geliştirmek ile cümle

geliştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Konečným cieľom v oboch prípadoch je zlepšiť služby poskytované európskym občanom.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.L’objectif nal, dans les deux cas, est d’améliorer le service apporté aux citoyens européens.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Mindkét esetben az a végső cél, hogy az európai állampolgárok számára nyújtott szolgáltatásokat jobbá tegyék.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Ostatecznym celem w obydwu przypadkach jest poprawa usług świadczonych obywatelom Europy.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Päätavoitteena molemmissa on Euroopan kansalaisille tarjottujen palvelujen parantaminen.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.И в двата случая главна цел е подобряването на услугите, предоставяни на европейските граждани.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Also haben über die nächsten paar Jahre Studenten und ich daran gearbeitet, einen Prozess zu entwickeln.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Aşa că în următorii câţiva ani, eu şi cu studenţii am lucrat la dezvoltarea unui proces.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Así que durante el siguiente par de años, los estudiantes y yo trabajamos para desarrollar un proceso.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.De volgende jaren zochten we daarnaar.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Durant les années suivantes, j'ai donc travaillé avec les étudiants pour créer ce procédé.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Então, nos anos seguintes, os estudantes e eu trabalhámos para desenvolver um processo.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Jadi selama beberapa tahun berikutnya, para siswa dan saya mengembangkan sebuah proses.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.그래서 그 후 몇년에 걸쳐, 학생들과 제가 같이 공정 과정을 개발했습니다.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Przez następne kilka lat razem ze studentami pracowaliśmy nad technologią.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Quindi per un paio d'anni dopo, io e gli studenti abbiamo lavorato per sviluppare un processo.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Vì thế trong vài năm kế tiếp, nhóm sinh viên và tôi đã nghiên cứu để phát triển quy trình.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Έτσι, τα επόμενα δύο χρόνια, οι φοιτητές και εγώ αναπτύξαμε μία διαδικασία.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Поэтому в течение следующей пары лет мы со студентами разрабатывали технологию.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Пред следващата година-две със студентите работихме по създаване на процес.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.Тож наступні декілька років, я разом зі студентами розробляла процес.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.אז במהלך מספר השנים הבאות, סטודנטים ואני עבדנו כדי לפתח תהליך.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.لهذا فأنه خلال السنتين الأخيرتين, قمت مع الطلاب بتطوير طريقة ما.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda, ben ve öğrencilerim bir proje geliştirmek üzere çalışacağız.まずサトウキビの搾りカスを集め
Bunlardan biri mikro-finans ve mikro-girişimi teşvik etmek için teknolojiler geliştirmek.그 중 하나는 소액 금융지원과 소규모기업을 증진 시킬 기술을 계발하는 것이죠.
Bunlardan biri mikro-finans ve mikro-girişimi teşvik etmek için teknolojiler geliştirmek.Salah satunya adalah menciptakan teknologi untuk mendorong keuangan mikro dan usaha kecil.
Bunlardan biri mikro-finans ve mikro-girişimi teşvik etmek için teknolojiler geliştirmek.כדי שאנשים שחיים מתחת לקו העוני יוכלו למצוא דרך לצאת --
Bunlardan biri mikro-finans ve mikro-girişimi teşvik etmek için teknolojiler geliştirmek.واحده منها هي ايجاد تقنية لتطوير الميكرو-اقتصاد والميكرو-مشروع,
Bunlardan biri mikro-finans ve mikro-girişimi teşvik etmek için teknolojiler geliştirmek.そうすることで貧困層の人々が 今ある困難な状況から
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Acestea sunt trăsături de antreprenori pe care vreţi să le dezvoltaţi.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Ce sont les caractéristiques d'un entrepreneur que vous voulez développer.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Das sind unternehmerische Eigenschaften, die gepflegt werden müssen.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Dat zijn ondernemersvaardigheden die je wilt stimuleren.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Esos son rasgos de emprendedores que uno quiere fomentar.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Ezek olyan vállalkozói jellemzők, amire nevelni lehet őket.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.그러한 것들이 키워야할 기업가적인 자질입니다.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Những năng khiếu kinh doanh đó cần được khuyến khích, ủng hộ.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.São características empreendedoras que estarão a estimular.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Sono tratti imprenditoriali che volete sviluppare.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Te cechy przedsiębiorczości trzeba kształtować.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.To jsou podnikatelské schopnosti, které chcete pěstovat.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Αυτές είναι επιχειρηματικές ικανότητες που θέλετε να ενθαρρύνετε.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Това са предприемачески черти, които трябва да се отглеждат.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Це підприємницькі риси, що ви хотіли б зростити.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.Это является предпринимательскими чертами, которые вы хотите воспитать.
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.אלו תכונות יזמות שאתם רוצים לטפח
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.ان هذه العادات التي يجب ان نربي ابنائنا عليها .. العادات العصامية
Bunlar geliştirmek isteyeceğiniz girişimcilik nitelikleridir.悪い顧客サービスや悪い社員が何か教えることです
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.또 궁극적으로 우주와 시간과 중력의 양자 이론을 만들기 위해 상대성과 양자 이론을 융합하는 것이 이 혁명의 정점이자
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.Y su culminación es unificarlas para crear la teoría cuántica definitiva del espacio, el tiempo y la gravedad,
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.והמיזוג של שניהם לכדי תורת הקוואנטים הסופית של מרחב וזמן וכח הכבידה, הוא השיא של זה,
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.و دمجهم سوياً لتشكيل نظرية الكم الأخيرة للزمان و المكان و الجاذبية، و هذا هو أوج ذلك،
Bunları birleştirip uzay ve zaman ve yerçekiminin nihai kuantum teorisini geliştirmek bu isin doruk noktası.量子重力理論はその集大成であり 理論の完成にむけて 現在も研究が続いています
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Było niewiele czasu, ale też dużo możliwości.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Der var ingen tid til at udvikle den.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Er was geen tijd om het te ontwikkelen.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Es gab keine Zeit, um sie auszubauen.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Ideaa ei ollut aikaa hioa.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Il n'y avait pas de temps pour le développer.
Bunları geliştirmek için zaman yoktu.Không có thời gian để phát triển nó.

İlgili Sayfalar