gelişir ile cümle

gelişir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Mozek se vyvíjí v reakci na zkušenosti a podněty.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Não bộ phát triển theo những gì được trải nghiệm và tác động.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Na rozwój mózgu wpływają doświadczenia i stymulacja.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.O cérebro desenvolve-se como resposta à experiência e ao estímulo.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Otak berkembang seiring dengan adanya pengalaman dan rangsangan.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Ο εγκέφαλος αναπτύσσεται ανταποκρινόμενος σε εμπειρία και διέγερση.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Мозок розвивається у відповідь на пережиття і стимуляцію.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.Мозъкът се развива в отговор на придобития опит и стимулации.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.На развитие мозга влияет опыт и окружающая среда малыша.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.בתגובה לחוויות ולגירויים.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.استجابة للتجارب و التحفيزات.
Bu gelişim de tecrübe ve teşviklere karşı tepki olarak gelişir.赤ちゃんが新しい事を 学ぶたび たとえば -
Bunlar zamanla daha da gelişirler.Das wächst mit der Zeit.
Bu olduğunda, her şey hayal edebileceğinizden hızlı gelişir.이런 일은 굉장히 빨리 찾아올 수도 있고
Bu olduğunda, her şey hayal edebileceğinizden hızlı gelişir.وعندما يحدث هذا، فإنه يحدث أسرع مما تظن.
Bu olduğunda, her şey hayal edebileceğinizden hızlı gelişir.しかしたどり着くまで想像以上の時間がかかるでしょう
Bu yüzden onunla iyice oynarız sonra onun nasıl davrandığına bakarız. Böylelikle sezgimiz gelişir.Začnemo se torej igrati in ko vidimo, kako se odzivajo, razvijemo tudi našo intuicijo.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Ahol nincs konfliktus, ott virágzik a kereskedelem.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Als er geen conflicten zijn, bloeit de handel.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Der hvor der ingen konflikt er, blomstrer handlen.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Dove non ci sono conflitti fiorisce il commercio.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Kde není žádný konflikt, tam obchod vzkvétá.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Khi không có tranh chấp, thương mại phát triển.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.갈등이 없는 곳, 교류가 번창하는 곳에서 말이죠.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Là où il n'y a pas de conflit, le commerce est florissant.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Onde não há conflito, o comércio floresce.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Si no hay conflicto, florece el comercio.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Tam, gdzie nie ma konfliktu, kwitnie handel.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Unde nu există conflict, comerțul înflorește.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir. Ve ticaret de şiddete karşı önemli bir güçtür.Де немає конфліктів, там процвітає торгівля, а торгівля - це ще один важливий стимул проти насильства.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Wo kein Konflikt ist, blüht Handel.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Όπου δεν υπάρχουν εχθροπραξίες το εμπόριο ανθεί.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Там, где нет конфликтов, преуспевает торговля.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.Там където няма конфликт, търговията процъфтява.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.היכן שאין סכסוכים, המסחר משגשג.
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.وحيثما ينحسر العنف و الصراعات تزدهر التجارة
Çatışmanın olmadığı bir yerde ticaret de gelişir.交易が盛んになります 交易は暴力に対する
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.Fordi batteriernes livscykler forbedres -- en lille forbedring på energi tætheden, hvilket reducerer prisen.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.에너지 밀도가 조금씩 개선되면서 가격이 낮아지는 겁니다.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.Mert az akksik élettartama javul -- egy kis fejlődés az energiasűrűségen, ami leviszi az árakat.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.Pentru că ciclurile de viață se lungesc -- o îmbunătățire a densității energiei care reduce prețul.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.Vì vòng đời ắc-quy được nâng cao -- một chút nâng cao về mật độ năng lượng làm giảm giá thành.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.Потому что батареи становятся лучше. Плотность энергии растёт, и цена её падает.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.ואפילו שיפור קטן במחזורי החיים מוריד את המחיר.
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.قليلاً من التحسن في كثافة الطاقة , الشيئ الذى يخفض السعر .
Çünkü bataryaların hayat döngüsü gelişir -- enerji yoğunluğundaki ufak bir artma fiyatı düşürmeye yeter.そしてこれらの価格は、実際に、クリーンな電子に対する価格です
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Az igazaknak áldása által emelkedik a város; az istentelenek szája által pedig megromol.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Blagoslov poštenih povzdiguje mesto, usta brezbožnih pa ga podirajo.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Cetatea se înalţă prin binecuvîntarea oamenilor fără prihană, dar este surpată prin gura celor răi. -
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Con la benedizione degli uomini retti si innalza una città, la bocca degli empi la demolisce
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Dla błogosławieństwa sprawiedliwych bywa wywyższone miasto; ale dla ust niepobożnych bywa wywrócone.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Durch den Segen der Frommen wird eine Stadt erhoben; aber durch den Mund der Gottlosen wird sie zerbrochen.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Genom de redligas välsignelse varder en stad upphöjd, men genom de ogudaktigas mun brytes den ned.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.성읍은 정직한 자의 축원을 인하여 진흥하고 악한 자의 입을 인하여 무너지느니라
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.La ville s`élève par la bénédiction des hommes droits, Mais elle est renversée par la bouche des méchants.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Nhờ người ngay thẳng chúc phước cho, thành được cao trọng; Song tại miệng kẻ tà ác, nó bị đánh đổ.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Nhờ người ngay_thẳng chúc phước cho , thành được cao_trọng ; Song tại miệng kẻ tà ác , nó bị đánh_đổ .
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Oikeamielisten siunauksesta kaupunki kohoaa, mutta jumalattomain suu sitä hajottaa.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Pela bênção dos retos se exalta a cidade; mas pela boca dos ímpios é derrubada.
Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, Ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder.Por la bendición de los rectos será enaltecida la ciudad, pero por la boca de los impíos será destruida

İlgili Sayfalar