Bu ABD hükümetiyle birlikte,aşı geliştirmeye çalışan이것은 살아있는 HIV (에이즈) 바이러스입니다.
Bu ABD hükümetiyle birlikte,aşı geliştirmeye çalışanזה נגיף איידס חי
Bu ABD hükümetiyle birlikte,aşı geliştirmeye çalışanهذا هو فيروس نقص المناعة (إيدز) حي
Bu ABD hükümetiyle birlikte,aşı geliştirmeye çalışanハーバード大医学部が米国政府と共同して
Bu arada... ...çevik mühendislik ve geliştirmenin, sadece yazılımı kapsadığını düşünmeyin.A propósito, no piensen que ingeniería ágil y desarrollo ágil tienen que ver solamente con software.
Bu arada... ...çevik mühendislik ve geliştirmenin, sadece yazılımı kapsadığını düşünmeyin.민첩 개발 방식을 소프트웨어에 국한해 생각하진 마세요
Bu arada... ...çevik mühendislik ve geliştirmenin, sadece yazılımı kapsadığını düşünmeyin.لا تظن أن الهندسة المرنة والتطوير المرن يرتبطان بالبرمجة فحسب،
Bu arada... ...çevik mühendislik ve geliştirmenin, sadece yazılımı kapsadığını düşünmeyin.ソフト開発に取り入れられる何十年も前から トヨタは
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Acest lucru a fost puțin surprinzător pentru comunitatea dezvoltatorilor de jocuri.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Ça a un peu surpris les créateurs de jeux. Ça a un peu surpris les créateurs de jeux.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Das war Aufsehen erregend für die Spielentwickler-Gemeinde.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Dit kwam als een verrassing voor de gameontwikkelingsbedrijven.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.En realidad esto ha sido un poco alarmante para la comunidad de desarrollo de videojuegos.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu. (Gülüşme)(Skratt)
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Ini sebenarnya cukup mengejutkan bagi komunitas pengembangan permainan.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.게임개발자들 사이에서는 이게 제법 놀랍고 흥미로운 사례로 회자되고 있습니다.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Na verdade, isto tem sido muito surpreendente para a comunidade de criadores de jogos.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Questa cosa ha fatto sobbalzare la comunità degli sviluppatori di videogame.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Razvijalci iger so se tega v bistvu precej ustrašili.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Społeczność twórców gier jest tym nieco zaskoczona.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Takže tohle bylo docela šokující pro náš výzkum.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Tehát ez egy kis kezdeményezés a játékfejlesztő közösség felé.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Toto vlastne celkom ohromilo vývojárov počítačových hier.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Vâng và điều này là thực sự đáng chú ý với cộng đồng phát triển trò chơi.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Αυτό ήταν κάπως αιφνιδιαστικό για την κοινότητα ανάπτυξης των βιντεοπαιχνιδιών.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Това всъщност беше малко стряскащо за общността на разработчици на игри.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Це дійсно приголомшливо для спільноти розробників ігор.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.Это действительно потрясающе для сообщества разработчиков игр.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.זה למעשה היה קצת מבהיל לקהילת מפתחי המשחקים.
