geliş ile cümle

geliş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keiko onun güvenli bir şekilde gelişini ona bildirdi.Keiko informed him of her safe arrival.
Ekonominin yakında gelişeceğini umuyorum.I hope the economy picks up soon.
İş dünyası gelişiyor.Business is improving.
Ekonomi gelişiyor.The economy is picking up.
Ekonominin gelişeceğine dair önemli bir iyimserlik var.There is considerable optimism that the economy will improve.
Polisin çabuk gelişi bizi şaşırttı.The policeman's quick arrival surprised us.
İlkel hesap makineleri, bilgisayarlar geliştirilmeden uzun zaman önce vardı.Primitive calculating machines existed long before computers were developed.
Bu yüzyıl başladığından beri birçok gelişmeler yapıldı.Many improvements have been made since this century began.
Kız kardeşim İngilizcede önemli bir gelişme kaydetti.My sister has made remarkable progress in English.
Bir çocuk 13 ve 16 yaşları arasında hızla gelişir.A child develops rapidly between the ages of 13 and 16.
Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı geliştirmeliyiz.We must develop renewable energy sources.
1999 için pazar gelişimi üzerine odaklanacağım.I'll focus on the market development for 1999.
Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your coming to Japan.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
İngilizce telaffuzumu geliştirmek istiyorum.I would like to improve my English pronunciation.
Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.I want to build up my vocabulary.
Gelişmeleri takip etmek için üç çeşit gazete okurum.I read three kinds of newspapers in order to keep abreast with the times.
Onu üst kata gelişini gördüm.I saw him coming upstairs.
Gelişim hakkında onu bilgilendirdim.I informed her of my arrival.
Onun gelişi için sabırsızdım.I was impatient for her arrival.
Kaza onun gelişini engelledi.The accident prevented him from coming.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur.If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.
Esneklik yokluğu birinin gelişmesinde bir engeldir.Lack of flexibility is an obstacle to one's progress.
Baharın gelişini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the return of spring.
Baharın gelişini iple çekiyorum.I'm looking forward to the return of spring.
Baharın gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the return of spring.
Ticaret şehirlerin gelişmesine neden oldu.Commerce led to the development of cities.
İş gelişiyor.Business is looking up.
Yeni bir tür enerji geliştirmeliyiz.We need to develop a new kind of energy.
Gelişme günlük olarak takip edilir ve bir veritabanında saklanır.Progress is monitored daily and stored in a database.
İnsan, zekasını geliştirdi.Human beings evolved their intelligence.
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Yüzme kaslarımızı geliştirir.Swimming develops our muscles.
Yüzme birçok farklı kasları geliştirecektir.Swimming will develop many different muscles.
Dünya'nın petrol yerine yeni enerji kaynakları geliştirmesi gerekmektedir.The world needs to develop new energy sources in place of oil.
Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.The government started a program to promote industry.
Hükümet, gelişmekte olan ülkelere maddi yardımda bulundu.The government has increased its financial aid to the developing nations.
Petrol kurumadan yeni enerji formları geliştirilmelidir.New forms of energy must be developed before oil dries up.
Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.Oil has played an important part in the progress of Japanese industry.
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.Advanced countries must give aid to developing countries.
Savaştan beri Japonya bilim ve teknolojide geniş ölçüde gelişti.Since the war, Japan has advanced greatly in science and technology.
Pencereden onun gelişini görebiliyordum.I was able to see him coming through the window.
Birisi müziğe olan ilgisini geliştirebilir.Anyone can cultivate their interest in music.
Hepimiz onun gelişini gördük, değil mi?We could all see it coming, couldn't we?
O günlerde yeni bir demokrasi türü gelişiyordu.In those days, a new type of democracy was rising.
Seçilmek istiyorsan kamusal imajını geliştirmek zorunda kalacaksın.If you want to get elected, you're going to have to improve your public image.
Hep aynı dizeleri çalarsan monotonluk gelişir.Monotony develops when you harp on the same string.
Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.Reading helps you build up your vocabulary.
Okuma zihni geliştirir.Reading develops the mind.
Okumak zihnini geliştirebilir.Reading can develop your mind.
İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.Trade between the two countries has been steadily growing.
Güneş ışığı onun cildini geliştirdi.The sunshine improved his complexion.
Japonya gelişmekte olan ülkelere 2 milyar yenlik bir yardım paketini taahhüt etti.Japan guaranteed a 2 billion yen aid package to developing countries.
Japon ekonomisi hızla gelişti.The Japanese economy developed rapidly.
Onun içeri gelişini fark ettin mi?Did you notice him coming in?
Piano çalmada kendini iyi geliştiriyor.He is making good progress in playing the piano.
İngilizcede kayda değer bir gelişme yaptı.He made remarkable progress in English.
O, sağlıkta gelişmektedir.He is improving in health.
Onun gelişi sevinçle karşılandı.His arrival was greeted with cheers.
Gelişinden iki gün sonra öldü.She died two days after his arrival.
İlgili Sayfalar