gelişti ile cümle

gelişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bentegeat, "Aramızdaki diyalog ve karşılıklı anlayışı daha da geliştirmemiz gerekiyor." dedi."There is a need to further develop dialogue and mutual understanding among us," he said.
Arnavutluk'un kıyı şeridi ve arkeoloji sahalarını geliştirmek için milyarlarca avro harcanıyor.Billions are being spent to spruce up the Albanian coastline and archeological sites.
Türkiye'de sentetik biyomateryallerin geliştirilmesi ve üretimiyle ilgili bir dernek açıldı.An association for the development and manufacture of synthetic biomaterials opens in Turkey.
Elde edilecek sonuçlarınsa geliştirilecek ulusal bir politikaya zemin oluşturması bekleniyor.The results are intended to serve as the basis for developing national policy.
Oyununuzu geliştirirseniz, başarılı sonuçlar ve sıralamalar da kendiliğinden gelir.If you improve your game then the results and rankings take care of themselves.
Fuarda bilişim sektöründe geliştirilen yeni ürünler ve hizmetler tanıtıldı.New products and services from the IT sector were on display.
Ulusal altyapı geliştikçe turizm, ulaşım ve telekomünikasyon sektörlerinde büyük talep doğacak.Tourism, transport and telecoms will be in great demand as the national infrastructure improves.
Frangaj, Arnavutluk'ta şarap sanayiini geliştiren ilk çiftlik sahipleri arasında yer alıyor.Frangaj is one of the first ranchers who developed a wine industry in Albania.
CEFTA'nın başlıca amacı üye ülkeler arasında ekonomik ilişkiler geliştirmek. [CEFTA]The main goal of CEFTA is to develop economic relations among member countries. [CEFTA]
Skatche-Depich, "Ne yazık ki, durum böyle gelişti." dedi."Unfortunately [it has] developed to the present situation," Skatche-Depich said.
İran, büyük bir balistik ve kruz füze becerisi geliştirmiş durumda. [Reuters]Iran has developed a large ballistic and cruise missile capability. [Reuters]
Analistler, Kosova'nın AK üyeliğinin, insan haklarının korunmasını geliştireceğini söylüyor. [CoE]Kosovo's CoE membership would advance human rights protection, analysts say. [CoE]
BH, yenilenebilir enerji kaynakları geliştirmeye çalışıyorBiH attempts to develop renewable energy sources
Başbakan, "Samimi bir şekilde ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz." dedi."We sincerely seek to develop our relations."
"Sanal hastane" Balkanlar'da teletıbbı geliştirmeyi hedefliyor"Virtual hospital" aims to develop telemedicine in Balkans
Yeni geliştirilen aşı birçok ülkede henüz mevcut değil.A large number of countries still have not introduced the newly developed vaccine.
Yüksek rütbeli subaylar için uzman seminerleri gibi başka kurslar da zamanla geliştirilecek.Other courses will also be developed, including specialist seminars for senior officers.
Kosova'da çocuklara yönelik televizyon programları nasıl geliştirilebilir?How can children's TV in Kosovo be improved?
E-parlamentoyu NextSense geliştirdi.NextSense developed the e-parliament.
Çoğunluğu kaçak olmak üzere yapılaşma, son birkaç yazdır oldukça gelişti.Building, much of it unauthorised, has burgeoned during the past several summers.
USAID, bilgisayar altyapısını geliştirme amaçlı bir proje de uygulamaya koydu.USAID also implemented a project related to improving computer infrastructure.
Aynı zamanda yargıçların eğitimiyle ilgili programlar da geliştiriyoruz," dedi.We are also developing programmes for the training of judges," he said.
Romanya ve Hırvatistan Ekonomik İşbirliğini Geliştirmenin Yollarını TartıştıRomania, Croatia Discuss Expansion of Economic Co-operation
Bir Hırvat bilim adamı ve ekibi, kansere karşı akıllı ilaçlar geliştirmede adım attılar.A Croatian scientist and his team have taken a step in developing smart medicines against cancer.
Sırbistan-Karadağ Lahey'le İşbirliğini Geliştirme Yolunda Bir Adım Daha AttıSerbia-Montenegro Takes Further Step Towards Improving Co-operation with The Hague
Türkiye ve Yunanistan askeri uzlaşmayı geliştirme konusunda anlaştılarTurkey and Greece agree to develop military rapprochement
Amaç, öğrencilerin akademik beceri ve bilgilerini geliştirmelerine yardımcı olmak.The goal is to help students develop academic skills and knowledge.
Netanyahu ise, Romanya ile ilişkileri geliştirme potansiyelini vurguladı.Netanyahu, meanwhile, emphasised the potential of cultivating ties with Romania.
Festival, Türk sinemasını geliştirmek amacıyla 1982 yılında başlatılmıştı.The festival was created in 1982 to boost Turkish cinema.
Arnavut danışmanlarımız uygulama süreciyle ilgili bilgilerini geliştirdi." dedi.Our Albanian consultants have improved knowledge of the application process," Cvetkovski said.
