Ana içeriğe geç
Sözlük

gelen ile cümle

gelen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu raporu zamanında bitirmek için elimden geleni yapıyorum.I'm trying my best to finish this report on time.
Sen buraya gelene kadar ben hazır olacağım.I'll be finished by the time you get here.
Yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'm going to do everything I can to help.
Tom bize yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom has done everything he can to help us.
Tom'un onu yapmasını engellemek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I'm going to try my best to prevent Tom from doing that.
Onu durdurmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to stop it.
Tom elinden geleni yapmaya söz verdi.Tom promised to do his best.
Sana yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaptım.I've done everything I can to help you.
Seni korumak için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do everything I can to protect you.
Bu fiyata almak için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could to obtain this price.
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.Even a straw shoe belongs to a pair.
Elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız.We have to do the best that we can.
Tom'un Mary'den gelen mektuplarla dolu bir çekmecesi var.Tom has a drawer full of letters from Mary.
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.Northern flying squirrels nest inside trees.
Elinden geleni yapmıyorsun.You aren't doing your best.
Tom'u bulmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.We'll do everything in our power to find Tom.
Tom'u ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do everything in my power to convince Tom.
Tom aracılığıyla almak için elimden geleni yaptım.I tried my best to get through to Tom.
Tom'a yardım etmek için elimizden geleni yapmaya hazırız.We're ready to do our best in order to help Tom.
Tom'a karşı gelen birine ne olduğunu gördüm.I've seen what happens to anyone who opposes Tom.
Tom olmadan elinden gelenin en iyisini yap.Do your best without Tom.
Tom uymak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to fit in.
Tom zor koşullar altında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.Tom is trying to make the best of a bad situation.
İçinden geleni yap.Do what your heart tells you to do.
Ben ailenin geleneklerini devam ettiriyorum.I'm carrying on the family's traditions.
Bu gece gelen herhangi biri hakkında endişe etmek zorunda olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we have to worry about anybody showing up tonight.
Senden gelen bir öğüde ihtiyacım yok.I don't need a sermon from you.
Tom gelenekçi, değil mi?Tom is traditional, isn't he?
Tom'a elimden gelenin en iyisini yaptım.I helped Tom the best I could.
Herhangi bir soruna sebep olmamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to cause any trouble.
Buraya zamanında gelmek için elimden geleni denedim.I tried my best to get here on time.
Gelen bir koruma var.There's a guard coming.
Tom bu sabah gelen son kişiydi.Tom was the last one to arrive this morning.
Tom'a yardım etmek için elimden geleni yaptım.I tried my best to help Tom.
Sen iyi bir müşterisin, bu yüzden elimden geleni yapacağım.You're a good customer, so I'll do what I can.
Elimizden geleni yaparız.We do what we can.
Elinden gelen en kısa sürede beni görmeye gel.Come and see me as soon as you can.
Eliden gelen en kısa sürede geri gel.Come back as soon as you can.
Mutfaktan gelen tuhaf bir koku vardı.There was a strange smell coming from the kitchen.
Elimden geleni yapmaya çalışıyordum.I was trying my best.
Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, değil mi?We're doing everything we can, OK?
Üzgünüm, elimden gelenin en iyisini yaptım.I'm sorry, I did my best.
2.30'a kadar orada olmak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to be there by 2:30.
2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to have the report ready by 2:30.
Bize yardım etmeye gelen Tom'du.It was Tom who came to help us.
Tom için elinden geleni yap.Do what you can for Tom.
Elimden geleni yapacağım, Tom.I'll do what I can, Tom.
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to get there in time.
Tom bu sabah buraya gelen ilk kişiydi.Tom was the first to get here this morning.
Önümüzdeki pazartesiden önce her şeyi dağıtmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to deliver everything before next Monday.
Tom'u yardım etmeye ikna etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to persuade Tom to help.
Bütün yapabileceğim elimden geleni denemek.All I can do is try my best.
Elimizden geleni yapalım.Let's do our best.
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.This author is a prominent critic of the role of the United States as a superpower.
Eski gelenekler kaybolmaya devam ediyor.Old customs keep disappearing.
Bu, Londra'nın önde gelen üniversitelerinden biridir.This is one of London's top universities.
Çinli ileri gelenler bile anıtı ziyaret etmeleri için davet edildiler.Even Chinese dignitaries were invited to visit the monument.
Tom ambulans gelene kadar Mary ile kaldı.Tom stayed with Mary until the ambulance came.
Tom bir gelen geçeni ezdi sonra olay yerini uçurdu.Tom ran over a passerby then flew the scene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod