geliştirmek ile cümle
geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu şirketler, ürünlerini geliştirmek istiyorlar.そこで抗加齢薬の類似品を見出す会社が現れ
Bu yeneteği daha karmaşık ve ayırt edici sesleri geliştirmek ve bireyleri tanımlamak için kullanırlar.Delfiny używają zdolności nauki do tworzenia bardziej skomplikowanych zawołań identyfikujących osobniki.
Bu yeneteği daha karmaşık ve ayırt edici sesleri geliştirmek ve bireyleri tanımlamak için kullanırlar.이들은 호출을 듣고 배우는 능력을 사용해서 더욱 복잡하고 독특한 호출을 만들어 내어 서로를 확인하는 것이죠.
Bu yeneteği daha karmaşık ve ayırt edici sesleri geliştirmek ve bireyleri tanımlamak için kullanırlar.הם יכולים להשתמש ביכולת ללמוד קריאות כדי לפתח קריאות ייחודיות ומורכבות יותר בשביל לזהות יחידים.
Bu yeneteği daha karmaşık ve ayırt edici sesleri geliştirmek ve bireyleri tanımlamak için kullanırlar.より複雑で特徴的な鳴き声を発展させ 個体を見分けているのです どんな状況でイルカはこの鳴き声を使うのでしょう
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.A nagyobb piacok növelik az ösztönzést mindenféle ötlet születésére.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Größere Märkte erhöhen den Antrieb, alle nur erdenklichen Ideen hervorzubringen.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Grotere markten vergroten de stimulans om allerlei ideeën te produceren.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.시장이 커지면 인센티브가 커져서 모든 종류의 아이디어를 생각해 냅니다.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Les marchés plus grands encouragent la production de toutes sortes d'idées.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Maiores mercados estimulam o aumento dos incentivos para a produção de todo o tipo de ideias.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Mercati più vasti aumentano gli incentivi per produrre qualsiasi tipo di idee.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Mientras más grandes los mercados, mayor el incentivo para producir todo tipo de ideas.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Pasar yang besar meningkatkan insentif untuk menghasilkan berbagai macam ide-ide.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Pieţele mari măresc motivaţia de a produce tot felul de idei.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Större marknader innebär större efterfrågan på dessa typer av idéer.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Vetší trhy vytvářejí více podnětů k nejrůznějším nápadům.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Większe rynki zwiekszają dofinansowanie... ...na powstawanie różnych rodzajów pomysłów.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Μεγαλύτερες αγορές αυξάνουν το κίνητρο να παράγουμε όλων των ειδών τις ιδέες.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Більше ринки збільшують спонукання продукувати всі види ідей.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.Более крупные рынки повышают стимул продвигать разнообразные идеи.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.По-големите пазари засилват подтика за произвеждане на всякакъв вид идеи.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.שווקים גדולים יותר מגדילים את התמריצים ליצירת מגוון סוגי רעיונות.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.الأسواق الأكبر تزيد الحافز لتوليد أفكارشتي.
Büyük piyasalar her türlü fikri geliştirmek için teşvikleri artırırlar.様々なアイデアが生まれるのです ソフトウェアにしても、コンピュータチップにしても、
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.그래서 전, 빨리 개발할 수 있고, 값싸며, 정보가 개방된 뭔가를 개발하고 싶었습니다. 왜냐하면,
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.Olyasmit szerettem volna megtervezni, ami gyorsan megvalósítható, olcsó, és bárki által elérhető,
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.Postanowiłem zatem opracować coś co moglibyśmy szybko rozwinąć, co było by tanie, ogólnie dostępne.
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.לכן רציתי משהו שנוכל לפתח במהירות ושזה יהיה זול, ושיהיה בעל גישה חופשית לכולם, מכיוון
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.وبالتالي أردت تطوير شيء يمكننا تطويره بسرعة كبيرة، وأن يكون رخيصا، وأن يكون مفتوح المصدر، لذا، ولأن
Bu yüzden ben de çok hızlı geliştirebileceğimiz, ucuz olan açık kaynaklı bir teknoloji geliştirmek istedim.開発することはできないかと思い それはオープンソースだ と考えました 原油流出はメキシコ湾 だけの問題ではなく
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Alors, construire ce feedback complet pour les professeurs et ce système d'amélioration ne sera pas facile.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Att skapa detta kompletta system före feedback och förbättring kommer inte att vara enkelt.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Construir esta completa avaliação de professores e sistema de melhoria não vai ser fácil.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Deci construirea acestui feedback complet către profesor şi îmbunătăţirea sistemul nu înseamnă muncă puţină.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Het zal niet makkelijk zijn een compleet systeem voor feedback en verbetering van leraren te maken.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Jadi membangun saran bagi para guru yang utuh dan memperbaiki sistem tidaklah mudah.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.이렇게 선생님들을 위한 완벽한 피드백과 개선 체계를 만드는 것이 쉽지만은 않을 겁니다.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Pero construir esta retroalimentación para el profesor y mejorar el sistema no será fácil.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Stworzenie systemu kompleksowej opinii i rozwoju nie będzie łatwe.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Tehát nem lesz egyszerű kiépíteni ezt a tanári visszajelzés és fejlődés rendszert.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Việc xây dựng phản hồi giáo viên toàn diện này và hệ thống cải thiện sẽ không dễ dàng.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Vybudování této kompletní učitelské zpětné vazby a zlepšovacího systému nebude jednoduché.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Άρα το να χτίσουμε αυτό το σύστημα πλήρους ενημέρωσης δασκάλων και βελτίωσης δεν θα είναι εύκολο.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Создание полноценной системы обратной связи и совершенствования для учителей не лёгкая задача.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Така че изграждайки тази пълна обратна връзка за учители и система за подобрение няма да е лесно.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.Тому побудова повноцінної системи оцінювання та покращення для вчителів буде нелегкою справою.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.אז בניית כל מערכת המשוב ושיפור למורים לא תהיה פשוטה.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.لدى فبناء نظام تقييم ذاتي متكامل ونظام تطوير للمدرس لن يكون بالأمر اليسير.
Bu yüzden bu tam öğretmen geribildirim ve gelişim sistemini geliştirmek kolay olmayacak.改善の仕組みを作り上げるのは 大変なことです たとえば 授業の様子を
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Así que no sólo hizo una prueba aquí o allá. Lo hizo para un "conjunto" completo de conocimientos.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Ei pelkästään yksi todiste siella tai täällä, vaan kokonaiselle tietopohjalle, geometrialle.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.그러니까 그냥 여기서 하나 저기서 하나를 증명한 게 아닙니다. 그는 지식의 전체에 대해서 증명했습니다
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Nicht nur ein Beweis hier oder dort. Er tat das für "set eine gesamte" des Wissens.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Niet een bewezen stelling hier en daar, maar meerdere stellingen over meerdere onderwerpen.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Nikoliv jen sem tam nějaký důkaz Udělal to pro celý soubor znalostí.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Non ha solo compiuto dimostrazioni singole, ma ha eretto un intero paradigma di conoscenze.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Takže nie len jeden dôkaz tu či tam. Spravil to pre celú "množinu" vedomostí.
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Totul a fost demonstrat!
Çalışmalarını sadece bir kaç kanıt için değil, konu hakkındaki bütün bilgileri geliştirmek için yürüttü.Więc nie tylko jeden dowód tu i tam. On to zrobił dla całego "zbioru" wiedzy.