gelişen ile cümle
gelişen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.Ma, col tempo, le reti divennero emblemi culturali.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi. Mesela bu Oxford'dan.Các mạng lưới sau đã trở thành những nét văn hóa tiêu biểu.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.Und fortschrittliche Raster wurden kulturelle Wahrzeichen.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.Y las redes de edad avanzada se volvieron emblemas culturales.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.Και τα εξελιγμένα δίκτυα έγιναν πολιτιστικά σύμβολα.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.А развитите мрежи са станали културни символи.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.והרטה המתקדמים נהפכו לסימנים תרבותיים.
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.أما عن الريت الحديثة فقد غدت أحدى الشعارات الثقافية
Ve gelişen ağlar kültürel simgeler haline geldi.これはオックスフォードにあったものです
Ve karşıma çıkan bu gelişen olayda,Hóa ra là
Ve karşıma çıkan bu gelişen olayda,페이스북이 제가 어떤 링크를
Ve karşıma çıkan bu gelişen olayda,ומה שהתברר הוא
Ve karşıma çıkan bu gelişen olayda,والذي اتضح أنه يحصل
Ve karşıma çıkan bu gelişen olayda,僕がどのリンクをクリックしているかFacebookがチェックしていて
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.우리는 개발도상국들에게 우리의 현재 교육시스템을 물려 주려 하고 있고, 그들은 이 시스템을 고치기 위해 또다시 100년의 시간을 허비하게 될 것입니다.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.A my zanechávame rozvojovému svetu školský systém, ktorý sa teraz budú celé storočie snažiť zreformovať.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.A zanecháváme rozvojovému světu školský systém, který se nyní budou pokoušet sto let reformovat.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.És örökül hagyjuk a fejlődő világnak azt az iskolarendszert, amit már egy évszázada próbálnak megreformálni.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.Y estamos legando al mundo en desarrollo sistemas escolares que ahora pasarán un siglo tratando de reformar.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.ואנחנו מורישים לעולם המתפתח מערכות חינוך שיצריכו מאה שנות רפורמה.
Ve şimdi bizler gelişen dünyaya yeniden yapılandırmak için yüzyıl harcayacakları bir okul sistemi bırakıyoruz.改革に1世紀かかるような学校システムを 伝えることになってしまいます ですから 学習の手法を考えるにあたって
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.그리고 현재 46개의 전형적 도시들 중에 33개의 이러한 메가 시티들은 개발도상국가에 있습니다.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.E agora, em 46 cidades, há 33 destas megacidades situadas no mundo em desenvolvimento.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Et maintenant, sur 46 villes, 33 de ces mégapoles se trouvent dans le monde en développement.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Mittlerweile sind von 46 typischen Städten 33 dieser Megastädte in Entwicklungsländern.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Obecnie z 46 tych mega-miast, aż 33 znajdują się w krajach rozwijających się.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Ora abbiamo 46 città, 33 di queste megalopoli si trovano nel mondo in via di sviluppo.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Por primera vez tenemos mega-ciudades, con cinco millones o más, esto ocurrió en el mundo en desarrollo.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Şi acum din 46 oraşe tipice 33 din acele mega-oraşe sunt în țări în curs de dezvoltare.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Van de typische 46 megasteden bevinden er zich 33 in de ontwikkelingslanden.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.Τώρα, από τις 46 υπερ-πόλεις, οι 33 βρίσκονται στον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.А сега, от обичайните 46 града, 33 от тези мегаградове са в развиващия се свят.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.А теперь из 46 городов 33 из этих мегаполисов — в развивающихся странах.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.והיום, מתוך 46 ערים טיפוסיות, 33 הן ערי על בעולם המתפתח.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.الآن، من بين 46 مدينة متشابهة، نجد أن 33 من المدن الكبيرة في العالم النامي.
Ve şimdi tipik 46 şehrin dışında bu mega şehirlerin 33'ü gelişen dünyada.巨大都市中 33もの都市が 途上地域に存在しています ですから 中国やインドなどが 環境に及ぼす影響について
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Also entsteht soft power teilweise dank, aber teilweise auch trotz der Regierungen.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Aşadar puterea soft emerge cu adevărat în parte datorită guvernelor, dar parte în ciuda guvernelor.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Så 'soft power' er noget der virkelig opstår delvis på grund af regeringer, men delvis på trods af regeringer.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Soft power is iets dat opkomt, deels vanwege de overheid, maar deels ondanks de overheid.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Soft power, to coś, co wyłania się częsciowo z powodu rządu ale częściowo pomimo niego.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Tehát a puha hatalom részben a kormányok miatt, részben a kormányok ellenében jön létre.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey. Kısmen hükümetler sayesinde ama kısmen de hükümetlere rağmen.Иными словами, мягкая мощь возникает отчасти благодаря правительствам, но частично и вопреки ему.
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey.그러니까 소프트 파워는 정부 때문에
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey.כך שעוצמה רכה היא משהו שבאמת נובעת
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey.إذن القوى الناعمة تنطلق فعلا
Yani yumuşak güç gerçekten gelişen birşey.政府による働きかけでもありますが
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Amit tettünk, az az, hogy létrehoztuk a Fejlődő Világ Látásáért Központot itt, az egyetemen.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Chúng tôi đã thành lập Trung Tâm Thị Lực cho Thế Giới Đang Phát Triển trong trường đại học.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Criámos um Centro de Visão para o Mundo em Desenvolvimento aqui na universidade.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Lo que hemos hecho es crear el Centro de Visión en el Mundo en Desarrollo. aquí en la universidad.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.We hebben het "Center for Vision in the Developing World" opgericht hier in de universiteit.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Yang kita lakukan adalah mendirikan Pusat untuk Penglihatan di Negara Berkembang di universitas ini.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Založil jsem Centrum pro zrak v rozvojovém světě tady na univerzitě (v Oxfordu).
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Στήσαμε το Κέντρο για την Όραση στον Αναπτυσσόμενο Κόσμο εδώ στο πανεπιστήμιο.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Ми обладнали Центр проблем зору в країнах, що розвиваються, тут, в університеті.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Мы создали "Центр зрения в развивающемся мире" здесь в университете.
Yaptığımız şey burada üniversitede "Gelişen Dünyada Görüş Merkezi" oluşturmaktı.Това, което направихме, бе да основем Център за зрение в развиващият се свят, тук в университета.
Zengin dünyanın, gelişen dünya için kayda değer şeyler yaptığı son tarihi 1940'ların sonrarıydı.전세계 부국들이 마지막으로 진지하게 다른 나라들의 개발을 도우려 했던 것은 1940년대 후반입니다
Zengin dünyanın, gelişen dünya için kayda değer şeyler yaptığı son tarihi 1940'ların sonrarıydı.Da última vez que o mundo se empenhou em desenvolver outra região foi na parte final dos anos 40.