Levesque, 1987'de liseden mezun olduktan sonra çeşitli vücut geliştirme yarışmalarına katıldı.Po ukończeniu liceum w 1987, Levesque brał udział w wielu konkursach kulturystycznych.
Temel Geliştirme Programı (Hazırlık Okulu) koordinatörlüğüne getirildi.Centralna Komisja koordynowała prace przygotowawcze.
Bireyin kişisel yeteneklerini geliştirmek.Rozwijanie umiejętności behawioralnych.
Şu anda geliştirmesi GitLab Inc. firması tarafından sürdürülmektedir.Obecnie jest rozwijany przez firmę Ksplice, Inc.
Bazı araştırmacılar bu kanser türünü geliştirmeye yatkınlığın kalıtsal olabileceğine inanmaktadırlar.Wyniki badań wskazują, że tego rodzaju zmiany mogą być dziedziczone.
Geliştirme sürecindeki gecikmelerden dolayı bu tarih Şubat'a ertelendi.W lutym zakończono negocjacje odnośnie wysokości kar za opóźnienia w dostawach.
Okulları geliştirmek ve yaşı 4 ila 14 yaşındaki gençlerin çalıştırıcılığını yapmaktadır.Używany w szkołach do treningu strzeleckiego chłopców w wieku 14–17 lat.
Yangın sırasında, yeni bir şehir geliştirme planı yaptı.Opracował w tym okresie urbanistyczny plan rozbudowy miasta.
Aynı zamanda bu alanda birçok geliştirme meydana geldi.Także na wschodzie poczynili znaczne postępy.
2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.W 2007, MIT powołał konsorcjum Kerberosa w celu wsparcia dalszej implementacji protokołu.
Apple ve Atari gibi şirketler için yazılım geliştirmeye gitti.Wydaniem zajęły się firmy EMI oraz Apple.
GAZ-67'de selefi GAZ-64'e göre bir takım geliştirmeler mevcuttu.Pierwowzorem samochodu GAZ-67 był samochód GAZ-64.
Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek.Wspieranie działalności badawczo-rozwojowej.
Birey olarak ve sosyal olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Pracując jako lekarz udzielał się społecznie.
Üretim maliyetinin yüksekliği nedeniyle bu silah halen geliştirme aşamasındadır.Ze względu na czasochłonność produkcji, metoda ta obecnie wychodzi z użytku.
Aikidonun felsefesi insanın kendi yaşam gücünü geliştirmekten ibarettir.Jakim próbom charakteru jest w stanie sprostać człowiek?
Nahit, İbiş olduğunu kabullenir ve bu karakteri geliştirmek üzere çaba harcayıp mesleğinde ilerler.Zawsze spokojny, zrównoważony, umie zorganizować pracę w dywizji podniósł wyszkolenie.
OpenJDK (Açık Java Geliştirme Kiti), Java programlama dilinin özgür ve açık kaynak kodlu bir gerçeklemesidir.OpenJDK – wolnodostępna i otwarta implementacja języka programowania Java.
Yayıncılık hizmetleri geliştirme ve üretimi.Publikacje i opracowania.
İngilizce telaffuzumu geliştirmek istiyorum.Chciałbym poprawić moją wymowę angielską.
INTOSAI, bu tür standartlar geliştirmektedir.INTOSAI tar fram en rad sådana standarder.
1955'te kendisini şirketi geliştirmeye adadı ve Actors Studio'da oyunculuk metodu öğrenmeye başladı.Hon ägnade 1955 åt att bygga upp sitt företag samt att börja studera metodskådespeleri på Actors Studio.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
Command & Conquer, Kyrandia ve Lands of Lore oyunlarının hepsi farklı geliştirmelerle yoluna devam etmiştir.Command & Conquer, Kyrandia och Lands of Lore fick alla flera uppföljare.
Uygulamalı bilimlerin endüstrideki adına genellikle araştırma ve geliştirme denir.Dess användning i industriella miljöer brukar kallas forskning och utveckling.
Halihazırda iki adet ticari rota virüs aşısı mevcuttur ve birkaç tanesi daha geliştirme aşamasındadır.Det finns två rotavirusvaccin på marknaden och flera är under utveckling.
Roland Kickinger (30 Mart 1968, Viyana) Avusturyalı bir aktör ve vücut geliştirmecidir.Roland Kickinger, född 30 mars 1968 i Wien, är en österrikisk kroppsbyggare och skådespelare.
Temizlik ve hijyeni geliştirmek de hastalığın yayılmasını yavaşlatır.Att förbättra hygien och rehållning minskar också spridningen.
Yangın sırasında, yeni bir şehir geliştirme planı yaptı.I brandens kölvatten utformade han en ny stadsutvecklingsplan.
Çağdaş dünyanın düşünsel ve etik problemleri üzerinde düşünme yeteneğini geliştirmeye ortam hazırlamak.Att utveckla förmågan till etisk reflektion över samtida problem i världen.
