geliyorsunuz ile cümle

geliyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Conduci. Scoți bateria goală.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Conduzimos. Tiramos a nossa bateria vazia.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Du kører. Du tager dit flade batteri ud.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Je rijdt. Je verwijdert je lege batterij.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.운전을 하고 가다가 방전된 배터리를 빼내고
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz. Tam dolu bataryayı takıyorsunuz ve sürüşe devam ediyorsunuz.Sie fahren, Sie tauschen die leere Batterie gegen eine volle Batterie aus und fahren weiter.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz. Tam dolu bataryayı takıyorsunuz ve sürüşe devam ediyorsunuz.Wyjmujesz pusty akumulator, wsadzasz pełny i odjeżdżasz.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz. Tam dolu bataryayı takıyorsunuz ve sürüşe devam ediyorsunuz.Заезжаете, вынимаете пустую батарею, загружаете полную, и едете дальше.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Vezetsz. Kiveszed a lemerült akksidat.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Voi guidate. Estraete la vostra batteria scarica.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Vous conduisez. Vous retirez votre batterie lorsqu'elle est vide.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Οδηγείτε. Αφαιρείτε την εξασθενημένη μπαταρία.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.Вие карaте. Изваждате си изтощената батерия.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.נוסעים פנימה. מוציאים את הבטרייה המרוקנת.
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.تقود . تنزع بطاريتك المنخفضة خارجاً .
Geliyorsunuz, boşalmış akünüzü çıkarıyorsunuz.充電済みのバッテリーを装着し、再び運転に戻るのです
Genel anlamda, hisse senedi ya da stok satın aldığınızda şirketin kısmi bir ortağı haline geliyorsunuz. -لذلك فإن المفهوم العام -وهذا تماماً حقيقة الأمر- أنه عند شرائك سهم ما فإنك أساساً
Genel anlamda, hisse senedi ya da stok satın aldığınızda şirketin kısmi bir ortağı haline geliyorsunuz. -あなたは本質的に会社の一部、または一部になって、 株式を購入する時に、正確に本当にそうなる事です。
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Ale oni odpověděli Jozue: Služebníci tvoji jsme. Jimž řekl Jozue: Kdo pak jste, a odkud jste přišli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.A oni rzekli do Jozuego: Słudzy twoi jesteśmy. I rzekł do nich Jozue: Coście wy zacz, a skądeście przyszli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Azok pedig mondának Józsuénak: Szolgáid vagyunk mi! És monda nékik Józsué: Kik vagytok, és honnan jöttetek?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Da sa de til Josva: Vi vil være dine tjenere. Og Josva sa til dem: Hvem er I, og hvor kommer I fra?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.De sagde til Josua: "Vi er dine Trælle!" Josua spurgte dem så: "Hvem er I, og hvorfra kommer I?"
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Ei au zis lui Iosua: ,,Noi sîntem robii tăi.`` Şi Iosua le -a zis: ,,Cine sînteţi voi, şi de unde veniţi?``
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Ils dirent à Josué: Nous sommes tes serviteurs. Et Josué leur dit: Qui êtes-vous, et d`où venez-vous?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.In reko Jozuetu: Hlapci smo tvoji. Jozue pa jih vpraša: Kdo ste? In odkod ste prišli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.그들이 여호수아에게 이르되 우리는 당신의 종이니이다 여호수아가 그들에게 묻되 너희는 누구며 어디서 왔느뇨
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Na to povedali Jozuovi: Sme tvoji služobníci. A Jozua im riekol: Kto ste a odkiaľ ste prišli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Nhưng chúng nó nói cùng Giô-suê rằng: Chúng tôi là tôi tớ của ông. Giô-suê hỏi: Các ngươi là ai, ở đâu đến?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Risposero a Giosuè: «Noi siamo tuoi servi!» e Giosuè chiese loro: «Chi siete e da dove venite?»
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Sie aber sprachen zu Josua: Wir sind deine Knechte. Josua sprach zu ihnen: Was seid ihr, und woher kommt ihr?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Οι δε ειπον προς τον Ιησουν, Δουλοι σου ειμεθα. Ειπε δε προς αυτους ο Ιησους, Ποιοι εισθε; και ποθεν ερχεσθε;
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.А те казаха на Исуса: Твои слуги сме. И Исус им рече: Кои сте? и от где идете?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Они сказали Иисусу: мы рабы твои. Иисус же сказал им: кто вы и откуда пришли?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.ויאמרו אל יהושע עבדיך אנחנו ויאמר אלהם יהושע מי אתם ומאין תבאו׃
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.فقالوا ليشوع عبيدك نحن. فقال لهم يشوع من انتم ومن اين جئتم.
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.他 們 對 約 書 亞 說 、 我 們 是 你 的 僕 人 。 約 書 亞 問 他 們 說 、 你 們 是 甚 麼 人 、 是 從 那 裡 來 的
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.他 們對 約書亞說 、 我 們是 你 的 僕人 。 約書亞問 他 們說 、 你 們是 甚麼人 、 是 從那裡 來的
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzBeziehungen -- wie verhandelt man? Wie verhandelst du mit deinem Freund, der dein Spielzeug will?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzEn couple -- comment négocier? Comme négocier avec un ami qui veut votre jouet?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzHablando de relaciones, ¿cómo se negocia? ¿Cómo negociar con tu amigo que quiere tu juguete?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzÎn relaţii - cum negociezi? Cum negociezi cu prietenul care vrea jucăria ta?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzKapcsolatok -- hogyan egyezzünk meg? Hogyan egyezzünk meg a barátunkkal, akinek a mi játékunk kéne?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuz인간관계, 어떻게 협상할 생각이니? 네 장난감을 갖고 싶어하는 친구와 어떻게 협상할 거니?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelações — como é que negoceiam? Como é que negoceiam com um amigo que quer o vosso brinquedo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelaties -- hoe onderhandel je? Hoe onderhandel je met je vriend die jouw speelgoed wilt?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelazioni — come negoziare? Come negoziare con il vostro amico che vuole il vostro giocattolo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzZwiązki... Jak negocjować? Jak negocjować z kolegą, który chce twoją zabawkę?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzΣτις σχέσεις -- πώς διαπραγματευόμαστε; Πώς διαπραγματεύεστε με το φίλο σας που θέλει το παιχνίδι σας;
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВзаимоотношения - как надо торговаться? Как выясняете отношения с вашим другом, который хочет вашу игрушку?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВръзките... как да преговаряте? Как да преговаряте с приятеля си, който иска вашата играчка?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzמערכות יחסים - איך נושאים ונותנים? כיצד אתה עושה משא ומתן עם חברך שרוצה את המשחק שלך?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzالعلاقات -- كيف تفاوض؟ كيف تتفاوض مع صديقك الذي يريد لعبتك؟
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzおもちゃを借りたい友達と如何に交渉するべきか? 如何に初めての恋愛関係を準備するべきか?
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""Berapa banyak dari Anda sekarang lebih terlambat dibandingkan biasanya?"
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""Câți dintre voi vin acum mai târziu la birou?"
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""Có bao nhiêu người trong số các bạn hôm nay đi làm muộn hơn bình thường?"
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""Combien d'entre vous arrivent au travail plus tard qu'à leur habitude ?"
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""¿Cuántos de Uds. llegan al trabajo más tarde que de costumbre?"
"Kaçınız işe daha önce geldiğinizden daha geç geliyorsunuz?""Hányan jönnek dolgozni később, mint azelőtt?"

İlgili Sayfalar