Ana içeriğe geç
Sözlük

gelecekler ile cümle

gelecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar muhtemelen arabayla gelecekler.They'll probably come by car.
Ama onlar buraya yarın gelecekler.But they will come here tomorrow.
Ne zaman gelecekler?When will they arrive?
Bay ve Bayan Yamada gelecek ay eve gelecekler.Mr. and Mrs. Yamada will come home next month.
Belki gelecekler ve belki gelmeyecekler.Maybe they will come and maybe they won't.
Onlar bir hafta içinde gelecekler.They will arrive a week from today.
Benim için ne zaman gelecekler?At what time will they come for me?
"Onların ne zaman geleceklerini biliyor musun?" "Bu akşam on bir buçukta.""Do you know when they will arrive?" "At eleven-thirty this evening."
Üçü çeyrek geçe gelecekler.He'll come at quarter past three.
Muhtemelen bu işin üstesinden gelecekler.They will probably handle this well.
Onlar büyük olasılıkla önümüzdeki hafta gelecekler.They're very likely to arrive next week.
Onların büyük olasılıkla önümüzdeki hafta geleceklerini düşünüyorum.I think it's very likely that they'll arrive next week.
Başıma gelecekleri bilmiyordum.I didn't know what I was getting into.
Onlar gelecekler.They will come.
Geri gelecekler.They'll come back.
Çok geçmeden gelecekler.They will come before long.
Tom ve Mary galiba taksiyle gelecekler.Tom and Mary will probably come by cab.
Bostonlu arkadaşların da istenilenden daha çok bu gece partime gelecekler.Your friends from Boston are more than welcome to come to my party tonight, too.
Belki geri gelecekler.Maybe they'll come back.
Konuklarımız birkaç dakika içinde gelecekler.Our guests will arrive in a few minutes.
Biz onların saat 8'de geleceklerini unutmamalıyız.We mustn't forget that they're arriving at 8 o'clock.
Hakkında düşüneceğimiz geleceklerimiz var.We've got our futures to think about.
Biz onların hangi trenle geleceklerini bilmiyorduk.We didn't know on which train they'd be coming.
Tom'u aramaya gelecekler.They'll come looking for Tom.
Onlar bize gelecekler.They'll come to us.
Onlar bizim için gelecekler.They'll come for us.
Seni aramak için gelecekler.They'll come looking for you.
Onu aramak için gelecekler.They'll come looking for him.
Onlar okuldan sonra Tom'u aramaya gelecekler.They will come look for Tom after school.
Onlar beni aramaya gelecekler.They'll come looking for me.
Sami ve Leyla, Kahire'de geleceklerini inşa ediyorlardı.Sami and Layla were building their future in Cairo.
Tom ve Mary geleceklerini söylediler ama hiç gelmediler.Tom and Mary said that they'd come, but they never showed up.
Geleceklerini söyledi.He said that they would come.
Eminim gelecekler.I'm sure they'll come.
Onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir.But their idyllic bliss is shattered after a few years.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.These primordial structures would eventually become the galaxies we see today.
Bu yerlerde aynı zamanda Prince, yakın gelecekte başına gelecekleri görür.O neighbour, will you give an eye here to our house too for a moment?
Duruma göre şaka yüzlü dünür geleceklerini söyler.You know at some point the jokes will dry up.
Lorne (ya da Host) insanların geleceklerini görebilmekte ve düşüncelerini okuyabilmektedir.Lorne is able to read peoples' destinies and intentions.
Döneminde görevliler mevki ve geleceklerini Sultan İbrahim'in kadınlarından bekler olmuşlardı.In this comparison, he equates each covenant with a woman, using the wives of Abraham as examples.
Sonrasında da Arsuzi ve Eflak birbirlerinin siyasi düşmanı haline geleceklerdi.From this point on, Cui and Li became political enemies.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz gökadalar haline geleceklerdi.This unit then grew to become what MIGHT is today.
Ancak ilk kez bir araya gelecekleri bir buluşma daha var.This is the first time that most of them gather together again.
Çünkü adamcağız başına gelecekleri önceden değerlendirip kaçmıştı!The creature vanished as it bounded past.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Thus far, they have shown no comprehension of that."
Bence daha iyi hale gelecekler.I think they're going to get better.
Bunlardan bir kısmını ortaya çıkarabilirsek, damağımızda bize erişebilir hale gelecekler.And so, if we can release some of those, they become accessible to us in our palate.
Ada'nýn baţýna geleceklerden korkuyordum.I was so scared of what was going to happen to Ada.
Güvenlik hayatınızın odak noktası olursa, başınıza gelecekler şunlardır.I think that when that is the focus of your life, these are the things that happen.
Birazdan cenaze evinden gelecekler.People from the funeral home will be here soon.
Bize geleceklerini sanıyordum.You should see the crash directly ahead. All I see is a roadblock!
İyimserler, geleceklerinden daha fazla öpücük, parkta daha çok gezinti bekleyenler.So optimists are people who expect more kisses in their future, more strolls in the park.
Toplam konsantrasyon: 2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.The total concentrations: by 2025, they will be essentially where we were in 1985.
Ve bu çoçuklar biliyorlar ki zahmetsiz klima kontrolü geleceklerini bir parçası olamayacak.And these kids know that painless climate control may not be part of their future.
Umarım gelecekler.Hopefully, they will come.
40 yılı aşkın süredir çok yakında gelecekleri söylenen robotlar.We've been told for 40 years already that they're coming soon.
Onlara geleceklerini yönetsin diye, istediğimiz kişiyi dayatmayalım.Let us not pick and choose who we would like to rule their future.
Sabaha gelecekler. Ne kadar kalacađým?You got what you deserved and you knew the risks
Bazıları parlak vaatler ve parlak ışıklar ile gelecekler, ama onlar çabucak sönecekler.Some will come with bright promises and bright lights, but they fade quickly.
İnşaAllah diğer çocukların da aydınlık gelecekleri olur.We hope inshaAllah other kids will have a bright future.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod