Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.È solo se una persona è videolesa, o cieca, che il processo è interrotto.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Es sólo si uno tiene discapacidades visuales o se es ciego, cuando se interrumpe el proceso.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Het is pas wanneer men visueel gehandicapt is, of blind, dat het proces onderbroken wordt.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.그러나 시각 장애가 있는 경우 이 과정이 중단되는 것입니다.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Numai în situaţia în care persoana are deficienţe de vedere, sau este oarbă, procesul este întrerupt.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Nur wenn man sehbehindert oder blind ist wird der Prozess unterbrochen.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Só através de alguém com dificuldades visuais, ou cego é que o processo é interrompido.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Vain silloin, kun on näkövammainen tai sokea, ketju katkeaa.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Μόνο όταν κάποιος έχει οπτικές βλάβες ή είναι τυφλός, η διαδικασία αυτή διακόπτεται.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Едва ако човек има зрително увреждане, или е сляп, процесът се прекъсва.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Только в случае расстройства зрения или слепоты процесс прекращается.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.Якщо людина має порушений зір чи сліпоту, цей процес переривається.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.רק כאשר האדם לקויי ראיה, או עיוור, התהליך מופרע.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.و فقط عندما يكون الفرد ضعيف البصر أو اعمىً عندها فقط يتم إعتراض تلك العملية.
Ancak birisinin görme yetisine zarar gelirse veya kör olursa, o zaman bu süreç kesilmiş olur.この過程が中断されます そして 正常な知覚を得る代わりに
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.Ale pokud se vztah zrodí uvnitř vaši svobody, pak to bude velmi krásná věc.
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.Dar, cumva , dacă ai o relație de cuplu înăuntrul libertății tale, atunci poate fi un lucru foarte frumos .
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.Emlékszem egy férfi történetére. Ő...ez a pár veszekedett.
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.Mais, d'une certaine manière si une relation arrive dans ta liberté, alors ce sera quelque chose de très beau.
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.Pero, de algún modo, si una relación surge del interior de tu libertad, entonces será algo hermoso.
Ancak ilişki bir şekilde senin özgürlüğün içerisinde meydana gelirse, o zaman çok güzel bir şey olacaktır.И когда отношения создаются внутри вашей свободы это происходит очень красиво.
Anladým. Gelirseniz seviniriz valla.Ако искате, елате довечера.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Hvis det er for at se barnet, - - må du gerne komme.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Jak wpadniesz czasem zobaczyć mojego wnuka, będzie w porządku.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Jos tulette joskus katsomaan lastenlastani, se kyllä sopii.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.No me importaría que vinieras de vez en cuando a ver a mi nieto.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Om du kommer hit för att titta på barnet- -så går det bra.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Se dovessi venire a trovare il mio nipotino, allora va bene.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Se viesse de vez em quando para ver o meu neto, não haveria problema.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Αν θες να έρχεσαι να βλέπεις και το εγγόνι μου, δεν θα είχα πρόβλημα.
Arada bir torunumu görmeye gelirsen, sakıncası olmaz.Если будешь изредка приходить к моему внуку, тогда можно.
"Balina Avı"na gelirsek,A Bálnavadászat esetében tehát hogyan tudnánk kiragadni valamit, pl.
"Balina Avı"na gelirsek,En el caso de "La Pesca de Ballenas",
"Balina Avı"na gelirsek,"The Whale Hunt"의 경우에는
"Balina Avı"na gelirsek,Với "Cuộc săn cá voi"
"Balina Avı"na gelirsek,אשר תציף את הסוג הזה של הסיפורים. כך, שבמקרה של "צייד הליווייתן,"
"Balina Avı"na gelirsek,أظهر فيه هذه الأنواع من القصص. بالتالي، في حالة "صيد الحيتان"،
"Balina Avı"na gelirsek,野生生物、道具、血 という概念を含み 場所は北極海で主に赤色
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Alors ils m'ont approché, mais je leur ai dit "Si j'ai une idée qui me plait, je le ferai."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Así que se me acercaron, pero yo les dije, "Si tengo una idea que me guste, lo haré"
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Loro sono venuti da me, ma io gli ho detto, "Se mi viene un'idea che mi piace, la farò."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."Maka mereka mendekati saya, tapi saya beritahu mereka, "Jika saya ada ide yang saya suka, saya akan lakukan."
Bana teklifte bulunduklarında, onlara dedim ki: " Eğer aklıma iyi bir fikir gelirse, bunu yapabilirim."אז הם ניגשו אליי, אבל אמרתי להם, "אם יש לי רעיון שאני אוהב, אני אעשה את זה."
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››A Barák jej povedal: Ak pojdeš so mnou, pojdem, ale ak nepojdeš so mnou, nepojdem.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Ba-rác đáp rằng : Nếu bà đi với tôi , thì tôi sẽ đi ; nhưng nếu bà không đi với tôi , tôi sẽ không đi .
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Ba-rác đáp rằng: Nếu bà đi với tôi, thì tôi sẽ đi; nhưng nếu bà không đi với tôi, tôi sẽ không đi.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barac i -a zis: ,,Dacă vii tu cu mine, mă voi duce; dar dacă nu vii cu mine, nu mă voi duce``.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barac le respondió: --Si tú vas conmigo, yo iré. Pero si no vas conmigo, no iré
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak antwoordde echter: "Ik ga alleen als u ook meegaat en anders niet!"
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak le rispose: «Se vieni anche tu con me, andrò; ma se non vieni, non andrò»
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak lui dit: Si tu viens avec moi, j`irai; mais si tu ne viens pas avec moi, je n`irai pas.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak sade till henne: »Om du går med mig, så går jag, men om du icke går med mig, så går icke heller jag.»
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak svarede hende: "Hvis du vil gå med, vil jeg gå; men hvis du ikke går med, går jeg ikke!"
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Da sa Barak til henne: Hvis du går med mig, vil jeg gå; men hvis du ikke går med mig, så går heller ikke jeg.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Disse-lhe Baraque: Se fores comigo, irei; porém se não fores, não irei.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››És monda néki Bárák: Ha velem jösz, elmegyek; de ha nem jösz el velem, én sem megyek.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››In Barak ji reče: Ako greš z mano, pojdem, ako pa ne greš z mano, ne pojdem.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››I řekl jí Barák: Půjdeš-li se mnou, půjdu; pakli nepůjdeš se mnou, nepůjdu.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››I rzekł do niej Barak: Jeźli pójdziesz ze mną, pójdę, a jeźli nie pójdziesz ze mną, nie pójdę.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››바락이 그에게 이르되 당신이 나와 함께 가면 내가 가려니와 당신이 나와 함께 가지 아니하면 나는 가지 않겠노라