geliştirmek ile cümle
geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.저희의 임무는 12년 동안 4억명의 인구가 살 수 있는 주택에 대한 프로토콜을 개발하는 것입니다.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Naším zadáním je vytvořit protokoly pro bydlení pro 400 milionů lidí během 12 let.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Naszym zadaniem jest opracowanie protokołów dla zakwaterowania 400 mln ludzi w ciągu 12 lat.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Notre mission est de développer un projet pour héberger 400 millions de personnes dans 12 ans.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Nuestra misión es desarrollar protocolos para la vivienda de 400 millones de personas en doce años.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Onze opdracht is om protocols voor de behuizing te ontwikkelen voor 400 miljoen mensen in 12 jaar.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Sarcina noastră este să dezvoltăm protocoale pentru locuințe pentru 400 de milioane de oameni în 12 ani.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Unser Auftrag ist es Wohnstätten zu planen für 400 Mio. Menschen in 12 Jahren.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Vores opgave er at lave protokoller for boliger til 400 millioner mennesker på 12 år.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Наша задача - разработать протоколы для обеспечения жильем 400 миллионов человек в ближайшие 12 лет.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.Нашата задача е да разработим протоколи за жилищата на 400 млн. души за 12 години.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.המשימה שלנו היא לפתח תקנים עבור דיור ל400 מיליון אנשים ב12 שנים.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.مهمتنا أن نضع بروتوكولات للإسكان لـ ٤٠٠ مليون شخص في ١٢عاماً.
Görevimiz 12 yılda, 400 milyon kişi için konut protokolleri geliştirmek.住宅計画を作り上げるのです 大量のエネルギー収支を計算しました
Görevi, suçla ilgili adli davalarda Avrupa çapındaki işbirliğini geliştirmektir.Ihre Aufgabe ist es, die Entwicklung der europaweiten Zusammenarbeit bei strafrechtlichen Fällen zu fördern.
Görevi, suçla ilgili adli davalarda Avrupa çapındaki işbirliğini geliştirmektir.Jego misja polega na usprawnianiu ogólnoeuropejskiej współpracy wymiaru sprawiedliwości w sprawach karnych.
Görevi, suçla ilgili adli davalarda Avrupa çapındaki işbirliğini geliştirmektir.Jeho poslaním je posilňovať rozvoj celoeurópskej spolupráce na trestno-právnych prípadoch.
Görevi, suçla ilgili adli davalarda Avrupa çapındaki işbirliğini geliştirmektir.Jeho posláním je prohlubovat vývoj celoevropské spolupráce v trestních věcech.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.A energia solar poderá sê-lo, e temos que desenvolver a energia solar.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.A napenergia képes rá és bizonyára fejlesztenünk is kell.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Aurinkovoimalla se onnistuu, ja meidän tulee todella kehittää aurinkovoimaa.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Energia solară poate acoperi necesarul și este clar că trebuie dezvoltată.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Il solare è possibile, e certamente lo dobbiamo sviluppare.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.태양광 발전도 좋습니다. 반드시 개발해야 하는 것 중 하나입니다. 하지만 태양광 발전을 전 세계의 기반 에너지원으로 쓰려면
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Může to být sluneční energie a určitě ji musíme rozvíjet.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Năng lượng mặt trời có khả năng và chúng ta nhất định phải phát triển nó.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Słoneczna energia jest rozwiązaniem i musimy ją udoskonalać.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Solarenergie kann es schaffen, und darin müssen wir sicherlich vorankommen.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Tenaga matahari dapat diandalkan, dan kita harus mengembangkannya.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Zonne-energie kan het doen en we moeten het zeker verder ontwikkelen.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Слънчевата енергия може да помогне, и ние със сигурност трябва да развием слънчевата енергия.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.Солнечная энергия очень важна и нам обязательно нужно ее разрабатывать.
Güneş enerjisi (solar) bunu yapabilir ve kesinlikle soları geliştirmek zorundayız.しかし世界の需要に合う程の量のエネルギーを太陽から得るためには まだ知らなければなければならない事が数多くあります
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz?Åker ni dit för att bli bättre på att slåss?
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz?Er det for at blive bedre til at slås?
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz?Haluatteko vain parantaa taistelutaitojanne?
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz?Jedziecie tam, żeby się podszkolić w sztuce walki?
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz? -Nesiniz siz, dövüş manyağı mı?¿Vas a verla porque quieres mejorar tu técnica de combate? - ¿Sois luchadores profesionales?
Ha? Dövüş yeteneğinizi geliştirmek için mi gidiyorsunuz?Πάτε για να βελτιώσετε τις πολεμικές σας ικανότητες;
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Desarrollar el Skycar ha sido un gran reto.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Développer la Skycar a été un vrai défi.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Die Entwicklung des Skycars war eine echte Herausforderung.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.스카이카를 개발하는 것은 진정한 도전이었습니다.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Opracowywanie Skycar było prawdziwym wyzwaniem.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Proiectarea Skycar-ului a fost o adevărată provocare.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Sviluppare la Skycar é stato una vera impresa.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Việc phát triển Skycar là một thử thách thật sự.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Vývoj Nebeského auta byl opravdovou výzvou.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Развитието на "Скайкар" беше истинско предизвикателство.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.Разработка Skycar была непростой.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.(צחוק)
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.مَثّل تطوير "Skycar" تحديا حقيقيا.
Hava arabasını geliştirmek gerçek bir mücadeleydi.財政面や技術面で私のことを信じている
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Ale jeden každý z nás bližnímu se lib k dobrému pro vzdělání.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Cada uno de nosotros agrade a su prójimo para el bien, con miras a la edificación
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Ciascuno di noi cerchi di compiacere il prossimo nel bene, per edificarlo
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Enhver af os være sin Næste til Behag til det gode, til Opbyggelse.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.enhver av oss være sin næste til behag, til hans gagn, til opbyggelse!
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Es stelle sich ein jeglicher unter uns also, daß er seinem Nächsten gefalle zum Guten, zur Besserung.
Her birimiz komşusunu ruhça geliştirmek için komşusunun iyiliğini gözeterek onu hoşnut etsin.Fiecare din noi să placă aproapelui, în ce este bine, în vederea zidirii altora.