Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.그것도 멋진 방법이겠습니다만, 그건 새벽 3시 정각에 울며 깨어나도록 하기 쉽상입니다.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.C'est une formidable manière d"être, mais sans risquer de vous réveiller, en pleurs à trois heures du matin.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Det er en fantastisk tilstand, men du får tendens til at vågne grædende klokken tre om morgenen.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Đó là cảm giác tuyệt vời nhưng nó có thể khiến bạn thức dậy, khóc òa lên vào lúc ba giờ sáng.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Esa es una fantástica manera de vivir, pero les hará despertarse a las tres de la madrugada llorando.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.È una maniera d'essere fantastica, ma di solito non vi fa alzare piangendo alle tre del mattino.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Ez egy fantasztikus állapot, ám ilyenkor az is benne lehet a pakliban, hogy hajnali háromkor sírva ébredünk!
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Fantastično počutje, vendar pa teži k temu, da se v joku zbujate ob treh zjutraj.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Itu sebuah cara yang fantastis, tetapi ini cenderung membuat anda bangun sambil menangis di jam tiga pagi.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Jde o skvělý způsob bytí, ale směřuje to k tomu, že ve tři hodiny ráno jste vzhůru a brečíte.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Je to skvelý stav, ale hrozí vám, že sa o tretej ráno budete budiť s plačom.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.So zu leben ist fantastisch, tendiert aber dazu, dass Sie morgens um drei Uhr weinend aufwachen.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.To fantastyczny sposób bycia, ale wydaje się to zostawiać cię budzącego się z płaczem o trzeciej rano.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Uma sensação fantástica, mas que tem tendência a deixar-nos acordados até às três da manhã a chorar.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Είναι υπέροχο να είσαι έτσι, αλλά έχει την τάση να σε κάνει να ξυπνάς κλαίγοντας στις 3 το πρωί.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Това е фантастичен начин на съществуване, но води до това да се събудиш плачещ в три часа през нощта.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Це фантастичне існування, але зазвичай це завершується пробудженнями в сльозах о третій ночі.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.Это прекрасно, но заставляет просыпаться от плача в три часа утра.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.זוהי דרך נהדרת להתקיים, אך יש לזה נטיה לגרום לך להתעורר בדמעות בשלוש בבוקר.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.وهو أسلوب رائع للعيش، لكنه فيما يبدو يؤدي بك للاستيقاظ باكيا في الثالثة صباحاً.
Hayal gibi bir yaşama şekli ama gecenin üçünde sizin ağlıyarak uyanmanıza yol açıyor.朝の3時に泣きながら目が覚めることになりがちです (笑)
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.alle med Sværd i Hånd, oplærte til Krig, hver med sit Sværd ved Lænd mod Nattens Rædsler.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.alle væbnet med sverd, opøvet i krig, hver med sverdet ved lend til vern mot nattens farer.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.kaikki miekkamiehiä, sotaan harjoitettuja; jokaisella on miekka kupeellansa öitten kauhuja vastaan.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.다 칼을 잡고 싸움에 익숙한 사람들이라 밤의 두려움을 인하여 각기 허리에 칼을 찼느니라
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Mindnyájan fegyverfogók, hadakozásban bölcsek, kinek-kinek oldalán fegyvere, az éjszakának félelme ellen.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Thảy đều cầm gươm và thạo đánh giặc ; Ai_nấy đều có gươm ở nơi đùi mình , Vì sợ_hãi ban_đêm .
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Thảy đều cầm gươm và thạo đánh giặc; Ai nấy đều có gươm ở nơi đùi mình, Vì sợ hãi ban đêm.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.todos armados de espadas, destros na guerra, cada um com a sua espada a cinta, por causa dos temores noturnos.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Všetci narábajú mečom, vycvičení v boji; každý má svoj meč pri svojom boku zo strachu vnoci.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Vsi znajo sukati meč, so vešči vojni; slednji ima meč ob bedru svojem zaradi strahu po noči.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Zij zijn allemaal goed getraind en dragen op de heup een zwaard om paraat te zijn bij nachtelijke aanvallen.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Все они держат по мечу, опытны в бою; у каждого меч при бедре его ради страха ночного.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.Те всички държат меч и са обучени на война; Всеки държи меча си на бедрото си поради нощни страхове.
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.כלם אחזי חרב מלמדי מלחמה איש חרבו על ירכו מפחד בלילות׃
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.كلهم قابضون سيوفا ومتعلمون الحرب. كل رجل سيفه على فخذه من هول الليل
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.手 都 持 刀 、 善 於 爭 戰 . 腰 間 佩 刀 、 防 備 夜 間 有 驚 慌
Hepsi kılıç kuşanmış, eğitilmiş savaşçı. Gecenin tehlikelerine karşı, Hepsinin kılıcı belinde.手都 持刀 、 善於 爭戰 . 腰間 佩刀 、 防備 夜間 有 驚慌
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.그리고 3~4년 전에, 저는 한 밤중에 제 선생님이였던 포스튼 부인에게 전화가 왔습니다.
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.For tre eller fire år siden, fik jeg et telefonopkald midt om natten fra den lærer, Mrs Posten,
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.Há cerca de 3 ou 4 anos, recebi um telefonema, a meio da noite, daquela professora, Mrs. Posten, que disse:
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.Il y a 3 ou 4 ans, j'ai un un coup de fil au milieu de la nuit de ce professeur, Madame Posten, qui a dit:
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.Pred približno tremi ali štirimi leti sem sredi noči dobil telefonski klic od tiste učiteljice, ge.
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.Před třemi nebo čtyřmi lety mě uprostřed noci vzbudil telefon od té učitelky, paní Postenové, která řekla:
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.בערך לפני שלוש או ארבע שנים, קיבלתי טלפון באמצע הלילה מהמורה שלי גברת פוסטן
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.قبل ثلاثة او اربعة اعوام, تلقيت اتصالا في منتصف الليل من المعلمة , السيدة بوستين
İki ya da üç yıl önce, gecenin bir yarısında o öğretmen Posten Hanım'dan bir telefon aldım.真夜中にあの時の先生の ポステンさんから電話がありました 「あなたに会う必要があるの
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahDas ist der erste Morgen, an dem ich bei ihr war.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahAsta e făcută în prima dimineață în care am stat cu ea.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahC'est sur le chemin de l'école.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahĐây là buổi sáng đầu tiên tôi ở với em.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahDit is de eerste ochtend dat ik bij haar was.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahEsta es la primera mañana que estuve con ella.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabah제가 그녀와 함께 했던 첫번째 아침입니다.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahQuesta è la prima mattina in cui rimasi con lei.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahTo pierwszy ranek, kiedy z nią zostałem.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahΑυτό είναι το πρώτο πρωινό που έμεινα μαζί της.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahТова беше първата сутрин, в която останах с нея.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahЭто первое утро, проведенное с ней.
İşte bu, orada kaldığım ilk gecenin ertesi sabahזו הפעם הראשונה שנשארתי איתה.