geliyorsun ile cümle

geliyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Azok pedig mondának Józsuénak: Szolgáid vagyunk mi! És monda nékik Józsué: Kik vagytok, és honnan jöttetek?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Da sa de til Josva: Vi vil være dine tjenere. Og Josva sa til dem: Hvem er I, og hvor kommer I fra?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.De sagde til Josua: "Vi er dine Trælle!" Josua spurgte dem så: "Hvem er I, og hvorfra kommer I?"
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Ei au zis lui Iosua: ,,Noi sîntem robii tăi.`` Şi Iosua le -a zis: ,,Cine sînteţi voi, şi de unde veniţi?``
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Ils dirent à Josué: Nous sommes tes serviteurs. Et Josué leur dit: Qui êtes-vous, et d`où venez-vous?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.In reko Jozuetu: Hlapci smo tvoji. Jozue pa jih vpraša: Kdo ste? In odkod ste prišli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.그들이 여호수아에게 이르되 우리는 당신의 종이니이다 여호수아가 그들에게 묻되 너희는 누구며 어디서 왔느뇨
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Na to povedali Jozuovi: Sme tvoji služobníci. A Jozua im riekol: Kto ste a odkiaľ ste prišli?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Nhưng chúng nó nói cùng Giô-suê rằng: Chúng tôi là tôi tớ của ông. Giô-suê hỏi: Các ngươi là ai, ở đâu đến?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Risposero a Giosuè: «Noi siamo tuoi servi!» e Giosuè chiese loro: «Chi siete e da dove venite?»
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Sie aber sprachen zu Josua: Wir sind deine Knechte. Josua sprach zu ihnen: Was seid ihr, und woher kommt ihr?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Οι δε ειπον προς τον Ιησουν, Δουλοι σου ειμεθα. Ειπε δε προς αυτους ο Ιησους, Ποιοι εισθε; και ποθεν ερχεσθε;
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.А те казаха на Исуса: Твои слуги сме. И Исус им рече: Кои сте? и от где идете?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.Они сказали Иисусу: мы рабы твои. Иисус же сказал им: кто вы и откуда пришли?
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.ויאמרו אל יהושע עבדיך אנחנו ויאמר אלהם יהושע מי אתם ומאין תבאו׃
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.فقالوا ليشوع عبيدك نحن. فقال لهم يشوع من انتم ومن اين جئتم.
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.他 們 對 約 書 亞 說 、 我 們 是 你 的 僕 人 。 約 書 亞 問 他 們 說 、 你 們 是 甚 麼 人 、 是 從 那 裡 來 的
Givonlular Yeşuya, ‹‹Biz senin kullarınız›› dediler. Yeşu, ‹‹Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?›› diye sordu.他 們對 約書亞說 、 我 們是 你 的 僕人 。 約書亞問 他 們說 、 你 們是 甚麼人 、 是 從那裡 來的
Haklıydınız, o kafayı yemiş. Bizimle geliyorsun!Máte pravdu, je šílená půjdete s námi!
Haklıydınız, o kafayı yemiş. Bizimle geliyorsun!Wy macie racje ona jest szalona ty idziesz z nami
Hey! Bu günlerde ne yapıyorsun? Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.왜 그래? 야 괜찮아?
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Câu không ngủ nghê gì hết và cứ đến gần sáng lại ra ngoài.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Du schläfst nicht und du gehst vor Tagesanbruch weg.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Et ole nukkunut ja olet lähtenyt ulos ennen kuin on edes aamu.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Kamu tidak cukup tidur dan sering keluar subuh.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Nie jesz i wychodzisz w nocy.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Non stai dormendo abbastanza e esci di casa prima dell'alba.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Nu dormi bine acasa iar cand vii aici esti foarte obosita...
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun. Söyle bana.Nem aludtál és pirkadat előtt hagyod el az otthonod.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Tu ne manges pas et tu sors pendant la nuit!
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.Δεν κοιμάσαι καθόλου και <br />έρχεσαι εδώ από το χάραμα.
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.لم تعودي تنامين و تخرجين منذ الفجر
Hiç uyumuyorsun ve gün doğmadan önce geliyorsun.言ってごらん どうしてなの?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzBeziehungen -- wie verhandelt man? Wie verhandelst du mit deinem Freund, der dein Spielzeug will?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzEn couple -- comment négocier? Comme négocier avec un ami qui veut votre jouet?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzHablando de relaciones, ¿cómo se negocia? ¿Cómo negociar con tu amigo que quiere tu juguete?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzÎn relaţii - cum negociezi? Cum negociezi cu prietenul care vrea jucăria ta?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzKapcsolatok -- hogyan egyezzünk meg? Hogyan egyezzünk meg a barátunkkal, akinek a mi játékunk kéne?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuz인간관계, 어떻게 협상할 생각이니? 네 장난감을 갖고 싶어하는 친구와 어떻게 협상할 거니?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelações — como é que negoceiam? Como é que negoceiam com um amigo que quer o vosso brinquedo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelaties -- hoe onderhandel je? Hoe onderhandel je met je vriend die jouw speelgoed wilt?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelazioni — come negoziare? Come negoziare con il vostro amico che vuole il vostro giocattolo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzZwiązki... Jak negocjować? Jak negocjować z kolegą, który chce twoją zabawkę?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzΣτις σχέσεις -- πώς διαπραγματευόμαστε; Πώς διαπραγματεύεστε με το φίλο σας που θέλει το παιχνίδι σας;
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВзаимоотношения - как надо торговаться? Как выясняете отношения с вашим другом, который хочет вашу игрушку?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВръзките... как да преговаряте? Как да преговаряте с приятеля си, който иска вашата играчка?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzמערכות יחסים - איך נושאים ונותנים? כיצד אתה עושה משא ומתן עם חברך שרוצה את המשחק שלך?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzالعلاقات -- كيف تفاوض؟ كيف تتفاوض مع صديقك الذي يريد لعبتك؟
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzおもちゃを借りたい友達と如何に交渉するべきか? 如何に初めての恋愛関係を準備するべきか?
"İşe geliyorsun."Anda datang bekerja.
"İşe geliyorsun."Chodíš do práce:
"İşe geliyorsun."Je gaat naar je werk.
"İşe geliyorsun."Munkába jön.
"İşe geliyorsun. Nasıl oluyor da bu kadar mutlusun?""Du är på jobbet, varför är du så glad?"
"İşe geliyorsun. Nasıl oluyor da bu kadar mutlusun?""직장에 왔는데, 즐기고 있다니?"
"İşe geliyorsun. Nasıl oluyor da bu kadar mutlusun?""אתה מגיע לעבודה. איך אתה כל כך שמח?"
"İşe geliyorsun. Nasıl oluyor da bu kadar mutlusun?""كيف يمكنك أن تسعد بمجيئك الى العمل؟"
"İşe geliyorsun. Nasıl oluyor da bu kadar mutlusun?"何か間違ってるに違いない」
"İşe geliyorsun."Przychodzisz do pracy.
"İşe geliyorsun."Sie kommen zur Arbeit.

İlgili Sayfalar