İşte o zaman son gelecektir.Bấy giờ, sự cuối cùng sẽ đến".
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Cô đồng ý, nhưng yêu cầu chúng phải về nhà ngay và sẽ đến vào một ngày khác.
Eğer ihtiyacınız olmayanları istemezseniz ihtiyacınız olan şeyler size gelecektir.Tuy nhiên, nếu không gặp được người có thứ mình cần và cần thứ mình có, thì trao đổi không được thực hiện.
Onlara göre özgürlük ancak büyük bir mücadeleyle parça parça gelecekti.Quách Quỳ thiếu lương thực, chỉ mong đánh lớn một trận cho bõ.
Eğer o zaman beraberlik kuralı konulmuş olsaydı sadece Fransa galip gelecekti.Nếu hồi ấy nước Đức đại bại và bị phân rã, thì Pháp đã phải chịu số phận tương tự vào năm 1940.
Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.不確定期限 到来する時期が確定していない期限。
(Hac : 1,7, 55) ...O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir.行政対応のタイミングの逸失(この時点で すべきであったのに しなかった)。
(Hac, 1) ...Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.何事においても吉、成功しないことはない日とされる。
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.この失敗にもかかわらずクラッススはスパルタクスと戦って打ち破り、反乱兵6千人を殺害した。
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.この後一時引退するがすぐに復帰。
Akşam tüm aile bir araya gelecektir.夜になると、親戚たちが本家に集まった。
Destek saatler sonra gelecekti.援軍がやってきたのは二ヵ月後のことだった。
Yani sonuçta kötü para piyasada egemen hale gelecektir.つまり、貯金が紙くずになる。
(Hac, 1) ...Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.此职所遥望祭奠,号哭竟日,而不能自已者。
Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.此一時權宜,非可循為定制。
(Hac, 55) ...O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir.經過了漫長的歲月,那個時候終於來到。
İşte o zaman son gelecektir.』其後果終於此。
Onlara göre özgürlük ancak büyük bir mücadeleyle parça parça gelecekti.又一次基督教徒们将单独的小起事件升级到了大规模的战斗。
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.互道保重后,他就走了,停留不到半小时。
İkinci perdede, Ash, restorana Carl'dan parasını almaya gelecektir.抵達旅館後,凱利致電黃澧培博士,黃邀請凱利到一家餐廳。
Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.이것을 가지고 다시 일삼아 제설(提說)하지 않는 것이 가하다.
Nişanlısı o gün gelecektir.그때 남작이 직접 찾아온다.
Eğer gaz gözlemciye doğru hareket etmiyorsa durgun halinden daha sönük gelecektir.반면 가스 덩어리가 관찰자 쪽으로 움직이지 않는다면 원래보다 더 어둡게 보일 수 있다.
Şu karanlık günün elbet gelecektir sonu, Kalbim özlüyor onu.내 사랑이 끝나는 날에, 내 인생도 끝나리라.
Yani sonuçta kötü para piyasada egemen hale gelecektir.따라서 소자본만 가지고도 창업이 아주 수월해진다.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.אחר כך הודיעו שהיא כבר יצאה ותהיה אצלי בתוך רבע שעה.
Cazcı Kardeşler ismi buradan gelecektir.שמם של האחים יצא למרחוק.
Ona çakanlar ile otomatik olarak sürülü hale gelecektir) tekrar konuşmaz.מוציאים את הגוף החוצה (שוב, באופן שלא תתבצע עליו עבודה).
Akşam tüm aile bir araya gelecektir.Вечерта цялото семейство се събира вкъщи.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Излиза в оставка и скоро се връща в армията.
Bu sınır genişletme döneminde ekonomik sorunlar kritik bir problem haline gelecekti.В период на рецесия изразходването на средства става обект на критика.
Bunun arkası gelecekti.Evo što slijedi.
Derya asıl gerçekle çok acı bir şekilde yüz yüze gelecektir.To znatno otežava put do istine.
Ancak 1483 yılında Hersek tamamen Osmanlı toprağı hâline gelecektir.Već do 1483. se je godine cijela Hercegovina našla pod osmanskom vlašću.
İkili, kalabalık bir Londra caddesinde yeniden bir araya gelecektir.Tmurna, dotrajala obala grada preuređena je u Trg Jacka Londona.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Pochádza zo Sily a k nej sa zase vráti.
Akşam tüm aile bir araya gelecektir.Počas sviatku sa zíde celá rodina.
Muhammed’den sonra bir peygamber daha gelecektir.Aspoň kým neprišiel prorok Mohamed.
Onlara göre özgürlük ancak büyük bir mücadeleyle parça parça gelecekti.Med vojno je bilo Sredozemsko morje priča le maloštevilnim bitkam.
Ona çakanlar ile otomatik olarak sürülü hale gelecektir) tekrar konuşmaz.To bo avtomatično povečalo produktivnost. -(ne delamo več odpada!)
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Ralph se v tem času vrne in se ji pridruži za nekaj dni.
Akşam tüm aile bir araya gelecektir.Progos metu susirenka visa šeima, draugai.
Yerine ise Şota Arveladze gelecektir.Tad vietoj lauktinų dvs.
Şxf6 hamlesi oynanmış olsaydı pat meydana gelecekti.Bxa6 būtų patas.
Geri dönüp kendisini affettirecek ve bir saat içinde gelecektir.Seejärel lahkub kangelane ja lubab aasta või kolme aasta pärast tagasi tulla.
Sonra birisinin diğerinin hiç inancı olmadığını düşünür; gerçekten de, hiç olmayanı hisseden gelecektir.Pane teine uskuma, et midagi on, kuigi tegelikult midagi pole.
"Alanis Morissette gelecekti ama"."Eesti e-riik tulgu".
İngiltere'deki çocukların sonu mu gelecektir?Üks nende poegadest õpib Inglismaal.
500 kişi içinde birine gelecektir.500명 중 어떤 누군가는 그렇게 될 것 입니다.
500 kişi içinde birine gelecektir.Alguém vai conseguir se você tiver 500 pessoas lançando moedas.
500 kişi içinde birine gelecektir.Quelqu'un va se faire si vous avez 500 personnes retournement des pièces de monnaie.
500 kişi içinde birine gelecektir.Някой ще разбере дали има 500 души, подхвърлящи монети.
500 kişi içinde birine gelecektir.У кого-то так получится, если 500 человек бросают монеты.
500 kişi içinde birine gelecektir.ですが、その人は、その人自身の現実の中で考えるでしょう。
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Amerikansk lov skal nok få fat i dig".
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Az amerikai igazságszolgáltatás el fogja kapni".
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".De wet van de VS zal je krijgen".
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".De wet van de VS zal je krijgen'.
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Die US Gesetze werden dich kriegen."
ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".Die US-Gesetze werden dich kriegen."