Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ela guardou a capa consigo, até que o senhor dele voltou a casa.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ella puso junto a sí el manto de José hasta que su señor volvió a casa
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Et elle posa le vêtement de Joseph à côté d`elle, jusqu`à ce que son maître rentrât à la maison.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.I zatrzymała jego szatę u siebie, aż przyszedł pan jego do domu swego;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ja hän pani vaipan viereensä siksi, kunnes Joosefin isäntä tuli kotiin.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.그 옷을 곁에 두고 자기 주인이 집으로 돌아 오기를 기다려
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Lalu istri Potifar menyimpan jubah itu sampai suaminya pulang
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Megtartá azért az õ ruháját magánál, míg az õ ura haza jöve.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà ,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Người bèn để áo của Giô-sép bên mình đợi khi chủ về nhà,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Och hon lät hans mantel ligga kvar hos sig, till dess hans herre kom hem;
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Položi pa obleko njegovo poleg sebe, dokler pride gospodar njegov v hišo svojo.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lod hun Kappen blive liggende hos sig, indtil hans Herre kom hjem,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Så lot hun hans kappe bli liggende hos sig til hans herre kom hjem.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Şi a pus haina lui Iosif lîngă ea pînă s'a întors acasă stăpînul lui.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Tedy schovala roucho jeho u sebe, až přišel pán jeho do domu svého.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Und sie legte sein Kleid neben sich, bis der Herr heimkam,
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Ze hield de mantel bij zich en toen haar man die avond thuiskwam, vertelde zij hem haar verhaal.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.Και απεθεσε το ιματιον αυτου παρ' αυτη, εωσου ηλθεν ο κυριος αυτου εις τον οικον αυτου.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И оставила одежду его у себя до прихода господина его в дом свой.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.И тя задържа дрехата му при себе си, докато си дойде господарят му в дома си.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.ותנח בגדו אצלה עד בוא אדניו אל ביתו׃
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.فوضعت ثوبه بجانبها حتى جاء سيده الى بيته.
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦 人 把 約 瑟 的 衣 裳 放 在 自 己 那 裡 、 等 著 他 主 人 回 家
Efendisi eve gelinceye kadar Yusufun giysisini yanında alıkoydu.婦人 把 約瑟 的 衣裳 放在 自己 那 裡 、 等著 他 主人 回家
Ekipman ile bir araya gelince, daha uzağı görebileceksiniz.Combinada con el equipamiento, aumentará el rango de visión.
Ekipman ile bir araya gelince, daha uzağı görebileceksiniz.Combinée à l'équipement, cette compétence vous permettra de voir plus loin.
Ekipman ile bir araya gelince, daha uzağı görebileceksiniz.In Verbindung mit der Ausrüstung erhöht sich eure Sichtweite.
Ekipman ile bir araya gelince, daha uzağı görebileceksiniz.V kombinaci s vhodným vybavením dohlédnete dále.
Ekipman ile bir araya gelince, daha uzağı görebileceksiniz.W połączeniu z wyposażeniem będziecie widzieli na większą odległość.
Elizabeth Pisani: "İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil.""Als het om politiek gaat, is niets meer logisch."
Elizabeth Pisani: "İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil."엘리자베스 피사니: "정치에 관한 모든 일은 이해를 할 수가 없습니다."
Elizabeth Pisani: "İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil."إليزبيت بيساني :عندما يصل الامر للسياسة .. فهو امرٌ غير منطقي حتماً
Elizabeth Pisani: "İş politikaya gelince, hiçbir şey mantıklı değil."つまり セックスワーカーからすれば
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Cât investim în schimbarea comportamentelor energetice, într-un mod credibil, sistematic, testat?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?De mennyit fektetünk az energia magatartás-változtatásba hihető, szisztematikus, tesztelő módon?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Hoeveel geven we uit om het energiegedrag op een geloofwaardige, systematische, testbare manier te veranderen?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Hur mycket sätter vi in i energisparande beteendeförändring på ett trovärdigt, systematiskt, utprovat sätt?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Ile wydajemy na zmiany zachowań ludzkich wobec energii w wiarygodny, systematyczy i przetestowany sposób?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?에너지 소비 행동 변화에 쓰고 있습니까? 신뢰가 가는 조직적인 테스트 방식으로 말입니다.
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Quanti ne mettiamo nel cambiamento di comportamento energetico, in modo credibile, sistematico, impegnativo?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?Wieviel stecken wir in die Veränderung des Verhaltens, in verlässliche, systematische Tests?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?А колко влагаме в промяна на енергийното поведение по правдоподобен, систематичен, тестващ начин?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?А сколько мы вкладываем в смену характера энергопотребления, систематичным, надёжным образом, с тестированием?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?בשינוי התנהגות צריכה, בדרך אמינה, שיטתית, מבוקרת?
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?تغيير سلوك الطاقة ، بطريقة جديرة ، ممنهجة ؟
Enerji kullanımı davranışını değiştirmeye gelince ne kadar güvenilir, sistemli ve test ederek gidiyoruz?信用があり 体系的で 試すような方法で? 今や 何か大きな出来事の瀬戸際にいる と考えています
Eve gelince güzel güzel konuţ tamam mý?Ευχαριστώ.
Eve gelince güzel güzel konuţ tamam mý?Ще поговориш с него по-спокойно, когато се прибере, нали?
Eve gelince, her yere mum diktim hepsini yaktım.Llegué a casa, busqué a tientas un motón de velas y las enciendí.
Eve gelince, her yere mum diktim hepsini yaktım.Wchodzę do domu i od razu muszę grzebać za świeczkami i pozapalać ich kupę.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.A keď prijde, najde zametený a ozdobený.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.Als hij daar aankomt, ziet hij dat zijn oude woning helemaal schoon en opgeknapt is.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.A přijda, nalezne jej vymetený a ozdobený.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.A przyszedłszy znajduje umieciony i ochędożony.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.E chegando, acha-a varrida e adornada.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.et, quand il arrive, il la trouve balayée et ornée.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.In ko pride tja, ga najde pometenega in olepšanega.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.Ja kun se tulee, tapaa se sen lakaistuna ja kaunistettuna.
Eve gelince orayı süpürülmüş, düzeltilmiş bulur.와 보니 그 집이 소제되고 수리되었거늘