2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.Roku 2007 bylo založeno Kerberos Consortium na podporu budoucího vývoje protokolu.
SCS Software, ürünlerini Prism3D oyun motoruyla geliştirmektedir.SCS Software vyvinul svůj vlastní herní engine Prism3D, který používá drtivá většina jeho her.
Atom bombası geliştirmelerine de dahil oldu.Podílel se rovněž na vývoji americké atomové bomby.
Bireyin kişisel yeteneklerini geliştirmek.Podpora vlastních schopností klienta.
Endüstriyel yönetimin rolü şans ve kazaları ortadan kaldırarak sağlam bir sistem geliştirmektir.Úkolem managementu je zlepšovat systém eliminací vlivu náhody a nehod.
Chapman sanatçıyı 'Kendisini değişik durumlara karşı test edip geliştirmesi' yönünde teşvik ettiğini söyledi."Chapman uvedl, že povzbudil Swift aby otočila a vyzkoušela sebe v jiných situacích.
Microsoft Visual Studio, Microsoft tarafından geliştirilen bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).Microsoft Visual Studio je vývojové prostředí (IDE) od Microsoftu.
Suriye'nin ülkelerle ilişkisini geliştirmek için birçok müzakerede bulunmuştur.Supra posiluje vztahy mezi jejími účastníky.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.U osob příbuzných nemocnému s karcinomem plic je riziko 2,4 krát vyšší.
Üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle bu silah halen geliştirme aşamasındadır.Z náročnosti na výrobu je odvozena také cena těchto zbraní.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Účelem tohoto rozhodnutí byla snaha o vzájemné zlepšení vztahů mezi vesnicemi a zabránění dalším válkám.
Özgün Kestrel motorunun tasarımına yapılması planlanan geliştirmeler, Kestrel 2 olarak adlandırılmıştı.Byla plánována vylepšená verze motoru s označením Kestrel 2.
JavaScript geliştirmeleri eklendi.Mnohých vylepšení doznala také podpora JavaScriptu.
Geliştirme platformu UNIX VAX donanımı üzerinde çalışır.Zařízení bude používat upravené prostředí Unity shell.
Bu ürünün şirketler için büyük programlar geliştirmesi de amaçlanmıştı fakat iyi bir satış yapılamadı.Tento produkt byl zaměřen na vývoj rozsáhlých programů pro podniky – nicméně neměl komerční úspěch.
Philips ve Sony1979’da dijital işitsel disk geliştirmek için bir konsorsiyuma girdi.V roce 1979, Philips a Sony, úspěšně společnými silami vytvořili kompaktní disk.
Bütün limanlar için modernleştirme ve geliştirme gereklidir.Existuje záměr na celkovou přestavbu a modernizaci přístavu.
Bu oyun hâlâ geliştirme aşamasındadır.Hra je stále ve vývoji.
Xperia XA'da özellikle tasarım, ekran ve kamera anlamda geliştirmeler yapılmıştır.G4 je vylepšeno oproti předchozímu modelu hlavně v oblasti designu, displeje a fotoaparátu.
Frank Darabont, seriyi televizyon için geliştirmek istediğini kendisine iletti.Dr. Čorbu to inspirovalo k nápadu na televizní seriál.
Diğer eyaletlerin de benzer projeler geliştirmesi içini çalışmaya başladı.Jako takový pochopitelně také prováděl i cizí projekty.
Bu ise, Alman birliklerine hazırlıklarının geliştirmek için ek bir zaman verdi.Teprve potom bude čas uspořádat své vztahy s Němci.
M.Ö. 1000'den itibaren bu iki grup kendine has bir kültür geliştirmeye başladı.Se svými již více než 1000 druhy tato čeleď ještě stále zvyšuje svoji genetickou diverzitu.
Mandriva, tamamen özgür ve şeffaf bir geliştirme ortamı sunmaktadır.KDevelop je svobodné integrované vývojové prostředí pro KDE.
Bir NASA araştırmacısı olan Jack Cover, 1969 yılında Taser silahları geliştirmeye başladı.S návrhem první verze zbraně začal Jack Cover již v roce 1969.
Daha sonra, 16 yaşında kendisini geliştirmek için Londra'ya gitti.Ve svých šestnácti se sám stěhoval do Londýna.
Araştırma ve geliştirme projelerinin çoğu Moskova'da yürütülmektedir.Majoritatea proiectelor de cercetare și dezvoltare se derulează la Moscova.
2011 senesinden bu yana müzik tarzını geliştirmeye de devam etmektedir.Din anul 2011, a continuat să-și dezvolte stilul muzical.
Halihazırda iki adet ticari rota virüs aşısı mevcuttur ve birkaç tanesi daha geliştirme aşamasındadır.Există două vaccine comerciale pentru rotavirus și câteva în plus sunt în curs de elaborare.
X2'nin geliştirme aşaması X-Men'den hemen sonra başladı.O fază a dezvoltării filmului X2 a început la scurt timp după X-Men.
SCS Software, ürünlerini Prism3D oyun motoruyla geliştirmektedir.Pentru dezvoltarea jocurilor, SCS Software folosește engine-ul Prism3D.
