geliyorsun ile cümle
geliyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Jimž řekl Mojžíš: Proč jest to, že vy přestupujete přikázaní Hospodinovo? ješto vám to na dobré nevyjde.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.모세가 가로되 너희가 어찌하여 이제 여호와의 명령을 범하느냐 이 일이 형통치 못하리라
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Ma Mosè disse: «Perché trasgredite l'ordine del Signore? La cosa non vi riuscirà
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Men Mose sade: »Varför viljen I så överträda HERRENS befallning? Det kan ju icke lyckas väl.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Men Moses sa: Hvorfor overtreder I Herrens bud? Det vil ikke lykkes.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Moise a zis: ,,Pentruce călcaţi porunca Domnului? Nu veţi izbuti.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Moïse dit: Pourquoi transgressez-vous l`ordre de l`Éternel? Cela ne réussira point.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Mojzes pa reče: Zakaj tako prestopate besedo GOSPODOVO? Ne boste v tem imeli sreče.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.monda Mózes: Miért hágjátok át ilyen módon az Úr akaratát, holott nem sikerülhet az [néktek.]
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Mose aber sprach: Warum übertretet ihr also das Wort des HERRN? Es wird euch nicht gelingen.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Mutta Mooses sanoi: "Minkätähden te nyt käytte rikkomaan Herran käskyä? Ei se onnistu.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Pero Moisés dijo: --¿Por qué traspasáis el mandato de Jehovah? Esto no os saldrá bien
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Respondeu Moisés: Ora, por que transgredis o mandado do Senhor, visto que isso não prosperará?
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Song Môi-se nói rằng: Sao các ngươi trái mạng Ðức Giê-hô-va? Sự đó sẽ chẳng may mắn đâu.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Song_Môi - se nói rằng : Sao các ngươi trái mạng Ðức_Giê - hô-va ? Sự đó sẽ chẳng may_mắn đâu .
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Tetapi Musa berkata, "Mengapa kamu sekarang mau melanggar perintah TUHAN? Kamu tidak akan berhasil
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Και ειπεν ο Μωυσης, Δια τι σεις παραβαινετε την προσταγην του Κυριου; τουτο βεβαιως δεν θελει ευοδοθη
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.А Моисей рече: Защо престъпвате така Господното повеление, тъй като това няма да успее?
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.Моисей сказал: для чего вы преступаете повеление Господне? это будет безуспешно;
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.ויאמר משה למה זה אתם עברים את פי יהוה והוא לא תצלח׃
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.فقال موسى لماذا تتجاوزون قول الرب. فهذا لا ينجح.
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.摩 西 說 、 你 們 為 何 違 背 耶 和 華 的 命 令 呢 、 這 事 不 能 順 利 了
Bunun üzerine Musa, ‹‹Neden RABbin buyruğuna karşı geliyorsunuz?›› dedi, ‹‹Bunu başaramazsınız.摩西說 、 你 們為 何 違背 耶和華 的 命令 呢 、 這事 不 能 順利了
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Alegând asta faci acum parte din lucrarea mea.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Als je dat doet, ben je deel van mijn werk.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Damit sind Sie jetzt ein Teil meines Kunstwerks.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Dengan melakukannya, Anda menjadi bagian dari karya seni saya.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.En conséquence, vous faites maintenant partie de mon oeuvre.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Facendo questo, ora siete parte dell'opera.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Ha megteszik, akkor a műalkotásom részévé válnak.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.버튼을 누름으로써 관객이 작품의 일부가 되는 것입니다.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Làm chuyện đó nghĩa là bạn bây giờ là một phần trong bộ sưu tập của tôi.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Robiąc to, stajesz się częścią mojej rzeźby.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Tým, že to urobíte, stávate sa súčasťou môjho diela.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Y al hacerlo, eres ahora parte de mi obra.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Με αυτόν τον τρόπο, γίνεστε μέρος του έργου μου.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Като правите това, ставате част от картината ми.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Роблячи так, ви стаєте частиною мого витвору.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.Теперь вы стали частью скульптуры.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.בעצם כשאתה עושה זאת אתה עכשיו חלק מהיצירה שלי.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.وبذلك، فأنت الآن جزء من قطعتي.
Bunu yaparak benim eserimin bir parçası haline geliyorsunuz.私の作品に囚われた人々のように
Buraya gelebilmek için grafiği 4 birim yukarı öteleyip x-2'ye geliyorsunuz. .이동한 그래프는 더하기 2 니까, 위로 4 만큼 이동하고, (x - 2)로 이동하죠
Buraya gelebilmek için grafiği 4 birim yukarı öteleyip x-2'ye geliyorsunuz. .Dus deze grafiek zal hier staan
Buraya gelebilmek için grafiği 4 birim yukarı öteleyip x-2'ye geliyorsunuz. .ثم حتى ننتقل الى هنا، لدينا + 2، لذا سنقوم بتحريك الرسم البياني لأعلى بمقدار 4، ومن ثم ننتقل الى x -2
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.A Dávid mu riekol: Odkiaľ ideš? A on mu povedal: Utiekol som z vojska Izraelovho.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Daavid kysyi häneltä: "Mistä tulet?" Hän vastasi hänelle: "Minä olen päässyt pakoon Israelin leiristä".
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Daud bertanya kepadanya, "Dari mana engkau?" Jawabnya, "Hamba lolos dari perkemahan orang Israel.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David aber sprach zu ihm: Wo kommst du her? Er sprach zu ihm: Aus dem Heer Israels bin ich entronnen.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Davide gli chiese: «Da dove vieni?». Rispose: «Sono fuggito dal campo d'Israele»
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David frågade honom: »Varifrån kommer du?» Han svarade honom: »Jag kommer såsom flykting ifrån Israels läger.»
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David i -a zis: ,,De unde vii?`` Şi el i -a răspuns: ,,Am scăpat din tabăra lui Israel.``
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David lui dit: D`où viens-tu? Et il lui répondit: Je me suis sauvé du camp d`Israël.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David spurgte ham: "Hvor kommer du fra?" Han svarede: "Jeg slap bort fra Israels Hær!"
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.David spurte ham: Hvor kommer du fra? Han svarte: Jeg har flyktet fra Israels leir.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Ða - vít hỏi người rằng : Người_ở đâu đến ? Thưa rằng : Tôi ở trại quân Y-sơ-ra-ên thoát khỏi .
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.Ða-vít hỏi người rằng: Người ở đâu đến? Thưa rằng: Tôi ở trại quân Y-sơ-ra-ên thoát khỏi.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.In David mu reče: Odkod prihajaš? On mu reče: Iz tabora Izraelovega sem ubežal.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.I řekl jemu David: Odkud jdeš? Jemuž odpověděl: Z vojska Izraelského utekl jsem.
Davut, ‹‹Nereden geliyorsun?›› diye sordu. Adam, ‹‹İsrail ordugahından kaçıp kurtuldum›› dedi.I rzekł do niego Dawid: Skąd idziesz? I odpowiedział mu: Z obozum Izraelskiego uszedł.
İlgili Sayfalar