Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Niềm quyết tâm tụ lại và một giọng lặng lẽ nói, "Tôi sẽ đi vòng qua mọi trở ngại."
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Une résolution se rassemblait et une voix calme disait : " Je vous contournerai. "
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."На одном из собраний я сказала тихим голосом:
Birlikte, geleceğimiz için. "Bersama, demi masa depan kita."
Birlikte, geleceğimiz için. "Cùng nhau vì tương lại chúng ta."
Birlikte, geleceğimiz için. "Ensemble, pour notre futur."
Birlikte, geleceğimiz için. "Împreună, pentru viitorul nostru".
Birlikte, geleceğimiz için. "Insieme, per il nostro futuro."
Birlikte, geleceğimiz için. ""Juntos, pelo nosso futuro."
Birlikte, geleceğimiz için. "Juntos por nuestro futuro".
Birlikte, geleceğimiz için. "다함께, 우리의 미래를 위해."
Birlikte, geleceğimiz için. "Közösen, a jövőnkért."
Birlikte, geleceğimiz için. "Razem, dla przyszłości."
Birlikte, geleceğimiz için. "Samen, voor onze toekomst."
Birlikte, geleceğimiz için. "Sammen for vores fremtid."
Birlikte, geleceğimiz için. "Skupaj, za našo prihodnost."
Birlikte, geleceğimiz için. "Společně, pro naši budoucnost."
Birlikte, geleceğimiz için. "Zusammen - für unsere Zukunft."
Birlikte, geleceğimiz için. "Μαζί, για το κοινό μας μέλλον."
Birlikte, geleceğimiz için. "Вместе за наше будущее".
Birlikte, geleceğimiz için. "Заедно, за нашето бъдеще.
Birlikte, geleceğimiz için. "Разом за наше майбутнє".
Birlikte, geleceğimiz için. "יחד, למען עתידנו."
Birlikte, geleceğimiz için. "معا, لمستقبلنا."
Birlikte, geleceğimiz için. "こんなのはすごく可愛らしいよね
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""Azért érzünk így, mert veszélybe került a jövőnk miattatok és ez ellen semmit sem tehetünk."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""Chúng tôi thấy vậy vì các người đã làm hại tương lai chúng tôi và chúng tôi chẳng thể làm được gì."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""Ci sentiamo così perché avete compromesso il nostro futuro e noi non possiamo farci niente."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""이건, 이전 세대가 우리의 미래를 망쳐놓은 것에 대해 우리가 할 수 있는 일이 없기 때문입니다."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""To dlatego, że czujemy, że zaprzepaściliście naszą przyszłość i nic nie możemy już z tym zrobić."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""We voelen ons zo, omdat jullie onze toekomst in gevaar hebben gebracht en we er niets tegen kunnen doen."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""Ми стали такими, тому що ви перекреслили наше майбутнє, і ми вже нічого не можемо з цим зробити".
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""Мы стали такими, потому что вы перечеркнули наше будущее, и мы уже ничего не можем с этим поделать".
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz.""אנחנו מרגישים כך כי אנחנו מרגישים שסיכנתם את העתיד שלנו ואנחנו לא יכולים לעשות שום דבר בנוגע לזה."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz."" نحن نشعر بهذا الطريق لأننا نشعر بأنكم خطر على مستقبلنا وليس هناك شيء يمكننا القيام به حيال ذلك."
"Bizim geleceğimizi riske attığınız ve bu konuda yapacak bir şeyimiz olmadığı için böyle hissediyoruz."「こんな風に思うのは 大人が自分たちの未来を 切り売りしてしまったからだ 私たちには何もできないんだ」 私たちは子孫の未来を切り売りしてしまったのです
Bizim uzay programlarımız var ve oy kullanabiliyoruz; yani, geleceğimizi değiştirebiliyoruz.우주 개척 프로그램이 있고, 투표도 하고, 우리의 미래를 바꿀 수 있다는 거죠.
Bizim uzay programlarımız var ve oy kullanabiliyoruz; yani, geleceğimizi değiştirebiliyoruz.ההבדל בינינו ובין הדינוזאורים הוא שיש לנו תוכנית חלל ואנו יכולים להצביע
Bizim uzay programlarımız var ve oy kullanabiliyoruz; yani, geleceğimizi değiştirebiliyoruz.أن لدينا برنامجاً فضائياً وبإمكاننا التصويت، وإذن يمكننا تغيير مستقبلنا.
Bizim uzay programlarımız var ve oy kullanabiliyoruz; yani, geleceğimizi değiştirebiliyoruz.そして選挙です 我々は未来を変えることができます (笑)
Bizim uzay programlarımız var ve oy kullanabiliyoruz; yani, geleceğimizi değiştirebiliyoruz.我地有太空計劃 而且我地可以投票 所以我地可以改變未來
Biz insan ırkı, kendimizden sorumluyuz, lakin kendi geleceğimizi tehlikeye atıyoruz.My lidé jsme za sebe zodpovědní.
Biz insan ırkı, kendimizden sorumluyuz, lakin kendi geleceğimizi tehlikeye atıyoruz.نحن البشر مسؤولون عن أنفسنا و نحن نعرض مستقبلنا ..للخطر
Bu benim güzel geleceğim! Adı Gracia.Gracia on upea tulevaisuuteni!
Bu benim güzel geleceğim!Det är min underbara framtid!
Bu benim güzel geleceğim!Det er min skønne fremtid!
Bu benim güzel geleceğim!È il mio meraviglioso futuro!
Bu benim güzel geleceğim!É o meu belo futuro!
Bu benim güzel geleceğim!¡Este es mi bonito futuro!
Bu benim güzel geleceğim!To moja piękna przyszłość.
Bu benim güzel geleceğim!Το υπέροχο μέλλον μου!
Bu benim güzel geleceğim!Это моё прекрасное будущее.
Bu, geleceğimizi nasıl etkileyecek? Bizim için iyi mi? Çocuklarımız için iyi mi?Cosa significa per il nostro futuro?per il nostro benessere? e per il loro benessere?
Bu, geleceğimizi nasıl etkileyecek? Bizim için iyi mi? Çocuklarımız için iyi mi?Какво означава това за нашето бъдеще, за нашето благоденствие, както и за тяхното?
Bu, geleceğimizi nasıl etkileyecek?För vårat välmående?
Bu, geleceğimizi nasıl etkileyecek?¿Para nuestro bienestar?
Bugün, paylaşılan geleceğimiz hakkındaki küresel konuşmaların bir parçasısın.Aujourd'hui, vous faites partie d'une conversation mondiale sur notre avenir commun.
Bugün, paylaşılan geleceğimiz hakkındaki küresel konuşmaların bir parçasısın.Danes ste del globalnega pogovora o naši skupni prihodnosti.
Bugün, paylaşılan geleceğimiz hakkındaki küresel konuşmaların bir parçasısın.Dnes ste súčasťou globálnych rozhovorov o našej spoločnej budúcnosti.
Bugün, paylaşılan geleceğimiz hakkındaki küresel konuşmaların bir parçasısın.Dziś uczestniczysz w globalnej dyskusji o naszej wspólnej przyszłości.