Ana içeriğe geç
Sözlük

gelenekçi ile cümle

gelenekçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
28
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom gelenekçidir.Tom is old school.
Tom gelenekçi, değil mi?Tom is traditional, isn't he?
Haile Selassie, kilise ve aristokrasi de bulunan gelenekçilere gerçekçi davranıp uzlaşmıştır.Haile Selassie compromised when practical with the traditionalists in the nobility and church.
İki gelenekçi responsa da kabul edildi.Two traditionalist responsa were adopted.
Ancak zamanla gelenekçileşti.Bundesliga at the time.
Eğer toplu taşımadan yasaklanırlar ise daha gelenekçi Şincanlılar hüsrana uğrar.If they are banned from public transport, the more traditional Xinjiangese will be frustrated.
Onun görev süresi, selefinden daha gelenekçi ve Anglofil olarak hatırlanıyor.His tenure is remembered as more traditionalist and Anglophilic than his predecessor's.
İran'da dini entelektüalizm İran'da dini gelenekçilikReligious intellectualism in Iran Religious traditionalism in Iran
[47] Desgrange, ekipmanı olan bir gelenekçiydi.[47] Desgrange was a traditionalist with equipment.
Gelenekçiler ve UBP desteklerini geri çekince hükümet düştü.When the traditionalists and the NUP withdrew their support, the government fell.
Büyük gerileme sebebiyle Sadık kendi koltuğunu gelenekçi bir rakibe kaptırdı.In a major setback, Sadiq lost his own seat to a traditionalist rival.
Dedesi tanınmış bir muhaddis veya gelenekçiydi ve Halife de bununla ünlenmiştir.His grandfather was a noted muhaddith or traditionalist, and Khalifa became renowned for this also.
O'Reilly kendisini gelenekçi olarak tanımlar.Royce se définit comme un conservateur.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma divide al musulmán Cham en Camboya en una rama tradicionalista y una ortodoxa.
İki gelenekçi responsa da kabul edildi.Sono state adottate anche due responsa tradizionaliste.
İki gelenekçi responsa da kabul edildi.واستطاعوا التقنين الإنجليز إعطاء إجابتين، كلاهما صحيح.
Gelenekçi ve köktencilerin anlaşmazlıklarını teşvik et.تحقيق الخلاف في أصحاب الأعراف .
O'Reilly kendisini gelenekçi olarak tanımlar.O'Reilly se autointitula um "tradicionalista".
İki gelenekçi responsa da kabul edildi.Beide stijlen van schikken werden geaccepteerd.
Ratzinger'in muhafazakar, gelenekçi görüşleri, 1960'lardaki liberal akımlar süresince daha da pekişti.Under tiden hade demokraterna i Virginia blivit mera liberala än vad de hade varit på 1960-talet.
İki gelenekçi responsa da kabul edildi.Lisäksi on otettu kaksi historiallista puoluetta.
Şehir Irak’daki dinî ve kültürel olarak en gelenekçi bölgelerden birisinde yer alır.Byen var et av de mest religiøse og kulturelt tradisjonelle områdene i Irak.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma membagi Muslim Cham di Kamboja menjadi cabang tradisionalis dan cabang ortodoks.
O'Reilly kendisini gelenekçi olarak tanımlar.O'Reilly terdaftar sebagai "Independen", dan menggambarkan dirinya sebagai seorang "tradisionalis".
Şehir Irak’daki dinî ve kültürel olarak en gelenekçi bölgelerden birisinde yer alır.Thành phố là một trong những khu vực có truyền thống tôn giáo và văn hóa lớn nhất Iraq.
O'Reilly kendisini gelenekçi olarak tanımlar.オライリーは、自分自身を評して伝統主義者と言っている。
Ancak zamanla gelenekçileşti.時間とともに慣れたけどね。
O'Reilly kendisini gelenekçi olarak tanımlar.Ravel ise pidas ennast paljuski klassitsistlikuks heliloojaks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod