Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmedi ile cümle

gelmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir geleceğimiz vardı, gelmedi.Teníamos un futuro que no llegó.
Kimse imdadımıza gelmedi.Nadie vino en nuestra ayuda.
Sıra daha sana gelmedi.Todavía no es tu turno.
Günde beş saat uyuduğu ve işe asla geç gelmediği biliniyor.Ban afirma que no duerme más de cinco horas cada noche y que nunca ha llegado tarde al trabajo.
Ekim 2006'da The Game, 50 Cent'e bir barış anlaşması önerdi, ancak hemen cevap gelmedi.En octubre de 2006, The Game extendió un tratado de paz con Jackson, que no fue inmediatamente respondido.
Ambrose, yardıma gelmedi.Ambrosio no acepta.
Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı.En su biografía aclaró que ningún paciente entró en su clínica.
Meg, Neil'a, ondan hoşlanmıyor oluşunun, onun ölmesini istediği anlamına gelmediğini söyler.Meg reconoce tener algo de aprecio por Neil y comenta que aunque no le guste, no significa que le caiga mal.
Dorinda Orlando'nun delirip aklının başına gelmediğini anlamıştır.Allí, el señor Naranja pierde el sentido.
Ancak sportif başarı yine de gelmedi.El objetivo deportivo no se consiguió.
Bu darbeler, hiçbiri bir atardamara rast gelmediğinden etkili olmadı.Estaban tan estrechamente detenidos que ninguno de ellos logró regresar a casa.
Plaklarının devamı gelmedi.No dejó grabaciones.
Hofmann'dan ise daha sonra başka hiçbir reaksiyon gelmedi.Después de Brunete no se volvió a efectuar ninguna ofensiva más en la zona.
Halk Ardahan ve Erzurumdan gelmedir.El público salió atónito y sorprendido.
Köy halkı aslen Oğuz Türklerinden gelmedir.Ninguno de los turcochipriotas Linou regresó a su pueblo.
Fakat ilk bir yılda yardımlar gelmedi.En los primeros años no había socios.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Se afirma que el matiz burgués del tango no se concuerda ni se lleva bien con el espíritu soviético.
Hiç kimse gelmedi.Nessuno è venuto.
Benim zamanı henüz gelmedi.Non è ancora suonata la mia ora.
O, gelmediği için özür diledi.Si scusò per non essere venuto.
Tom dün gece eve geri gelmedi.Tom non è tornato a casa ieri notte.
Tom bugün okula gelmedi.Tom non è venuto a scuola oggi.
Neden kimse gelmedi?Perché non è venuto nessuno?
Tom henüz eve gelmedi mi?Tom non è ancora tornato a casa?
O bile hiç aklıma gelmedi.Non mi è mai nemmeno venuto in mente.
Kentteki birçok yerin adı Arapça’dan gelmedir.La città rimase inabitata durante il dominio arabo.
Ekim 2006'da The Game, 50 Cent'e bir barış anlaşması önerdi, ancak hemen cevap gelmedi.Nell'ottobre 2006, Game cercò di fare pace con 50, ma non ottenne risposta.
Tahtalıoğulları: Orhaneli ilçesinden gelmedir.Arcentide: ovvero un figlio, non nominato, del siculo Arcente.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
10 Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi.Cinque sono già caduti, uno regna ora, e il settimo non è ancora venuto.
Çünkü tangonun burjuva ahenginin sovyet ruhuna uygun gelmediği bildirildi.Perché l’armonia borghese del tango non si conforma allo spirito sovietico.
Ancak iki taraf hiçbir zaman bir savaş için karşı karşıya gelmedi.Ad ogni modo, le due potenze non giunsero mai ad un solido contratto di cooperazione.
Mahallenin geneli Ordu'nun Kumru ilçesinden gelmedir.Il Comandante generale dell'esercito statunitense giungerà di lì a poco.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Klaus va subito al punto: chiede perché la madre sia lì.
İkinci yoldan yapılan önemsiz çözümdür, çünkü henüz hiçbir çarpışmanın meydana gelmediğini belirtir.Fu un incontro casuale dato che non c'è alcuna scena in cui compaiano tutti e due insieme.
Birdaha bir araya gelmediler ve Branden objektivist harekette bir "persona non grata" oldu.I due non si riconciliarono e Branden rimase una persona non grata nel movimento oggettivista.
Ona ziyaret etmesi için yalvardım ama o gelmedi.Я просил его зайти, но он не пришёл.
Kimse partiye gelmedi.Никто не пришёл на вечеринку.
Hasta olduğundan dolayı o okula gelmedi.Она не посещала школу, потому что была больна.
Tom eve gelmedi.Том не пришёл домой.
Sence de, birlikteliğimizi resmiyete dökmenin zamanı gelmedi mi artık?Тебе не кажется, что нам пора оформить наши отношения?
Birtakım ülkelerde insanlar güneş yanığının göze hoş gelmediğini düşünüyor.В некоторых странах считается, что загар — это некрасиво.
Bizim oylarımız onun seçimi kazanması için yeterli gelmedi.Наших голосов не хватило, чтобы его избрать.
Sen ne ara böyle yanmayı başardın? Daha yaz gelmedi ki!Когда ты успела так загореть? Лето ещё не началось!
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.Когда они не появились, он шутливо заметил, что они должны сами покончить жизнь самоубийством.
Günde beş saat uyuduğu ve işe asla geç gelmediği biliniyor.По его собственным словам, он спит по пять часов, а на работу никогда не опаздывает.
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Происходит, возможно, из греч.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.Так в 19 лет он покинул свой дом и больше никогда не возвращался туда.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.После этого сражения практически не было серьёзных столкновений.
Ancak Corbin gelmedi.Но Бибик не приехал.
Sparta'dan herhangi bir yanıt gelmedi.Спарта не дала никакого ответа.
Kopenhag Üniversitesi'nde profesörlük unvanını kazanmış 12 kişi bu aileden gelmedir.Среди его родственников было 12 профессоров Университета Копенгагена.
Ancak 15 yaşında gelmediğinden Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına katılamayacaktı.После этого не мог участвовать в чемпионатах мира и Европы.
(Türkçe: Daha gelmediler mi?)(«Ещё не умерла Украина»).
Fakat ilk bir yılda yardımlar gelmedi.В первый день присутствовали не все депутаты.
İsa, "Anne benden ne istiyorsun, daha benim saatim gelmedi" diye yanıt verir.Иисус говорит Ей: что Мне и Тебе, Жено? еще не пришел час Мой.
Venedik Cumhuriyeti tarafından vadedilen askeri yardım gerçekten asla gelmedi.Обещанная финансовая поддержка Миссии никогда не поступила.
Ancak iki taraf hiçbir zaman bir savaş için karşı karşıya gelmedi.Во-первых, предложение никогда не разрывается на две страницы.
Hayır, o gelmedi.Но она не пришла.
Biri, Kelkit'in elbizim (Tütenli) Köyünden; diğeri Bayburt Pulur'dan gelmedir.Первый присоединился к Bad Religion, второй — к группе Kelly Osbourne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod