gelişmek ile cümle

gelişmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.E o proprietate emergentă a blogosferei acum.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Es ist ein entstehendes Eigentum der jetzigen Blogospäre.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Es una propiedad emergente de la blogósfera en este momento.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.E' una proprietà emergente della blogosfera attuale.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Ez a blogszféra mostanában felbukkanó tulajdonsága.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Het is een opkomende eigenschap van de blogosfeer momenteel.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.그것은 현재 나타나고 있는 블로고스피어의 특징입니다.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.To emergentna właściwość blogosfery.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Това е едно възникващо свойство на блогосферата в момента.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Це надзвичайна ознака сучасної блогосфери.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.Это не является сейчас критической собственностью блогосферы.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.זה נוצר בעולם הבלוגים ממש עכשיו
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.أنها خاصية ناشئة في عالم المدونات الآن.
Şimdi, kişisel web sayfasının gelişmekte olan özelliğidir.すばらしい点は 人々がすぐに対応し始めたことです
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Csodálatos látni a gyerekeket amint használják ezeket a fejlődő világban.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Las lecciones de ver a los chicos usándolas in el mundo en desarrollo son increíbles.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Le lezioni nel vedere i bambini utilizzarli nei paesi in via di sviluppo sono incredibili.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Les leçons qu'on tire de voir les enfants les utiliser dans les pays en développement sont incroyables.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.개발도상국의 아이들이 이 PC를 사용하는 모습을 보면 깨닫는 점이 대단히 많습니다.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Takže, lekce, které jsme získali pozorováním dětí v rozvojových zemích jsou neuvěřitelné.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.To czego uczymy sie, widząc dzieci w krajach rozwijających się, używających technologii, jest niesamowite.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Vậy bài học từ việc nhìn những đứa trẻ sử dụng chúng để phát triển thế giới thật khó tin.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Văzând cum folosesc copiii laptopurile în țările în curs de dezvoltare am învățat lucruri incredibile.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Was man von den Kindern, die sie in den Entwicklungsländern benutzen, lernen kann, ist unglaublich.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Wat we kunnen leveren van kinderen die ze gebruiken in ontwikkelingslanden is ongelooflijk.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Наглядний приклад дітей, що використовують комп"ютери в країнах що розвиваються, неймовірний.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Наглядный пример детей, использующих компьютеры в развивающихся странах, потрясающий.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.Уроците, които научихме, виждайки как децата ги използват в развиващия се свят, са невероятни.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.אז הלקחים מלראות את הילדים שמשתמשים בהם בארצות המתפתחות הם מדהימים.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.والدرس الذي نتعلمه من النظر لهؤلا الاطفال وهم يستخدمون هذة الكمبيوترات في تطوير التعليم مذهل.
Sonuçta, gelişmekte olan ülkelerde çocukları onu kullanırken görmenin getirisi inanilmaz.とても素敵なことです スイスにいる甥のアンソニーです
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.C'est, comme disait Steven Johnson, un phénomène émergeant.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.E', come Steven Johnson ha spiegato, un fenomeno emergente.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Es, como lo dijo Steven Johnson, un fenomeno emergente.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Es ist, wie Steven Johnson es beschrieben hat, ein aufstrebendes Phänomen.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Este, dupa cum afirma Steven Johnson, un fenomen cu totul nou.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Ini, seperti yang dikatakan Steven Johnson, suatu fenomena tiba-tiba.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Jak to Steven Johnson określił, jest wyłaniającym się fenomenem.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.스티븐 존슨이 말했듯 그것은 어떤 발생적인 현상입니다.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Nó là, như Steven Johnson từng nói, một hiện tượng mới mẻ.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Steven Johnson zei al dat het een opkomend verschijnsel is.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Тя е, както го каза Стивън Джонсън, нововъзникващ феномен.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.Это, как говорил Стивен Джонсон, возникающий феномен.
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.רשת היא,כמו שסטיבן ג'ונסון דיבר על כך, "תופעה בהתהוות".
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.أنه و كما تحدث عنه ستيفن جونسون، ظاهرة مستحدثة
Steven Johnson'un da bahsettiği gibi bu gelişmekte olan bir olgudur.こんな風に役立ちます
Şu anda gelişmekte olan şey ise daha önce görülmemiş, yeni sosyal yapılar ve dinamikler görmek.드러나고 있는것은 그 이전에는 보여지지 않았던 새로운 사회 구조와 동력을 보는 능력입니다.
Şu anda gelişmekte olan şey ise daha önce görülmemiş, yeni sosyal yapılar ve dinamikler görmek.Отсюда возникает возможность видеть новые социальные структуры и динамику, не наблюдавшиеся ранее.
Şu anda gelişmekte olan şey ise daha önce görülmemiş, yeni sosyal yapılar ve dinamikler görmek.מה שעולה וצומח היא היכולת להבחין במבנים חברתיים ודינמיקות חדשים שלא נראו קודם לכן.
Şu anda gelişmekte olan şey ise daha önce görülmemiş, yeni sosyal yapılar ve dinamikler görmek.ما سيظهر هو المقدرة على رؤية بنيات ، محركات اجتماعية جديدة و التي لم ترى من قبل.
Şu anda gelişmekte olan şey ise daha önce görülmemiş, yeni sosyal yapılar ve dinamikler görmek.今までにない新たな社会構造や ダイナミクスです 顕微鏡や望遠鏡を作り
Sürekli gelişmekte olan tek bir firma재계 순위 부동의 1위 자리를 지키며
Sürekli gelişmekte olan tek bir firma En yüksek mevkide duruyor.Tập đoàn Shin-Hwa vẫn giữ vị trí là tập đoàn số một Hàn Quốc và tiếp tục phát triển rất mạnh
Sürekli gelişmekte olan tek bir firmaהיא המשיכה להיות החברה הקוריאנית מספר אחת
Sürekli gelişmekte olan tek bir firma.شركه واحده احتفظت بأعلى المستويات
Sürekli gelişmekte olan tek bir firma成長また成長...
Tüm gelişmekte olan dünya aile planlaması uygulamasına başladı.A celý rozvojový svět začal s plánovaným rodičovstvím.
Tüm gelişmekte olan dünya aile planlaması uygulamasına başladı.A všetky rozvojové krajiny zaviedli plánované rodičovstvo.
Tüm gelişmekte olan dünya aile planlaması uygulamasına başladı.Cały trzeci świat zaczął stosować planowanie rodziny.
Tüm gelişmekte olan dünya aile planlaması uygulamasına başladı.Dan negara-negara berkembang mulai mencanangkan keluarga berencana.
İlgili Sayfalar