Forumun ana teması "İletişim Ağlarının Kurulması, Kullanılması ve Geliştirilmesi" oldu.The main theme was "Building, Exploitation and Development of Telecommunication Networks".
Ancak bugüne dek Hırvatistan turizmi geliştirmekte daha başarılı oldu.But so far, Croatia has been far more successful in boosting tourism.
Ivanoviç, "Elit turizmi geliştirmek istiyorsak hizmet sektörümüzü iyileştirmemiz gerekiyor." dedi."If we want to develop elite tourism, we must improve our service sector," said Ivanovic.
Son yıllarda ise yeni nesil nükleer silahların geliştirilmesinde kullanılıyor.In recent years, it has been put into the development of newer nuclear weapons.
Tiriac, "Yeni bir strateji geliştirmek on yıllar alır," diyor."It takes decades to develop a new strategy," says Tiriac.
Papandreu, İsrail'in AB ile iş ilişkilerini geliştirmesine yardım edeceğini söylediPapandreou vows to help Israel develop business ties with EU
Yeni firma uzay ve askeri uydu haberleşmesi alanında ortak projeler geliştirecek.The new firm will develop joint projects in the field of space and military satellite communication.
İslami Yardım ve Müslüman Yardım, faaliyetlerini Arnavutluk, BH ve Kosova'da geliştirmiş.Islamic Relief and Muslim Aid have developed activities in Albania, BiH and Kosovo.
Geliştirme süreci zaten başlamış durumda.The process of development has already started.
Arnavutluk İç Hava Taşımacılığını Geliştirmek İstiyorAlbania Seeks to Develop Domestic Air Transport
Sırbistan, şiddeti bitirmeyi ve ülke gençliğini geliştirmeyi hedefliyorSerbia aims to end fan violence, foster youth
Türkiye, yerli silah sanayiini geliştiriyor. [Reuters]Turkey is developing an indigenous arms industry. [Reuters]
CEFTA'nın başlıca amacı üye ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek. [CEFTA]The main goal of CEFTA is to develop economic relations among member countries. [CEFTA]
İnsanlar buraya geliyorlar, çalışıyorlar ve projelerini geliştiriyorlar.People come here, work and develop their projects.
Balkan ülkeleri Tuna turizmini geliştirmeyi umuyorBalkan states hope to spur Danube tourism
Bilim ve Teknoloji: Bulgaristan "Facebook Geliştirici Garajı"na ev sahipliği yaptıScience and Technology: Bulgaria hosts "Facebook Developer Garage"
Bulgaristan, Facebook geliştirme konulu bir konferansa ev sahipliği yaptı.Bulgaria hosts a forum on Facebook development.
Bulgaristan, 7 Mart Cumartesi günü ilk "Facebook Geliştirici Garajı"na ev sahipliği yaptı.Bulgaria hosted its first "Facebook Developer Garage" on Saturday (March 7th).
Forumun başlıca amacı Facebook uygulamalarını geliştirme olanakları sunmaktı.The main goal of the forum was to present opportunities to develop Facebook applications.
İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, Karadağ’a yönelik AB yardımlarının hedefleri arasında bulunuyor.Developing human capital is one of the goals of EU assistance to Montenegro.
İki ülke Kosova konusundaki görüş ayrılıklarına rağmen stratejik bir ortaklık geliştirdi.Despite their differences over Kosovo, the two countries have developed a strategic partnership.
Washington Yugoslav Şirketlerinin Irak''ın Cruise Füzesi Geliştirmesine Yardım Ettiğini SöylediWashington Says Yugoslav Companies Helping Iraq Develop Cruise Missile
Çin ve Sırbistan karşılıklı işbirliğini geliştirmenin yollarını arıyorChina, Serbia discuss ways to boost co-operation
Nataşa, iş yerinde faks göndermekten proje geliştirmeye kadar pek çok görev üstlenmiş.Natasa has taken on many assignments at work, from sending faxes to helping develop projects.
Sorafenib adlı ilacın geliştirmecileri ürünü 2007'de Sırbistan'da tescil ettirdiler.Its developers registered the drug, called Sorafenib, in Serbia in 2007.
Görüşmede ilişkilerin geliştirilmesi ve daimi bir büyükelçi atanması ele alındı.Talks focused on developing ties and the appointment of a permanent ambassador.
Misyonlar, ihtilafın yaraladığı ülkelere barış koşullarını geliştirme ve korumada yardım ediyorlar.The missions help countries torn by conflict to develop and maintain conditions for peace.
Buna ek bir boyutu, yani kültür turizmini geliştirmekle de ilgileniyoruz.We are interested in developing an additional dimension as well -- cultural tourism.
Bulgaristan Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi GeliştiriyorBulgaria Developing New National Security Strategy
SEECP liderlerinden bölgesel işbirliği geliştirme sözüSEECP leaders vow to develop regional co-operation

İlgili Sayfalar