Birçok geliştirmeler yapıldı.Au fost efectuate numeroase îmbunătățiri financiare.
Madonna şarkılar için başka fikirler geliştirmek adına Timberlake ile konuşmaya karar verdi.Cântăreața s-a decis să poarte discuții cu Timberlake pentru a dezvolta idei pentru melodii.
(Wa Prüf 6) Onun hazırladığı dizaynlar geliştirme ve deneme için ticari firmalara devredilmiştir.Proiectele sale au fost predate firmelor comerciale pentru a fi dezvoltate și testate.
SpaceX ayrıca Dragon V2 isimli Dragon'un mürettebatlı uyarlamasını geliştirmektedir.SpaceX este în curs de dezvoltare a unei variante cu echipaj al „Dragonului” numit Dragon V2.
İkinci Dünya Savaşı sırasında çoklu havacılık teknikleri geliştirme üzerine çalıştı.În timpul celui de al Doilea Război Mondial, a condus dezvoltarea mai multor tehnologii legate de aviație.
Performans ve kararlılık geliştirmeleri.Despre decizie și eficacitate.
Yeni doğmuş bebekler, bu bakterileri semptom geliştirmeden taşıyabilirler.Nou-născuții pot fi purtători ai bacteriei, fără a dezvolta simptome.
Birçak teknik değişiklik ve geliştirme içermektedir..Pe scurt, schimbările tehnologice se bazează pe o tehnologie mai bună și mai multă.
Temizlik ve hijyeni geliştirmek de hastalığın yayılmasını yavaşlatır.De asemenea, luarea măsurilor pentru sporirea curățeniei și a salubrizării va diminua răspândirea acesteia.
Her ikisi de ticari amaçlı geliştirmelerde kullanılabilmektedir.Ambele posibilități conduc la utilizarea tranzacțiilor.
Ayrıca Cristiano Ronaldo'nun bilek hareketlerini ve yeteneğini geliştirmesinde yardımcı olmuştur.Desigur și Cristiano Ronaldo a avut contribuția lui în a face orașul atât de faimos.
Çeşitli çabalara rağmen, Macar Hükümeti ve Futbol Federasyonu stadyumu geliştirmede başarılı olamamıştı.După multe încercări, Guvernul Ungariei și Federația Maghiară de Fotbal nu au reușit să reabiliteze stadionul.
Bireyin kişisel yeteneklerini geliştirmek.Dezvoltarea abilităților lor creative.
(Esperanto ve Esperanto kültürü hakkında dil geliştirme rehberi kursu ) Международный язык эсперанто.Curs de perfecționare în Esperanto și îndreptar al culturii esperantiste.).
Ryan Reynolds ve David S. Goyer, 2003 yılında New Line Cinema'da Deadpool'u geliştirmeye başladı.Rockstar San Diego a început să dezvolte Red Dead Redemption în 2005.
Bu tür bazı sistemler halihazırda kullanılmakta ve birçoğu da geliştirme aşamasındadır.Alte metode au fost propuse și sunt în prezent în curs de dezvoltare.
Bu nedenle Linus geliştirme için hala Minix'i kullanıyordu.De asemenea Minix l-a inspirat pe Linus Torvalds în crearea sistemului de operare Linux.
Bu ise, Alman birliklerine hazırlıklarının geliştirmek için ek bir zaman verdi.Au trebuit să treacă patru luni de pregătire pentru ca germanii să se simtă pregătiți.
Ayrıca karakter geliştirme gibi role-playing öğeleride taşımaktadır.În plus darts se joacă și la nivel profesionist.
Bu oyun hâlâ geliştirme aşamasındadır.Jocul a fost refăcut în timpul dezvoltării.
Bu diğer stüdyoların filmi geliştirmesini sağladı.Un astfel de sistem a asigurat că studioul de film ar putea produce continuări fiabile.
Cemaatle Cumhuriyet yönetiminin ileri gelenleri arasındaki ilişkileri geliştirmeye çalışıtı.Ca primar, a știut să aducă îmbunătățiri comunei.
Imrédy ilk olarak İngiltere ile diplomatik ilişkileri geliştirme politikasını izledi.În principal Luisa a fost inițiatoarea succesului diplomatic al unei noi alianțe cu Anglia.
Suriye'nin ülkelerle ilişkisini geliştirmek için birçok müzakerede bulunmuştur.Liverpool dorea o relație mai practică cu Statele Unite.
Eğitimin amacı iş bulma kanallarını geliştirmektir.Cercetările lui s-au canalizat spre transmiterea informației prin canalele de comunicație.
Hatta burada açık kaynak kodlu bir geliştirme ortamı oluşturulmuştur.Împreună, aceste unelte creează un mediu simplu de dezvoltare.
Crysis 3'ün geliştirme süreci tamamlanmıştır.Renovarea Circului Maximus s-a încheiat.
14 Ocak 2009 tarihinde, Google, hizmet geliştirmeni durdurmasını duyurdu.2009. január 14-én a Google bejelentette, hogy nem folytatja a szolgáltatás fejlesztését.
Daima geliştirmektedir.Én mindig fejlődöm, persze.