Onlar yağmur yağmasına rağmen geldiler.They came even though it was raining.
Onu görmezden geldiler.They ignored him.
Onlar yağmura rağmen geldiler.They came in spite of the rain.
Küçük çocuklar nereden geldiler?Where did the little kids come from?
Onlar bize bir öneriyle geldiler.They came to us with a proposal.
Tom ve Mary önce geldiler.Tom and Mary arrived first.
Çocuklar yol boyunca farklı hayaletevlerden dehşet içinde koşarak geldiler.Children came running in terror from the different spookhouses along the street.
Misafirler azar azar geldiler.The guests arrived in dribs and drabs.
İtfaiyeciler kurtarmaya geldiler.Firefighters came to the rescue.
Tom ve Mary ayrılamaz hale geldiler.Tom and Mary became inseparable.
Tom ve Mary galip geldiler.Tom and Mary were victorious.
Bize savaşmak için geldiler.They came to fight us.
Jamal ve Sarah Kahire'ye geldiler.Jamal and Sarah arrived in Cairo.
Fadıl ve Leyla birbirlerine bağımlı hale geldiler.Fadil and Layla became dependent on one another.
Sadece beni görmezden geldiler.They just ignored me.
Fadıl ve Leyla tekrar bir araya geldiler.Fadil and Layla reunited.
Fadıl ve Leyla arkadaş oldular sonra sevgili haline geldiler.Fadil and Layla became friends, then they became lovers.
Tom ve Mary birbirlerine bağımlı hale geldiler.Tom and Mary became dependent on each other.
Tom ve Mary birbirlerine muhtaç hale geldiler.Tom and Mary became dependent on each other.
Onlar yeni nesil bir bilgisayarla geldiler.They came up with a next-generation computer.
Mülteciler hoş geldiler.Refugees are welcome.
İkizler nihayet 35 yaşındayken yeniden bir araya geldiler.The twins were finally reunited at the age of 35.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde bir araya geldiler.Layla and Sami met at a shopping mall.
Sami ve Leyla birbirlerine bağımlı hale geldiler.Sami and Layla became dependent on one another.
Onlar oraya senden önce geldiler.They arrived there before you.
Geçen sene noel partisinde bir araya geldiler.They met at the Christmas party last year.
Sami ve Leyla birbirlerine gerçekten bağımlı hale geldiler.Sami and Layla became really dependent upon one another.
Sami'nin annesi ve erkek kardeşi eve geldiler.Sami's mother and brother came home.
Tom ve Mary biraz erken geldiler.Tom and Mary are a little early.
Sami ve Leyla ziyarete geldiler.Sami and Layla came to visit.
Biz uyurken geldiler.They came while we were sleeping.
Ziri ve Rima sınıflarını buldular ve onlarla yeniden bir araya geldiler.Ziri and Rima found their class and regrouped with them.
Ona karşı geldiler ve onu yalanladılar.They lied to their customers, thereby cheating them.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Then they came for the Jews, and I did not speak out— Because I was not a Jew.
Asya'nın tüm ülkeleri ortak bir ülkü etrafında bir araya geldiler..."All countries of Asia have to meet together in a common task ..."
Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.Then they came for the trade unionists, and I did not speak out— Because I was not a trade unionist.
1990'ların başından bu yana, CD'ler yüksek kaliteli müziklerin en yaygın kaynağı haline geldiler.Since the early 1990s, CDs have become the most common source of high-quality music.
Odden ve Parsberg 2005 yılında ilk kez bir araya geldiler ve grubu kurdular.Odden and Parsberg first met in 2005 and formed the group in 2011.
Ertesi yıl Sardes'te yeniden bir araya geldiler ve orduları tarafından imparator ilan edildiler.They regrouped the following year in Sardis, where their armies proclaimed them imperator.
"Darbe yapmaya geldiler, darbeyi yediler, gerisin geri gittiler.They seized the food and retreated back along the path.
Onlar, Siyonistler olarak gelmek istedikleri için buraya geldiler."They came here because they wanted to, as Zionists."
Zaman içinde bu proto-Volkan'lar evrimleşerek Romulanlar haline geldiler.These revolutionaries, over time, became the Romulans.
Bundan sonraki Uygur kağanları onun soyundan geldiler.From them the Napo-runa are derived.
Akabinde bilimciler Satürn’ün uydusunun optik açıdan inceleyebiliyor hale geldiler.Subsequently, scientists became able to identify Saturn's moon optically.
Ekim 1808'te gelecek dört senelerini geçirecekleri Marsilya'ya geldiler.In October 1808, they arrived in Marseille, where they spent four years.
Muhalefet güçleri Kasım 1976’da demokratik örgütler platformunu oluşturmak için bir araya geldiler.These opposition forces met in November 1976 to create a platform of democratic organizations.
1947 yılında Hindistan ve Pakistan bağımsız ülkeler haline geldiler.In 1947 India and Pakistan became new countries.
Nitekim, yaşamının son yıllarında yeniden bir araya geldiler.They lived together again for the last years of his life.
McLaughlin ve Brubaker 2006 bir araya geldiler.McLaughlin and Brubaker teamed up in May 2006.
Böylece kurullar güçsüzleşti ve ona karşı çıkamaz duruma geldiler.Thus, the assemblies became powerless and were unable to oppose him.
Dupont ve Dupond başta sadece yan karakterdiler, fakat daha sonra önemli hale geldiler.Thomson and Thompson were originally only side characters but later became more important.
Bir oğlu Gerhard ve başka kızı olan Christa dünyaya geldiler.A son, Gerhard, and another daughter, Christa, followed.
Böylece üstün geldiler.They were honourably acquitted.
Hollandalılar Japonya'ya ilk defa 1600'de, Liefde (Türkçe: aşk) gemisiyle geldiler."Red Hair") by the Japanese, first arrived in Japan in 1600, on board the Liefde.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".They are empty vessels to be filled."
1-0 galip geldiler.Eskişehir 1-0 galip.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.Then they came to a crossroads.
Buna alışkın olmayan Haçlı orduları sıcaktan bitkin hale geldiler.According to those who knew him, the war deeply depressed Dayan.
Bene Israel toplumu İsrail'de önemli mevkilere geldiler.The Bene Israel community has risen to many positions of prominence in Israel.
Bir yıl sonra ordular Falkirk Savaşı'na geldiler (1 Mayıs 1298).He fought at the Battle of Falkirk (1298).