Gözlerini kapadı ve günlerin ve gecelerin önünden geçtiğini hayal etti.Elle fermait les yeux et imaginait que les jours et les nuits défilaient devant elle.
Gözlerini kapadı ve günlerin ve gecelerin önünden geçtiğini hayal etti.Она закрывала свои глаза и представляла, что дни и ночи проносятся мимо неё.
(Gülüşmeler) Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.( Cười) chúng tôi dành nhiều ngày đêm nghiên cứu bộ phận này của loài nhện.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Celý den spí a celou noc loví.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Chúng tôi là tinh thần kindred.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor. Dahası Rainsford, sana da aynısını yaptıracak.نحن الارواح المشابهة. هو بلدي واحد العاطفة.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor. Dahası Rainsford, sana da aynısını yaptıracak.彼は一日中眠る そしてすべての夜を狩る。
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Doarme toată ziua şi vânători de toată noaptea.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Hij slaapt de hele dag en jaagt de hele nacht.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Kami adalah roh keluarga.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Ő alszik egész nap és egész éjjel vadászik.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.On spi ves dan in lovi vso noč.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Potom ste lovec sám? My sme spriaznené duše.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Så er du jæger dig selv? Vi er ligesindede.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Siamo spiriti affini.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Sitten olet metsästäjä itse? Olemme hengenheimolaisia.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Vi är Kindred Spirits.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Więc jesteś łowcą siebie? Jesteśmy bratnie dusze.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Είμαστε kindred πνεύματα.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Тогда вы охотник себя? Мы родственные души.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.- Тоді ви мисливець себе? Ми споріднені душі.
Gündüzleri uyuyor geceleri ise avlanıyor.Той спи по цял ден и ловува цяла нощ.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.A escola toda sabe sobre você e Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Az egész iskola tud rólad és Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Cała szkoła wie o tobie i Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Cả trường đều biết chuyện của cậu và Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Celá škola vie o vás a Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Celá škola ví o vás a Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Die ganze Schule weiß, über Sie und JUNGWOO.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Hele skolen kender om dig og Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Koko koulu tietää sinusta ja Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Toata scoala stie despre tine și Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Το σύνολο του σχολείου ξέρει για σένα και Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Вся школа знає про вас і Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.Цялото училище знае за вас и Jungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.כל בית הספר יודע עליך וJungwoo.
- Hala ayakta mısın? - Seni bekliyordum. Geceleri tehlikeli oluyor.المدرسة كلها تعرف حولك أنت وجنجوو
- Hani geceleri resim yapmak yoktu.Geen tekeningen maken s'nachts, juist?
- Hani geceleri resim yapmak yoktu.Niente disegni la notte, d'accordo?
- Hani geceleri resim yapmak yoktu.- V noci nemáš kreslit.
- Hani geceleri resim yapmak yoktu.- V noci nemáš kresliť.
- Hani geceleri resim yapmak yoktu.Без нощно рисуване, а?
Hayatının en güzel anlarını yaşıyorsun, öyle değil mi? - Nedir bu, Arap Geceleri mi? - Tanrım!Estas pasando la mejor época de tu vida, ¿no? - ¿Que es esto, Noches de Arabia? - ¡Por dios!
Hayatının en güzel anlarını yaşıyorsun, öyle değil mi? - Nedir bu, Arap Geceleri mi? - Tanrım!Khi học ngoại ngữ Chúng ta nên học thêm về văn hóa của đất nước đó
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Det kan blive sidste nat på jorden.
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Huominen voi olla heille viimeinen.
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.I morgon kan bli deras sista natt på Jorden.
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Mungkin esok malam terakhir kali mereka melihat Bumi.
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.Potrebbero non vedere pių le loro famiglie.
Hepimiz biliyoruz ki, yarın gece, dünyadaki son geceleri olabilir.لأننا جميعاً نعرف أن ليلة الغد ربما تكون أخر ليلة يرون فيها الأرض
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.A cez deň učieval v chráme a na noc chodieval von a nocúval na vrchu, zvanom Olivovom.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Durante il giorno insegnava nel tempio, la notte usciva e pernottava all'aperto sul monte detto degli Ulivi
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.I býval ve dne v chrámě, uče, ale v noci vycházeje, přebýval na hoře, kteráž slove Olivetská.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.I nauczał we dnie w kościele; ale w nocy wychodząc, przebywał na górze, którą zowią oliwną.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Ja hän opetti päivät pyhäkössä, mutta öiksi hän lähti pois ja vietti ne vuorella, jota kutsutaan Öljymäeksi.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.예수께서 낮이면 성전에서 가르치시고 밤이면 나가 감람원이라 하는 산에서 쉬시니
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Ora, de dia ensinava no templo, e � noite, saindo, pousava no monte chamado das Oliveiras.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Und er lehrte des Tages im Tempel; des Nachts aber ging er hinaus und blieb über Nacht am Ölberge.
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Yesus mengajar di Rumah Tuhan pada siang hari, dan malam harinya Ia pergi ke Bukit Zaitun dan tinggal di situ
İsa gündüz tapınakta öğretiyor, geceleri ise kentten dışarı çıkıp Zeytin Dağında sabahlıyordu.Днем Он учил в храме, а ночи, выходя, проводил на горе, называемой Елеонскою.