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.لقد كانت هذه مفاجئة لمجموعات منتجي الألعاب
Bu aslında oyun geliştirme cemiyeti için biraz şaşırtıcı oldu.ちょっとショックかも (笑)
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.한달에 15분 씩만 해도 빨래판 복근을 갖게 되는 그런 전자 복근 기계 같은 것이 아니니까요.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Det er ikke ligesom den elektroniske mavemuskelmaskine hvor man, med 15 minutter om måneden, får vaskebræt.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Ez nem a tévéshopos hasprés, ami havi 15 perccel kockahasat biztosít.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Není to jako ty elektronické posilovače, které vám při 15 min používání měsíčně vytvarují břicho jako valchu.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Nie je to ako tie elektronické posilňovacie stroje, kde za 15 minút mesačne dostanete tehličky na bruchu.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Nó không giống với máy tập thể dục bụng mà cứ tập 15 phút một tháng, bạn sẽ có một cái bụng rắn chắc như bia.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Nu e ca aparatul de antrenament pentru abdomen, unde, cu 15 minute pe lună, obții pătrățele pe abdomen.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Δεν είναι σαν αυτό το μηχάνημα για τους κοιλιακούς που σου φτιάχνει τέλειους κοιλιακούς με 15 λεπτά το μήνα.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Това не е като онези електронни машинки за мускули, с които за 15 минути на месец ще направиш плочки.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.Это не электроника, не ABS в машине. Где 15 минут в месяц ты едешь по стиральной доске ABS.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.זה לא כמו מכונת שרירי בטן אלקטרונית שנותנת, ב-15 דקות לחודש, שרירי בטן חטובים.
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.انها ليست كمثل آلة تدريب عضلات المعدة حيث يمكنك ان تاخذ تمارين لمدة 15 دقيقة فتحصل على عضلات معدة مميزة
Bu, ayda 15 dakika elektronik karın kası aletiyle çalışarak karın kası geliştirmek gibi birşey değil.割れた腹筋が 手に入るわけではありません (笑)
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.그것은 우주론과 같은것이고, 저는 우주의 창조자로서 제자신의 우주론을 발달시켜야 합니다.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Se on jonkinlaista kosmologiaa, ja oman universumini luojana, minun pitää kehittää sen kosmologia.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Це схоже на космологію, і мені, як творцеві, довелося винайти космологію створеного мною всесвіту.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Это похоже на космологию, и мне, творцу, пришлось изобрести космологию созданной мною вселенной.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.זה מעין חקר היקום, ואני צריכה לפתח את חקר היקום לעולמי שלי, בתור היוצרת של העולם הזה.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.انه نوع من الكونيات ,وانا لابد ان اطور كونيات خاصة بعالمي كصانعة لهذا العالم.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.自分の宇宙の宇宙論を作り出さなければならない。 ご覧のように、何年にもわたって何度も何度も
Bu bizim zafer gözyaşımız gibi birşey. Bizim devam etmemizi ve geliştirmemizi sağlayan bu.To jest taki nasz okrzyk bojowy, który utrzymuje nas w ruchu, w rozwijaniu się.
Bu, bu tür embriyoloji video görünmesini devam geliştirme videos? Blastos:왜 이 blast라는 단어가 많이 나오는지 궁금할 것입니다
Bu, bu tür embriyoloji video görünmesini devam geliştirme videos?שמופיעה כל כך הרבה בסרטון הזה על אמבריולוגיה? זוהי תורת התפתחות העובר,
Bu, bu tür embriyoloji video görünmesini devam geliştirme videos?الحفاظ على الظهور في هذا النوع من الأجنة الفيديو، وهذه أشرطة الفيديو التنمية؟
Bu, bu tür embriyoloji video görünmesini devam geliştirme videos?開発のビデオですか? 胞子のギリシャ語から来ている: blastos。
Bu çok heyecan verici bir andı, bunu mükemmel Afgan ekibimle geliştirmek.Asta a fost o perioadă foarte emoţionantă, dezvoltând asta cu minunata mea echipă afgană.
Bu çok heyecan verici bir andı, bunu mükemmel Afgan ekibimle geliştirmek.Byla to doba plná vzrušení, zatímco jsme tohle budovali s mým Afghánským týmem.
Bu çok heyecan verici bir andı, bunu mükemmel Afgan ekibimle geliştirmek.C'était une période très excitante que de développer cela avec ma merveilleuse équipe afghane.
Bu çok heyecan verici bir andı, bunu mükemmel Afgan ekibimle geliştirmek.Das war eine sehr aufregende Zeit, das mit meinem wunderbaren afghanischen Team zu entwickeln.