Yarım saat içinde geri geleceğim.I'll come back in half an hour.
Sanırım geleceğimi görüyorum.I think I'm seeing my future.
Ben benim geleceğim hakkında endişe ederim.I worry about my future.
Gelecek yıl tatil için senin yanına geleceğim.For my vacation next year, I am going to come visit you.
Yarın konuğun olarak geleceğim.I will come be your guest tomorrow.
"Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''"I'll come again." "Yeah, I look forward to it."
Pazartesi geri geleceğim.I'll come back Monday.
Gelebilirsem yarın geleceğim.I'll come back tomorrow if I can.
Bir dakika, ben hemen geleceğim.Just a moment, I will come right away.
Benim geleceğim sizin ellerinizde.My future is in your hands.
Gelebildiğim zaman geleceğim.I will come when I can.
Tamam, saat dörtte seni almaya geleceğim.OK, I will come pick you up at four o'clock.
Çocuklar bizim geleceğimiz.Children are our future.
Yarın sabah geleceğim.I will come tomorrow morning.
Ben yarın sabah geleceğim.I'll come tomorrow morning.
Mümkün olursa yarın geleceğim.If possible, I'll come tomorrow.
Benim geleceğim için mücadele ediyorum.I am fighting for my future.
Burada bir geleceğim olduğunu düşünüyorum.I think I have a future here.
Tom geleceğimi bildiğini söyledi.Tom said he knew that I would come.
Hoşça kal, yarın geri geleceğim.Goodbye, I'll come back tomorrow.
Bu bizim geleceğimiz.That's our future.
Başka zaman tekrar geleceğim.I'll come again some other time.
Ben yaklaşık olarak saat 7 veya 8'de geri geleceğim.I'll come back at around 7 or 8 o'clock.
Oraya geleceğim.I'll come there.
Bence parlak bir geleceğimiz var.I think we have a bright future.
Ben kesinlikle yarın geleceğim.I'll certainly come tomorrow.
Bir gün geri geleceğime inanıyorum.I believe one day I'll come back.
Geleceğimize yatırım yapmalıyız.We must invest in our future.
Ona birazdan geleceğim.I'll get to that in a second.
Geleceğime yatırım yapıyorum.I'm investing in my future.
Yakın geleceğim için planlarım yok.I don't have plans for my immediate future.
Jamal geleceğimin bir parçası değil.Jamal is not part of my future.
Erken geleceğim.I'll come early.
Sonra geleceğim.I'll come later.
Yakında geleceğim.I'll arrive soon.
Bu kez kız kardeşimle geleceğim.This time, I'll come with my sister.
Ben 2.30'da geleceğim.I'll come at 2:30.
Cuma öğleden sonra geleceğim.I'll come on Friday afternoon.
Muhtemelen geleceğim.I'll probably come.
Bu şimdi gerçekten önemli; Bu bizim geleceğimizle ilgili.It's really important now; it's about our future.
Buraya zamanında geleceğimizi hiç düşünmemiştim.I never thought we'd get here on time.
Buraya zamanında geleceğimizi düşünmedim.I didn't think we'd get here on time.
Geleceğimiz tehlikede.Our future is at stake.
Geleceğimiz küçük bir elitin iyi niyetine bağlıdır.Our future depends on the goodwill of a small elite.
Bugün erken saatlerde buraya geleceğimi sanıyordum.I thought I was going to get here early today.
Geleceğim ve sizi alacağım.I'll come and pick you up.
Yakında Boston'a geleceğim.I'll come to Boston soon.
Yarın akşam Boston'a geleceğim.I'll arrive in Boston tomorrow evening.
Erken geleceğimi bilmiyordum.I didn't know I'd be early.
Geri geleceğimi bilmiyordum.I didn't know I'd be back.
Yarın tekrar geleceğim.I'll come again tomorrow.
Memnuniyetle geleceğim.I'll gladly come.
Tekrar geleceğim.I'll come again.
Tom, vaktinde geleceğimi biliyordu.Tom knew that I'd be on time.
Tom erken geleceğimi biliyordu.Tom knew that I'd be early.
Senin ve benim bir geleceğimiz olamaz.You and I can't have a future.
Ne zaman buraya geleceğimden emin değildim.I wasn't sure when I'd get here.
Yarın öğleden sonra Boston'a geleceğim.I'm going to arrive in Boston tomorrow afternoon.
Bu akşam Boston'a geleceğim.I'll be arriving in Boston this evening.
Saat 2.30'da geri geleceğim.I'm going to come back at 2:30.