geliş ile cümle
geliş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz gelişme kaydediyor muyuz?Are we making progress?
O, kumar bağımlılığı geliştirdi.She developed a gambling addiction.
O, okulu asmak ve partiye gitmek için çabucak bir plan geliştirdi.She quickly devised a plan to skip school and go to the party.
Tom Fransızcasını geliştirmek istiyor.Tom wants to get better at French.
Hislerim gelişigüzel olabilir, ama düşüncelerim asla!My feelings may seem random but my thoughts are never!
Bir kadının klitorisi aslında gelişmemiş bir penistir. Bir doktora sorun.A woman's clitoris is really an undeveloped penis. Ask a doctor.
"Daha önce burada bulundun mu?" "Hayır, bu benim ilk gelişim.""Have you been here before?" "Nah, this is my first time."
"Daha önce hiç burada geldin mi?" "Hayır, bu benim buraya ilk gelişim.""Have you ever been here before?" "No, It's my first time here."
Onlar sonuçlarını geliştirdiler.They have improved their results.
Fransızcanı geliştirmek istiyorsan mümkün olduğu kadar sık Fransızca konuşmaya çalış.Try to speak French as often as possible if you want to improve your French.
Tom son zamanlarda Fransızcasını geliştirmeye çalışıyor.Tom has recently been trying to improve his French.
Tom Fransızcada dikkat çekici bir gelişme yaptı.Tom has made remarkable progress in French.
İnsanlarla ilişkilerini geliştirmen gerekiyor.You need to improve your people skills.
İnsanlarla iletişimini geliştirmelisin.You need to improve your people skills.
Fransızcan bir hayli gelişti.Your French has improved considerably.
Tom'un Fransızcası oldukça çok gelişti.Tom's French has improved quite a lot.
Bu gelişi kesinlikle hiç kimse görmedi.Absolutely nobody saw this coming.
Senin Fransızcan gelişiyor mu?Is your French getting better?
Bunu nasıl geliştirebilirdik?How could we improve it?
Kendimi geliştirmek isterim.I would like to improve myself.
Kendimi geliştirmek istiyorum.I want to better myself.
Teknoloji giderek gelişiyor.Technology is increasingly improving.
Reformcular hükümeti geliştirmeyi hedefliyor.Reformers aim to improve the government.
Korkunç bir durum gelişti. Hükümetin tatmin edici bir çözüm bulabileceğini umuyoruz.A horrendous situation developed. We hope the government can find a satisfactory solution.
Dil gelişiminde gecikmeler olabilir.There might be delays in language development.
Bu şok edici bir gelişmeydi.It was a shocking development.
Bu yeni bir gelişme değil.This isn't a new development.
Bu son bir gelişme.This is a recent development.
Olaylar o şekilde gelişmedi.Things didn't happen that way.
Tom'un geliştiğini düşünüyorum.I think Tom is improving.
Tom bir ev geliştirme gösterisinin ev sahipliği yapmaktadır.Tom is the host of a home improvement show.
Tom gelişmelerden habersiz gibi görünüyor.Tom seems out of touch.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin şey bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Dil becerilerini geliştirmek için yapabileceğin bu.This is what you can do in order to improve your language skills.
Bu, politikanın gelişiminde önemli bir rol oynar.It plays an important role in the development of the policy.
Ona bir gelişme demezdim.I wouldn't call that an improvement.
Bu geliştireceğimiz bir şey.That's something we'll improve on.
Otobüsler özellikle işe gidiş geliş saatlerinde kalabalıktır.The busses are especially crowded during rush hour.
Tom'un Fransızcası gelişti.Tom's French has improved.
Tom yavaş yavaş gelişiyor.Tom is improving slowly.
Bazı insanlar başkalarının geliştiğini görmek istemez.Some people don't want to see others improve.
İşlerin nasıl gelişeceğine bakalım.Let's see how things develop.
Nasıl gelişebileceğimiz hakkında düşünmeni istiyorum.I want you to think about how we can improve.
Satrancımı geliştirmek istiyorum.I want to get better at chess.
O gelişiyor.He's progressing.
Tom profesyonel bir vücut geliştirmeci.Tom is a professional bodybuilder.
Tom vücut geliştirme yarışmasını kazandı.Tom won the bodybuilding competition.
Tom eski bir vücut geliştirmeci.Tom is a former bodybuilder.
Tom biraz gelişme kaydediyor.Tom has been making some progress.
İngilizceniz gerçekten gelişti.Your English has really improved.
Sizin İngilizceniz gelişti.Your English has improved.
Tom bir video oyunu geliştiricisi.Tom is a video game developer.
Çin çok hızlı gelişti.China developed very quickly.
Ben Macarca becerilerimi geliştirmek istiyorum.I'd like to improve my Hungarian skills.
Ben Bretonca bilgimi geliştiriyorum.I'm improving my knowledge of Breton.
Cibuti az gelişmiş bir ülkedir.Djibouti is a less developed country.
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemez.He doesn't want to live in a less developed country.
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemiyor.He does not want to live in a less developed country.
Yine de, işler gerçekten gelişmiş değil.Still, things haven't really improved.
Senin öpüşme tekniğini geliştirmen gerekir.You need to improve your kissing technique.
İlgili Sayfalar