Yeni doğmuş bebekler, bu bakterileri semptom geliştirmeden taşıyabilirler.Småbarn kan bära på dessa bakterier utan att utveckla symptom.
İkinci Dünya Savaşı sırasında çoklu havacılık teknikleri geliştirme üzerine çalıştı.Under andra världskriget arbetade han med att utveckla helikoptertekniken.
DLR, ulusal ve uluslararası ortaklarıyla geniş araştırma ve geliştirme projeleri yürütmektedir.DLR är genom sin forskning och utveckling i olika samarbeten nationellt och internationellt aktivt.
Kendisi bu sporun temellerini atan kişidir ve vücut geliştirme sporunun babası olarak anılır.Han driver företag som relaterar till sporten och kan kallas en riktig bangolfentreprenör.
Fakat Conor'un abisi Brendan onu coverları bırakıp grubun kendi tarzını geliştirmesine teşvik etmiştir.Conors bror uppmanar honom sedan att utveckla bandets egen stil.
Yine de, bazı geliştirmeler devam etmiştir.Ändå har utbyggnader skett.
2011 senesinden bu yana müzik tarzını geliştirmeye de devam etmektedir.Han släpper även sin musik där sedan 2012.
Crystal Space 3D uygulamalar geliştirmek için kullanılan bir uygulama çatısıdır.Crystal Space är ett ramverk för utveckling av 3D-applikationer i C++.
Oyunun en büyük farklarından biri eklenen karakter geliştirme özellikleridir.Några av spelets banor kräver extra precision.
Şimdi yeni bir anlayış geliştirmek zorundayız.Men nu behövde man hitta på någonting nytt.
Teknikte iyi geliştirmeler elde edilmişti ve ekipmanlar basite indirgenmişti.Nackdelarna ansågs problematiska och tekniken lades ner.
AV-8A’ların iyileştirilmesi ve AV-8B’lerde sistem geliştirmeleri yapılması sonucu AV-8C modeli ortaya çıktı.Efter den ändringen fick flygplanen beteckningen AV-8B+.
Petroglyph Games, öncelikli olarak RTS oyun geliştirmedeki gücü ve tecrübesiyle tanınır.Petroglyph är främst kända för sin stora kunskap inom Realtidsstrategi-spel utveckling.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Organisationen fokuserar på att förbättra livet för världens ungdomar.
Bloembergen burada ilk NMR makinesini geliştirmek için işe alındı.Här skall Sundman ha införskaffat sin första skrivmaskin.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.Han anses ha höjt disciplinen till modern vetenskaplig nivå.
Aynı zamanda tüm zamanların en uzun boylu vücut geliştirme şampiyonudur (1,97).Han satte även det första noterade världsrekordet i spjut (sammanlagt) med 91,26.
SCS Software, bir Çek Cumhuriyeti kökenli yazılım geliştirme şirketidir.SCS Software är en tjeckisk datorspelsutvecklare med huvudkontor i Prag.
Geliştirme - RAW ve JPEG dosyalarını düzenleme.Filformat RAW (PEF/DNG) JPEG och RAW+JPEG.
MPlayer G2 çalışması şu anda terk edilmiş ve bu çalışmadaki tüm geliştirme çabası MPlayer 1.0'a aktarılmıştır.Presto, renderingsmotorn som Opera använder har nästan full stöd för SVG 1.1 Full.
Bu da DICOM tabanlı uygulama geliştirme işini zorlu bir iş haline getirmiştir.Dock har det lett till att det har blivit en svår fråga med upphovsrätten.
Bu görevi sırasında asıl işi banliyölerdeki hastaneleri geliştirmek olmuştur.Men deras främsta önskan var att utbilda medlemmarna i sjukhusvård på sjukhus.
Eğitimin amacı iş bulma kanallarını geliştirmektir.Syftet med konferensen är att främja utbytet av information.
Microsoft Visual Studio, Microsoft tarafından geliştirilen bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).Microsoft Visual Studio är en avancerad programutvecklingsmiljö från Microsoft.
Devlet ulaşım altyapısını geliştirmeli ve eğitim kalitesini yükseltmelidir.USA driver på utvecklingen av pass med bättre säkerhet och mer information.
MATLAB'ı C ile tekrar yazmışlar ve geliştirmeye devam etmek için 1984'te MathWorks'ü kurmuşlardır.Вони переписали MATLAB на С і заснували компанію The MathWorks у 1984-му році.
Yine de, bazı geliştirmeler devam etmiştir.Однак деякі розробки продовжувались.
Kuleler ve düşmanlar genellikle değişik özelliklere, fiyatlara ve geliştirmelere sahiptir.Противники і вежі зазвичай різняться за характеристиками і ціною.
Matematiksel model geliştirme süreci, matematiksel modelleme olarak adlandırılır.Процес створення математичної моделі називається математичним моделюванням.
Bloembergen burada ilk NMR makinesini geliştirmek için işe alındı.Бломбергена найняли для розробки першого апарату для ЯМР.