동작에 미치는 관성이나 저항력입니다.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Najważniejszym jest inercja (moment bezwładności) lub opór ruchu.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.O parâmetro mais importante é a inércia ou a resistência ao movimento.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Quello più importante è l'inerzia o resistenza al movimento.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Ten najdôležitejší je hybnosť, alebo odpor voči pohybu.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Ten nejdůležitější je setrvačnost neboli odpor k pohybu.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Uno de los más importantes es la inercia o resistencia al movimiento.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Αυτή που είναι η πιό σημαντική είναι η αδράνεια ή η αντίσταση στην κίνηση.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Найважливіший серед них -- сила інерції або опір руху.